Bağ Tesisi :Asma çok yıllık bir bitki olduğundan tesisten önce, gerekli hazırlıkların yapılması ve tesisin tekniğine uygun olması daha sonraki yıllarda karşılaşılacak sorunların azaltılması yönünde büyük önem taşır. Bağ tesis tekniği içersinde iklim ve toprak isteği, anaç seçimi, çeşit seçimi önemle üzerinde durulması gereken konulardır.


İklim İstekleri

1-Sıcaklık: Asmada sürgün gelişmesi 10 °C ve üzerinde olması sebebiyle bir yerin bağcılık açısından uygun olması için yıllık sıcaklık toplamı ortalamasının en az 10 °C olması gerekir. Üzümlerin olgunlaşabilmesi için yıllık sıcaklık toplamının en az 1600 gün °C olması gerekir. Bu günlük sıcaklıkların 10 °C ve üzerinde olduğu asmanın yapraklı dönemindeki sıcaklıklar toplamıdır.

Erkenci çeşitlerin sıcaklık toplamı isteği en az 1600-2000 gün-°C

Geçci çeşitlerin sıcaklık toplamı isteği en az 3000 gün-°C olmalıdır.

Asma optimum koşullarda 100 yıldan fazla yaşayabilse de ekonomik ömrü 25-30 yıldır. Asma diğer meyve türleri gibi büyüme dönemi sonunda tepe tomurcuğu oluşturarak büyümeyi durdurmaz. İyi bir ilkbahar uyanması için yeterli bir kış dinlenmesine ihtiyaç vardır. Bu genelde 3 ay kadar bir süredir. Vejetasyonun başlangıcında kök faaliyetinin başlamasıyla beraber "ağlama" olur. Ağlama toprak sıcaklığı ile ilgilidir (10-14 °C arası). Bu 10 gün kadar devam eder ve odun borularının basıncıyla ilgilidir. Bu olay daha çok (ilkbahar ve sonbaharda) erken budanan asmalarda ağlama suyuyla beraber çok miktarda besin maddesi kaybı olur.

Geç uyanan asmalar depo maddelerince fakir ve kış dinlenmesini tamamlayamamış asmalardır. Yeni çelikler ve genç asmalar erken uyanırlar. Budama yapılmamış asmalarda en uçtaki gözler en erken uyanırlar .Asmaların erken uyanması ilkbahar geç donlarının olduğu bölgelerde istenmez. Vejetasyon devresinde özellikle çiçeklenme zamanında asma optimum bir sıcaklık ister,serin havalarda çiçeklenme zamanı uzar,dölleme kötü olur,salkımda dane ve çiçek silkmesi olur,boncuklanma ve silkme fazla görünür. Hasattan sonra yaprakların dökülmesi vejetasyonun son olayıdır.

2-Güneşlenme: Asmanın vejetasyon devresinde sürgün geliştirmeleri meyvelerini olgunlaştırabilmesi için ışığa çok ihtiyacı vardır. Güneşlenme süresi ,verimlilik,üzüm kalitesi ve olgunlaşmaya etki eder. Renk oluşumunu ve kuru madde miktarını arttırarak kaliteyi yükseltir. Güneşlenme aynı zamanda hastalık kontrolünü de kolaylaştırır

3-Yağış ve Hava nemi: Asma kurağa dayanıklı bir bitki olup,yıllık yağışı 300-500 mm olan bölgelerde yetişebilir. Yazın çok kurak geçtiği yörelerde sulama gerekir. Yurdumuzda bağcılık daha çok kurak bölgelerde ve meyilli arazilerde yapılır. Bu nedenle sulanan bağ alanları azdır. Bağda bilinçli bir sulama ve zamanında yağış verim ve kaliteyi arttırır. İlkbaharda yağan yoğun yağmurlar ve aşırı hava nemi külleme ve mildiyö gibi mantari hastalıkları arttırır. Olgunlaşma zamanında da Botrytis salkımlarda çürümeye neden olur. Çiçeklenme döneminde görülen yağışlar da polen çimlenmesini ve döllenmeyi engeller. Bunun sonucunda dane gelişemez,asmada silkme artar, boncuklanma görülür. Kurutmalık üzümlerde de kurutma zamanı üzümler ıslanırsa kuru üzüm kalitesi düşer.

4-Rüzgar: 3-4 m/sn den daha hızlı esen rüzgarlar genç sürgünlerde kırılmalara neden olur. Buralarda rüzgarkıran gereklidir. Üzümün olgunlaşma zamanında esen şiddetli rüzgarlar tane kabuğunu kalınlaştırarak kaliteyi düşürür.

5-Don: Bağcılığı sınırlayan en önemli iklim olaylarından biridir. Meydana gelişlerine göre üçe ayrılır:

1-Sonbahar (erken kış) donları

2-Kış donları

3-İlkbahar (geç kış ) donları

Özellikle ilkbahar (geç kış) donları bazı yıllarda ürün kaybına yol açar. Bu gibi yörelerde koruyucu önlemler alınmalıdır. Bağlar meyilli arazilerde kurulmalı gövde yüksekliği bir metrenin üzerine çıkarılmalı , don tehlikesi olan günlerde sulama yapılmalı , ot, saman yakılmalı, budama geç yapılmalıdır.

Asmanın yeşil sürgünleri 0°C nin altında zarar görür.-3°C nin altında bütün yeşil organlar zarar görür. Sık sık ilkbahar geç donlarının etkili olduğu bölgelerde bağcılık yapmaktan kaçınılmalıdır.

Sonbahar donları son turfanda sofralık üzümlerin yetiştirildiği yayla ekolojilerinde zarar yapar. Bazı yörelerde sonbahar donlarından korunmak için asmalar plastik örtülerle çadır şeklinde örtülür veya salkımlar kağıt torbalar içine alınır.

6-Toprak:Asma diğer bir çok kültür bitkisinin yetişemediği topraklarda yetişebilen bir bitkidir. Ancak çok ağır süzek olmayan tuzlu ve toksik madde içeren topraklarda, bağcılık yapmaktan kaçınılmalıdır. Kültür asmaları amerikan asma anaçları kadar toprak yönünden seçici değildir. Kirece en fazla kültür asması dayanır. Fazla kireç toprağın verimini önemli ölçüde azaltır. Killi topraklar pek istenmez. Kumlu topraklar da floksera yaşamadığı için yerli bağcılık yapılabilir. Çakıllı topraklar kaliteli şarap yetiştiriciliği için düşünülebilir. Toprak suyu bağcılık açısından önemlidir. Bazı yerlerde floksera ile mücadelede de kullanılır. Ama bu süre kırk günü geçmemelidir. Vejetasyon sırasında fazla su gözleri hemen boğar. Kuru toprağın olduğu yerlerde asmalar az fakat kaliteli şaraplık ve sofralık üzüm verirler. Ancak yazın çok kuruyan topraklar tehlikelidir.

-Taşlı ve çakıllı topraklar orta mevsimde olgunlaşan şaraplık çeşitler için uygundur.

-Tınlı topraklar kurutmalık çeşitlere uygundur.

-Kalkerli topraklar kırmızı şaraplık çeşitler için uygundur. Yalnız kirece dayanıklı anaç kullanılmalıdır.

-Kumlu topraklarda yetiştirilen bağlarda alkol fazla olur. Fakat aroma ve buke denilen kalite maddeleri az olur.

-Fazla humuslu topraklarda asmalar iyi olgunlaşamaz.


BAĞCILIKTA KULLANILAN ANAÇLAR VE ÖZELLİKLERİ

Floksera zararlısı bağlarda büyük zararlara yol açar. İlaçlı mücadelesi olmadığı için tek çözüm amerikan asma anaçlar üzerine aşılı çeşitlerle yetiştiriciliktir.

Kullanılan önemli anaçlar:

Rupestris du lot : En fazla kullanılan safkan bir anaçdır. Dik büyüyen , derine giden sürgünleri vardır,kurağa dayanır ,kolay köklenir,aşı tutması iyidir,nemli topraklarda silkme yapar. Fazla dip sürgünü vermeye ve seyrek salkıma meyillidir. Virüs hastalıklarına duyarlıdır.

Berlandieri Xrupestris: Bu grubun anaçları kurağa çok,kirece orta derecede dayanıklıdır. Adaptasyonu iyidir. Rupestris melezi oldukları için dik büyürler,kök yapıları kuvvetlidir. Paulsenler kurağa dayanıklı,99R ve 110R birbirine çok benzerler ve nemli topraklarda iyi gelişirler. Rugueri 140 ise kuraklığa çok dayanıklı ve toplam %70 kirece dayanabilir. Kuvvetli bir anaçtır.

BerlandieriXRiparia: Bu grubun anaçları orta ve yüzlek köklüdür. Kirece orta derecede dayanıklıdır. Serin ve yağışlı bölgeler için uygundur.5BB kurağa sıcağa dayanıklı değildir .Nemli ,killi -tınlı topraklarda iyi gelişir, erkenci bir anaçtır. Sürgünleri çabuk olgunlaşır.SO4 ise 5BBden seçilen yaş ve ağır topraklarda gelişen, kök ur nematodlarına dayanıklı, bol ve düzenli ürün sağlayan bir anaçdır.420A kuvvetli bir anaçdır. Vejetasyon süresini uzatır. Killi-kireçli, killi-çakıllı topraklarda iyi gelişir. Aşı tutması zayıftır.5C ve 8B nin özellikleri 5BB ye benzer.

ViniferaXBerlandieri: En yaygın anacı 41B dir. Kirece dayanıklılığı %60 a

kadar çıkar. Kökleri kalın kuvvetlidir. Bu yüzden kurağa ve sıcağa dayanıklıdır. Alt kısmı fazla nemli olmayan kireçli veya kireçsiz ,derin veya yüzlek topraklarda iyi gelişir. Aşı tutması iyi, köklenmesi zayıftır.

RiperiaXRupestris: Kurağa dayanıklıdır. Soğuk ve nemli yerlerde iyi sonuç vermez. Kirece dayanıklı değildir. Mineral madde noksanlığına duyarlıdır. Kök ur nematodlarının zararını önlemenin en uygun pratik yolu flokserada olduğu gibi dayanıklı anaç kullanmaktır.

Bunlar Harmony, Ramsey, Dodrige,1613,1616 ve SO4 tür. Bunlar aynı zamanda flokseraya da dayanıklıdır. Ancak toprak tiplerine ve çeşitlerine uyumu farklı farklıdır. Bu nedenle değişik ekolojilerde denendikten sonra kullanılması gerekir. Ancak bu anaçlar virüs taşıyıcısı olan kamalı nematoda dayanıklı değildir.

Harmony(1613xDogridge): Nematoda dayanımı en üstün olan, flokseraya da dayanan bir anaçtır. Üzerine aşılı çeşitler Dogridge ve Ramsey de olduğu gibi fazla gelişmeyip, dengeli büyürler. Çelikleri kolay köklenir. İyi aşı tutar. Sofralık çeşitler için uygun bir anaçtır.

1613 (SolonisxOtello): Nematoda tam, flokseraya orta derecede dayanıklıdır. Çeliklerin kökleşmesi ve aşı tutması iyidir. Hafif toprakları sever. Sulanmayan az verimli topraklarda verimden düşer. Şaraplık, sofralık, kurutmalık ve bazı sofralık çeşitler için uygun bir anaçtır.

SO4(RipariaxBerlandieri): Üzerine aşılı çeşidi çok kuvvetli geliştirdiği için silkme gösterebilir. Nematoda dayanıklıdır. Çok verimli bir anaç olup sürgünleri erken olgunlaşır. Kök oluşumu iyi, aşı tutması yeterlidir. Aşılar erken gelişerek aktif duruma geçerler.


FİDAN DİKİMİ

Fidan dikiminde öncelikli olarak toprağın hazırlanması gerekir. Hafif meyilli ve güneye bakan yamaçları asma sever. Büyük taşlar toplanır ,tesviye yapılır,drenaj sorunu varsa giderilir. Tek ve çok yıllık yabancı otlar herbisitlerle öldürülür. İşaretleme ve dikimden önce (40-50cm) derinlikte toprak işlemesi yapılmalıdır. Bu şekilde toprak bir mevsim bırakılıp yüzlek toprak işleme araçları ile düzenlenerek işaretleme ve dikim için hazırlanmalıdır. Dikim sırasında kuvvetli gelişen çeşitler için geniş (3x3m gibi ) zayıf çeşitler için (2x2m) veya (2.5x2.5) alan gereklidir. Telli terbiye sisteminin uygulandığı bağlarda mekanizasyon için daha fazla aralık mesafe bırakmak gerekir. Telli terbiye sistemlerinde daha çok dikdörtgen dikim yapılır. Dikim yerlerinin işaretlenmesine dikkat edilmeli,ileride sıradan kaçan asmaların makinalı tarım için zorluk çıkaracağı göz önüne alınmalıdır.

Çukurlar sonbahar ve ilkbaharda derin açılmalı ki fidanlar ilk yıl iyi bir gelişme ortamıyla birlikte aşıya çabuk gelsinler. Fidan kökleri dikimden evvel akarsuda en az 24 saat su içinde tutularak su kayıpları en aza indirilmelidir. Dikimden önce yan kökler dipten,dip kökler 8-10cm den kesilir,sürgün de 2-3 göz üzerinden budanır. Aşılı köklü asma fidanı dikiminde aşı yeri toprak üzerinde bırakılarak boğaz kökü oluşumu önlenmelidir. Çok sıcak ve çok soğuk yörelerde fidanlar 3-5 cm kalığında gevşek toprak yığılarak (köstebek) olumsuz etkilerden korunur. Çukura dikimden önce yarıya kadar ince toprak+yanmış çiftlik gübresi karışımı konularak yerleştirilir. Daha sonra çukurun dibinden çıkan toprak üste konarak sıkıştırılır ve her fidana aynı yöne kazık dikilir. Bölgemizde dikim genellikle sonbahardır.

AŞILAR

Bir bitki parçasının diğer bir bitki parçasıyla kaynaşıp tek bir bitkiymiş gibi büyümesini sağlayan olaya aşı denir. Bağcılıkta kullanılan aşı çeşitleri şunlardır:

1-Kalem aşıları (en fazla uygulanan şekil)

2-Yeşil aşılar

3-göz aşıları

Kalem aşıları: Anaç bir veya daha yaşlı,kalemler ise 1 yaşlı olmalıdır. Aşı kalemi alınacak asmalar mutlaka verim döneminde işaretlenmelidir. kalem aşıları dinlenme devresindeki odunlaşmış kabuk parçasının (1 veya 2 gözlü) çeşitli şekillerde anaca takılmasıdır. Bunlar yarma aşı, kakma aşı, ingiliz dilcikli aşısı ve omega aşısı şeklinde olabilir.

Göz aşısı: Göz aşısı için iyi odunlaşmış durgun bir göz ve gelişme devresinde bir anaç gereklidir. Göz kalemden meyilli bir kesitle alınır. İkinci bir kesimle göz çıkarılır. Anaçta da yuva açılır. Anaçta çıkan yonganın yerine göz yukarıdan aşağıya doğru kaydırılarak yerleştirilir. Plastik aşı bağı ile üstten ve alttan bağlanır. Tutan aşılar gözün 2-3 cm üzerinden kesilir.

Yeşil aşılar: Anaç ve kalemin yeşil olduğu dönemde yapılır. Ancak yapılması ve tutturulması zordur. Fazla kullanılmaz.

Çeşit değiştirme aşıları: Yaşlı gövde üst kısımdan kesilerek göz ve "T"göz aşılarıyla aşılanır. Yongalı göz,kesim yerinin altında yaşlı kabuk kaldırılarak yapılır. Aşılanan asmanın gövdesi ve kökleri çok kuvvetli ve de yedek besin depoladığından aşı sürgünleri kuvvetli gelişir. Bu dönemde kırılmamaları için ipe ve desteğe alınmaları gerekir. Aşının ikinci yılı asma,kapasitesine uygun yeni çeşitten ürün verir.

Aşı sürgünü bakımının da ihmal edilmemesi gerekir. Bu amaçla düzgün ve dik bir gövde oluşturmaya çalışmalı,uygun bir terbiye sistemi verilmelidir. Koltuklar alınmalı,150-180cm olunca da tepesi alınmalıdır.

BAĞIN BAKIMI

Asma vejetasyon süresi uzun olan ve bu yüzden de fazlaca bakım isteği olan bir kültür bitkisidir. Bağda yapılan bakım işleri budama, çapalama toprak işleme, terbiye sistemi, oluş, sürgün bağlama, ilaçlama, hasat gibi işlerdir.

TERBİYE ŞEKİLLERİ

Terbiye şekli dikimden itibaren 5 yıl içinde tamamlanır. Terbiye şekli, gövde, çok ve tek yıllık dallarla sürgünlerin yer, şekil, yön ve sayılarını ifade eder. Terbiye şekli baştan belirlenmeli ve doğru oluşturulmalıdır. Yoksa asmada derin yaralar açılacak, hem de emek ve ürün kaybına neden olacaktır.

Asmalara terbiye şekli, çevre koşullarının olumsuz etkilerini en aza indirebilmek amacıyla uygulanır. Terbiye şeklinde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

-Terbiye şekli mekanizasyona imkan vermelidir.

-Verim terbiye şekli ile ile yakından ilgilidir. Asmada gelişme kuvvetli ise yükleme de buna uygun olmalıdır.

-İklim olayları da asma verim ve gelişmesini önemli ölçüde etkiler. Dona karşı gövde yüksekliği arttırılarak bu zarar önlenebilir veya azaltılabilir. Yoğun hava nemi ve mantari hastalıklara karşı da gövde yüksekliği arttırılır. Kurak yerlerde ise asma alçaktan taçlandırılır.

-Terbiye şekillerinin kalite üzerine de doğrudan ve dolaylı olarak etkileri vardır.

Goble terbiye sistemi: Telli dayanak sistemini gerektirmeyen bir sistem olup asmalara verilen şekiller arasında en eski geçmişe sahip olan bir terbiye sistemidir.

Goble terbiye sisteminin oluşturulması için Ege bölgesinde normal kuvvetteki topraklarda aşılamanın yapıldığı ilk vejetasyon periyodu genellikle yeterli bir süredir. Aşı kaleminden büyüyen bir sürgün yanına bir herek verilerek dik olarak büyütülür.

Goble terbiye sisteminin oluşturulması için Ege bölgesinde normal kuvvetteki topraklarda aşılamanın yapıldığı ilk vejetasyon periyodu genellikle yeterli bir süredir. Aşı kaleminden büyüyen bir sürgün yanına bir herek verilerek dik olarak büyütülür.

Goble şeklinde gövdenin kısa olması ve kısa budama yapılması halinde gövdenin ve kolların desteğe alınmasına gerek yoktur. Ayrıca uç alma işleminden başka sürgünlerin bağlanması gibi ek işçiliği gerektirmemektedir. Goble daha çok kısa budamaya uygun ve dik büyüyen çeşitler için uygulanması gereken bir terbiye şeklidir.

Goble terbiye şeklinde yazlık sürgünlerin bağlanması olanağı olmadığından rüzgarlardan zararlanma oranı ve olasılığı daha fazladır. Ayrıca salkımların havaya ve ışığa değişik oranlarda maruz kalmasından üzümlerde kalite farklılığı ortaya çıkmaktadır. Bunun yanında mildiyö, külleme, ölü kol gibi mantari hastalıkların daha kolay salgın hale geldiği gözlenmektedir.

Telli terbiye şekilleri:

1-Sabit kordon terbiye şekilleriabit kordon terbiye şekillerinde yerden 40-120 cm den bir tele tek veya çift taraflı olarak kollar yatırılır. Bu telin 40 cm üzerinden sürgün bağlama teli çekilir ve mümkünse çift sıra çekilirse bunların arasından geçirilerek iple bağlama işçiliğinden kurtulunmuş olur. Bu sistemde alt telin altında gelişen sürgünlerin tamamı çıkartılır ve istediğimiz sürgünlerin boyları 100-140 cm ye ulaşınca uçları alınır. Oluşan sürgünler önce dik büyütülür sonra yatırılır. Tek kollu sabit kordon şeklinde kolun tel üzerinde uzunluğu sıra üzeri mesafesinden 15-25 cm kısa olur. Sabit kordon sisteminde değişik budamalar uygulanır. Karışık budamalara ürün çubuklarının yönlerine göre değişik adlar verilir. Örneğin ürün çubuklarını kıvırarak ve uçları kordon telinin altından geçen bir tele tutturulursa bu şekle SYLVOZ adı verilir. Uzun ürün çubuklarının üst tele tutturulduğu terbiye şekline de LENZ MOSER adı verilir.

2-Yıllık kordon terbiye şekilleri(guyot, bükülmüş guyot, telli goble, Avustralya sistemi ve büyük T):

Yıllık kordon terbiye şekillerinde belli yükseklikteki gövdenin üzerinde baş oluşturulur ve buradan terbiye sistemi uygulanır. Buradan 10-15 cm kısa 2 yaşlı budama başları bırakılır. Bunlardan çıkan 1 yaşlı odunlaşmış çubuklar uzun veya karışık budanır. Çubuk sayı ve uzunluğu çeşit,asmanın gelişme durumu,iklim mekanizasyon gibi genelde asma terbiyesini etkileyen etmenlere bağlıdır. Yıllık kordon terbiye şekilleri daha çok uzun budama isteyen çeşitlere uygulanır. Dip gözleri az verimli çeşitlerin ürün çubukları 6 gözden bırakılır. Uzun ürün çubuklarının altında 2-3 gözlü yedek çubuk bırakılır. Böyle uzun ve kısa çubukların beraber oluşturdukları budama sistemine GUYOT terbiye sistemi denir.

İki kollu guyot şekli: 0.8-1.20 m den geçirilen taşıyıcı tellerin iki tarafına sürgünler yatırılarak oluşturulur. Zayıf gelişen ve yükleme isteyen şaraplık ve kurutmalık çeşitler için uygundur. Güneşlenme için taşıyıcı telin 40 cm üzerinden ikinci bir tel geçirilerek gelişen sürgünler buralara yatırılarak daha iyi güneşlenmesi sağlanır.

Bükülmüş guyot: Taşıyıcı telin 30 cm altından geçen tele sürgünlerin ucu kıvrılarak bağlanır. Bu şekilde ürün çubukları daha uzun bırakılabilir.

Telli goble veya Avustralya sistemi: Bu terbiye sistemi,daha fazla yükleme isteyen çekirdeksiz bağlarda başarı ile uygulanır.

Y terbiye sistemiofralık üzümlerde kaliteyi arttırmak için geliştirilmiş olan bir terbiye sistemidir.45 Derece açıyla birbirine bağlı 2 direk çapraz olarak bağlanır. Çaprazların ortasından ve üst uçlarından sürgün bağlama telleri çekilir. Çıkan sürgünler Y şekline uygun olarak bağlanır. Salkımlar telin altına doğru sarkık dururlar.

Yıllık kordon terbiye sistemlerinde gövdeyi oluşturacak sürgünde 7-10 gün aralıkla koltuk temizliği yapılır ve gövdeyi boğmayacak şekilde 20-30 cm aralıkla hereğe bağlanır.

BAKIM

Sürgün boyu 120-140 cm olunca birinci telin 15-20 cm altından tepe alınır. Çıkan sürgünlerden biri sağa,diğeri sola meyilli olarak büyütülür. Yaz ortalarında uçları koparılarak odunlaşmaları sağlanır .Kış budamalarında da çubuklar gelişmelerine göre 3-5 göz üzerinden kesilir .Bu çubuklardan oluşacak sürgünlerde bir sonraki kış uzun veya karışık budama yapılarak asmaya şekil verilir.

BUDAMA

Asma doğal olarak sarılıcı bir bitkidir .Bu nedenle çeşitli bölge şartlarına göre büyüme ve mahsul verme arasında bir denge sağlamak gerekir.

İşte asmalarda fizyolojik gelişme ile verimlilik arasındaki dengeyi sağlamaya budama adını veriyoruz. Terbiye şekilleri de budama ile oluşturulur. Budama ile oluşturulan şekil korunur veya değiştirilir .Budamanın amaçları ve faydaları şunlardır:

1-Asma organları dengeli şekilde dağıtılarak,uzun yıllar kaliteli ve bol ürün almak,

2-Kültürel işlemlere kolaylık sağlamak için uygun şekil oluşturmak ve bunu korumak,

3-Asmanın olgunlaştıramayacağı salkımları çıkarmak,

4-İklim olaylarının olumsuz etkilerini azaltmak,olumlu etkilerinden yararlanmayı sağlamak.

Budama asmalarda üçe ayrılır:

Kısa budama: Kış budamasında 1-4 göz üzerinden çubukların kesilmesidir .Dip gözleri verimli boğum ,araları kısa,orta ve iri salkımlı özellikle sofralık çeşitler için uygundur .Kurşun kalem kalınlığındaki çubuklar 1 göz üzerinden, baş parmak kalığında olanlar 3-4 göz üzerinden kesilir.

Uzun budama: Ürün çubuklarının 5-7 göz üzerinden budandığı budama şeklidir. Bu budama kuvvetli sürgün veren verimli ancak dip gözleri az verimli çekirdeksiz ve salkımları küçük olan şaraplık çeşitler için uygundur.

Karışık budama: Hem yaz, hem de kış çubuklarının bırakıldığı budama şeklidir. İki yaşlı kısımlardan çıkan çubuklardan üstteki uzun alttaki kısa budanır. Uzun çubuklarda 8 in üzerinde göz bırakılır. Ege bölgesinde uzun çubuklara "Bayrak" kısa çubuklara "Irgat" denir.

Yapıldığı zamana göre budamalar:

Kış budaması: Asma üzerinde bırakılacak mahsul dallar dışında kalan yaşlı ve genç dalların yaprak dökümünden iki hafta sonra başlamak suretiyle kış ayları içerisinde sökülüp atılmasına denir.

İlkbahar budaması: İklim özellikleri bakımından yurdumuzun çeşitli bölgelerinde değişik zamanlarda yapılır. Mahsul budamasına etki eden faktörler şunlardır:

1-Asmanın şekli: Asmanın şekli göz önüne alınarak asmaya besleyeceği kadar mahsul yanında fizyolojik gelişmeyi de sağlayacak kadar göz bırakmak suretiyle denge sağlamaktır.

2-Asmanın cinsi: Çekirdeksiz üzüm çeşitlerinde ve kuvvetli gelişen asmalarda uzun budama ve kısa budama yapıldığı halde,doğal olarak küçük yapılı ve zayıf gelişen asmalarda kısa budama yapılır.

3-Toprağın kuvveti: Zengin topraklarda kurulmuş olan bağlarda asmalar daha kuvvetli gelişirler .Bu yüzden budamada fazla sayıda göz bırakılır. Zayıf topraklarda az sayıda göz bırakılır.

Zayıf topraklarda az sayıda göz bırakılır.

4-Bağın bir yıl evvelki durumu: Bir yıl evvel fazla mahsul veren asma ertesi yıl mahsul verecek gözlerini yeteri kadar besleyemez ve zayıf kalır .Hastalıkların yaptığı zararlar da göz önünde tutularak ertesi yıl asmalar ona göre budanır.

5-Bağın yaşı: Yaşlı bağlarda asmanın kök düzeni daha kuvvetli gelişmiş olduğundan daha fazla göz bırakmak mümkün olduğu halde, genç bağlarda daha az göz bırakılır.

6-Üzümün kullanma yeri: Daha az ve kaliteli mahsul elde etmek amacıyla sofralık üzümler kısa ,bol ürün elde etmek için şaraplık ve şıralık üzümler daha uzun budanır.

Budama yapılırken çoğunlukla mahsule bırakılan dalların gerisinde çivi veya parmak adı verilen ve üzerinde 1-2 göz bulunan kısa budanmış yedek dallar bırakılır. Bunlar o yıl mahsul vermezler ve kuvvetli bir gelişme gösterirler. Ertesi yıl için iyi birer mahsul dalı olurlar.

Yeşil veya yaz budaması: Bağlarda kalite arttırma yöntemlerinden biridir. Asmaların yapraklı olduğu dönemde yapılan, sürgünlerin tamamını veya bir kısmını, yaprakların, koltuk ve dip sürgünlerinin, salkımların çıkarılmasıdır. Yeşil budama asma verim ve gelişmesine,ürün kalitesine, olgunluk seyrine ve hatta izleyen yıllarda da asmaya etkili olmaktadır. Yeşil budamanın amaçları şunlardır:

-Ürün kalitesini arttırmak (bilezik alma, salkım ve tane seyreltme v.s.)

-Asmalarda büyüme ve gelişmeyi kontrol altına alarak daha iyi odunlaşma ve rüzgar zararından korunma sağlar. (tepe ve uç alma ile)

-Daha sağlıklı ve kuvvetli gelişme sağlamak.(obur alma, seyreltme v.s. ile)

-Sıcak bölgelerde koltuk sürgünleri ile asmayı güneşten korumak.(tepe ve uç alma ile)

-Nemli iklimlerde omcaların iç kısımlarını açarak salkımların ışık ve havadan daha iyi yararlanmasını sağlamak.(filiz, koltuk ve yaprak alma ile)

Yeşil budama altında yapılan işlemler şunlardır:

-Uç alma: Yeşil budama olarak en fazla yapılan işlemdir. Sürgün ucunun belli bir kısmının kesilip atılması olayıdır. En uygun uç alma zamanı,sürgünlerin 40-45 cm olduğu zamandır.

-Yaprak alma: Uç almadan sonra en çok uygulanan yeşil budamadır. Olun yaprakların çıkarılması olayıdır.

-Filiz ve obur alma: Salkımsız sürgünlerin çıkarılması "filiz alma" yaşlı kısımlardan çıkan sürgünlerin çıkarılması da"obur alma" dır. Salkımların görülmesinden hemen sonra yapılmalıdır.

-Koltuk alma: Koltuk alma aşı terbiyesinde önemlidir. Nemli bölgelerde özellikle kuvvetli gelişen asmalarda koltuk alma mümkün olduğu kadar erken yapılmalıdır. Sıcak bölgelerde bu koltukl arın bir kısmı bırakılarak bitkiler güneşin zararlı etkilerinden korunur.

-Dip sürgünlerin çıkarılması: Aşılı asmalarda dip sürgünler odunlaşmadan temizlenmelidir. Aksi halde boğaz kökleri oluşmuşsa asmanın zayıflamasına,hatta aşının atılmasına neden olur.

-Çiçek salkımı ve salkım seyreltmesi: Çiçek salkımlarının doğuştan kısa bir süre sonra dipten koparılma işlemine çiçek salkımı seyreltmesi denir.

-Bilezik alma: Asmanın gövde ve kolları ile bir yaşlı dalları ve sürgünleri 3-6 mm genişliğindeki kabuk ve floemin özel yapılmış çift ağızlı bıçak ve penselerle çıkarılması olayıdır. Bu işlemin özellikle çekirdeksiz çeşitlerde çiçeklenme zamanı uygulanarak seyrek ve küçük taneli salkımların tane tutumu ve iriliği arttırılmaktadır.

BAĞLARDA TOPRAK İŞLEME

Bağlarda toprak işleme şu amaçlarla yapılır:

-Yabancı otları yok etmek,

-Havalandırmayı sağlamak ,

-Suyun muhafazasını sağlamak,

-Diğer işlemlere yardımcı olmak.

İlkbaharda derin bir işleme yapılır,yazın çapalama ve kaz ayağı ve kültivatör geçilir.

STANDART SOFRALIK ÜZÜM ÇEŞİTLERİ

1-Alphonse lavalle: Fransız orjinli, koyu mor, siyah, puslu, çok iri, orta mevsimde olgunlaşan bir çeşittir

2-Royal: Alphonse'den seçilen bir klondur. Özellikleri Alphonse benzer.

3-Cardinal: Çok iri taneli,çok erkenci, kırmızı renkli, taban topraklarda çatlama, fazla yüklemede ise boncuklanma ve yetersiz renklenme görülür.

4-Hamburg misketi: Orta iri taneli, sulu, misket kokulu, çok verimlidir. Fazla yükleme yaplırsa rengini iyi almaz. Sofralık-şaraplık olarak kullanılabilir. Orta mevsim çeşididir.

5-Perlette: İnce kabuklu, gevrek etli hafif aromalıdır. Çekirdeksizdir.

6-İtalia: "İdeal" adı ile de bilinir. İri taneli, beyaz, kalın kabukludur. Mantari hastalıklara hassasdır.

7-Razakı: En yaygın sofralık çeşitlerimizdendir. Uzun, oval şekilli ve çok iri taneli, beyaz 1-3 çekirdekli, az sulu, tatlı, kabuk kalın veya orta kalındır.

8-Kozak beyazı: Ege'nin yüksek kesimlerinde yetiştirilmektedir. Tane iri, oval, beyaz ve kalın kabukludur. Tane içi etli,az sulu 1-3 çekirdeklidir. Razakıdan üç hafta sonra olgunlaşır.

9-Pembe gemre: Az miktarda üretilen yerli çeşitlerimizdendir. Çok iri,yuvarlak ve pembe etlidir.

10-Kozak siyahı: Adını kozak yaylasından alan son turfanda,sofralık bir çeşittir. Omcaların gelişmesi ve verimliliği ortadır. Kısa ve karışık budanır.

11-Sultani çekirdeksiz: Ege bölgesi bağlarının yarıdan fazlasını oluşturan, kaliteli, kurutmalık bir çeşittir.

12-Yuvarlak çekirdeksiz: Ege bölgesi bağlarının çekirdeksiz üzümlerinin %90'nından fazlasını oluşturur. Çok kaliteli,kehribar sarısı,kuru üzüm istihsal eder. Çoğu ihraç edilir. Sofralık olarak da değerlendirilir. Çekirdeksiz olduğundan taneleri küçüktür ve pazara ulaşıncaya kadar taneleme yapar. Hormon uygulaması, bilezik alma, çilkim seyreltmesi yapılarak tane irileştirilebilir.

13-Pek üzümü: Son turfandadır. Yola ve depolamaya uygundur. Gelişmesi ve verimi iyidir. Kısa budanır.

14-Osmancık: İzmir-Aydın yöresinde yetiştirilen, mahallinde tüketilen sofralık bir çeşittir. Gelişmesi ve verimi ortadır. Rengi beyazdır.

15-Semillon: Dünyaca meşhur şaraplık bir çeşittir. Ege bölgesinde kaliteli, tatlı şarap verir.

16-Alicante bouschet: Şırası kırmızı renkli, şaraplık bir çeşittir. Şarabı tek başına kaliteli değildir. Rengi siyahdır.