Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Yeni Üye
    Bilgilere Ulaşabilmek İçin Üstteki Düğmeleri Kullanın
    Üyelik tarihi
    11 Dec 12
    Ad Soyad
    furkan ata
    Yaş
    23
    Şehir
    03 AFYON
    Üniversite
    Anadolu Universitesi
    Meslek
    öğrenci
    Sektör
    gıda
    Mesajlar
    1
    Konular
    1
    Eklentileriniz
    0
    Kazanılan Kredi
    5
    Kullanılan Kredi
    0
    Kalan Kredi
    5

    Standart Türkiyede Bakliyat Üretimi İhracat ve İthalatı

    Türkiye'de bakliyat üretimi
    Ülkemiz bakliyat üretiminde dünyanın sayılı ülkelerindendir. Tarımı yapılan arazi üzerinde %8'lik bir alanda bakliyat üretimi gerçekleştirilmektedir. 2005 yılında, 1.6 milyon hektar alanda bakliyat üretimi yapılmaktaydı.


    Üretilen ürünse, 1.533.500 ton olarak gerçekleşmiştir. Anadolu, iklim ve toprak yapısı olarak da bakliyat üretimine çok müsaittir. Anadolu'da üretimi yapılan bakliyat çeşitleri, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, sarı mercimek, kuru fasulye, barbunya, bezelye, bakla gibi ürünlerdir. Ülkemizde, yeni mahsul baklagillerin hasat dönemi, temmuz, ağustos ve eylül aylarıdır.
    Anadolu'da ekimi yapılan bakliyat çeşitlerine baktığımızda, her bölgenin farklı bir çeşitte ön plana çıktığını görüyoruz. İç Anadolu, kuru nohut, yeşil mercimek, kuru fasulye ile; Güneydoğu Anadolu, kırmızı mercimek ile; Ege ve Güney Marmara, bezelye; geçit bölgeleriyse, bakla üretimi açısından önemlidir. Baklagillerin yetiştirildiği illerimiz şöyle sıralanabilir:
    Yeşil mercimek: Çorum, Yozgat, Ankara, Konya
    Kırmızı mercimek: Gaziantep, Diyarbakır, Adıyaman, Şanlıurfa, Mardin
    Kuru nohut: Konya, Çorum, Yozgat, Diyarbakır, Uşak, Kahramanmaraş, Isparta
    Kuru fasulye: Erzincan, Karaman, Konya, Kahramanmaraş
    Bezelye: Bursa, Yalova, Çanakkale
    2006 yılında bakliyat üretimi 2005 yılına göre bir miktar artış göstermiştir (%1.7'lik). Ancak bu, rekolte ve kalite olarak yeterli değildir.



    Bakliyat tüketimi
    Anadolu insanının sofrasında her mevsim tüketebildiği temel gıda maddesi gruplarından bir tanesi de bakliyat ürünleridir. Zengininden fakirine herkes, bakliyat ürünlerini keyifle tüketir. İş yerlerinde, lokantalarda, otellerde, hastanelerde, okul mutfaklarında, günlük yemek mönülerinde bakliyat ürünlerinin kullanıldığını görüyoruz.


    Bakliyat ürünleri yemeklerde, salatalarda, çorbalarda, hazır yemeklerde kullanılmaktadır. Türkiye'nin yıllık ortalama 2.4 milyon ton bakliyat ihtiyacı vardır. Bunun yalnızca %35'i (840 bin ton) paketli olarak tüketiciye sunulmaktadır. Türkiye'de kişi başına mercimek tüketimi 6 kg, nohut tüketimi 6 kg, fasulye tüketimi 3 kg'dır. Bu sayılar dünya ortalamasının üzerindedir. Gelişmiş ülkelerde bu oran kişi başına 2.09 kg seviyesindedir. 2030'lu yıllara doğru, dünya nüfusunun artışına paralel olarak bakliyat tüketimi de hız kazanacaktır. Sektörde kayıt dışılık çok yüksektir. Bunun derhal önlenmesi gerekiyor. Türk Gıda Kodeksi 2006 yılında satışa sunulan tüm gıda maddelerinin ambalajlı olarak satılması gerektiğini 5179 sayılı kanunla yasalaştırmasına rağmen hala denetim yetersizliğinden bir çok firma bakliyat ürünlerini tüketiciyle açık olarak buluşturmaktadır. Bu da haksız bir rekabeti ve kayıt dışı ekonomiyi büyütmektedir. Burada toplumu, firmaları, sivil toplum kuruluşlarını, üniversiteleri ve gıda kontrollerini göreve davet ediyorum. Bu piyasada iş yapıp da halk sağlığıyla oynayan, üretim izni olmayan, kaliteye zarar veren, kayıt dışı çalışan firma ve şahıslara da sektöre sahip çıkıp haksız rekabeti bırakmaları duyurusunda bulunuyorum.
    Bakliyat ürünlerini büyük zincirler, süpermarketler, geleneksel marketlerden temin etmek mümkündür. Büyük zincir mağazalar kendi markalarıyla birlikte bakliyat piyasasında faaliyet göstermektedirler. Ambalajlı bakliyatın en çok satıldığı noktalar, büyük mağaza zincirleridir.
    Bakliyat satın alırken tüketicilerin dikkat etmesi gereken çok önemli noktalar vardır:
    · Bakliyat ürünlerini satın alırken ambalajlı olmasına dikkat etmeliyiz. Ambalaj üzerinde de bazı bilgilerin yer alması gerekir.
    · Ürünün hangi ülkeden olduğuna,
    · Ürünün kalibresine,
    · Ürünün içeriğindeki yabancı maddelere,
    · Ürünün hasat yılına,
    · Ürünün rengine,
    · Ürünün kırık veya karıştırılmamış ürün olmamasına,
    · Ürünün pişirme derecesine ve lezzetine dikkat etmek gerekir
    Satın aldığımız bakliyatları kuru ve serin yerlerde muhafaza etmeliyiz. Güneş ışınlarından korumalıyız. Nemden uzak tutmalıyız. Pişirmeden önce herhangi bir bozulma olup olmadığını kontrol etmeliyiz. Bakliyat ürünlerinde, insan gıdası olarak tüketilemeyecek olanları hayvan yemi olarak kullanılır. Hayvancılığın artması da bakliyat ürünlerinden arta kalan insert tanelerin değerlendirilmesinde fayda sağlayacaktır.
    Bakliyat ve beslenme
    Burada dikkat çekmek istediğim bir başka konu da, gençlerin bakliyat ürünlerini çok az tüketiyor olması. Türkiye'de, özellikle son yıllarda “fast food” tarzı beslenme gelişme gösteriyor. Bu beslenme tarzı, gençlerimizde olumsuz yaralar açacaktır. Oysa bakliyat kaynaklı beslenme çok daha sağlıklıdır. Baklagiller bitkisel protein kaynağıdır. Bir insanın günlük alması gereken protein miktarı, kilogram başına 0.5 gr'dır. 70 kg ağırlığında bir insan, günlük 35 gr proteine ihtiyaç duyar. 100 gr mercimekte 26 gr, kuru fasulyede 19 gr, kuru nohutta 21 gr protein vardır. 100 gr bakliyat tüketmek, günlük protein ihtiyacının %60'ını karşılar. Baklagiller kalp-damar hastalıklarına iyi gelir. Zayıflama diyetlerinde kullanılır. Yapısındaki lif sayesinde kalın bağırsak riskini düşürür.
    Bakliyat tüketiminde açık olarak satılan ürünlere, sağlık ve hijyen açısından dikkat etmek gerekir. Tüketiciler açık bakliyat ürünlerini tercih etmemelidir.
    Bakliyat ihracatı
    Ülkemizin 1980 yılından itibaren yaptığı bakliyat ihracatı, 1990 yılına kadar dünya bakliyat pazarının %40'ını karşılıyordu. 1990 yılından sonra bu miktar yerini üretimde olduğu gibi dalgalanmaya bıraktı. 1990 yılından sonra çiftçi yeterince desteklenmedi. Son yıllarda da yanlış destekler sonucu bakliyat ihracatı hızlı bir düşüşe geçti. 1992'de 200 milyon dolar olan bakliyat ihracatımız, 2000 yılına gelindiğinde 101 milyon dolar, 2001 yılında 193 milyon dolar, 2002 yılında 116 milyon dolar, 2004'te 167 milyon dolar ve 2005 yılında 158 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.
    Dünümüzde, dünyada bakliyat ürünlerine olan talep artmaktadır. Ancak bakliyat pazarında ciddi boşluklar vardır. Türkiye'nin pişirilmiş, konserve, dondurulmuş veya işlenmemiş bakliyat ürünleriyle pazarda yer alma şansı çok yüksektir. AB'nin yaptığı bakliyat ithalatının %65'i pişirilmiş, konserve veya dondurulmuş bakliyat ürünlerinden, %35'iyse işlenmemiş bakliyat ürünlerinden oluşmaktadır. Ülkemizde en çok ihracatı yapılan bakliyat ürünleri kuru nohut ve kırmızı mercimektir. Dış satımda Türkiye, kırmızı mercimekte 2., kuru nohutta 3. sırada bulunuyor. Bakliyat ihracatını en çok Ortadoğu ülkeleri, AB ülkeleri ve Kuzey Afrika ülkelerine yapmaktayız. Türkiye'nin son yıllarda bakliyat ihracatı yaptığı ülke sayısı 100'ün üzerine çıkmıştır.
    Ülkemizde bakliyat ihracatını arttırmak için devletin bir an önce bazı çalışmalar yapması gerekir. Öncelikle üretici primlerle desteklenmelidir. Bakliyat üretim maliyetleri, dünya piyasasına göre ayarlanmalıdır. Çiftçimizin üretebilmesi için sanayicinin dünya piyasasında diğer ülke firmalarıyla rekabet gücü arttırılmalıdır. Ürün rekoltesi ve kalitesi arttırılmalıdır.
    Bakliyat ithalatı
    Ülkemiz bakliyat ithalatı, son yıllarda yüksek rakamlara ulaşmıştır. Özellikle pirinç, yeşil mercimek, barbunya ve kuru fasulye gibi ürünlerde ithalatçı konuma düşmüştür. 1992 yılında 216 bin dolar olan ithalat değeri, 2000 yılında 78 milyon dolar, 2001 yılında 64 milyon dolar, 2002 yılında 37 milyon dolar, 2003 yılında 14 milyon dolar, 2005 yılındaysa 59 milyon dolar olmuştur.
    En çok ithalat yaptığımız ülkeler Kanada, ABD, Çin, Mısır, Meksika ve Arjantin'dir. Ürettiğimiz bakliyatın bazı kalemleri iç piyasaya dahi yetmemektedir. Bakliyat piyasasında Tarım Bakanlığı'nın politikasızlığı ortaya çıkmaktadır. Tarım Bakanlığı çiftçiye bakliyat ekimi için primler vermelidir. Tohum ıslahı yapmalıdır. Çiftçi verimli tohum ekmelidir. Tabi burada üniversitelere, ihracatçı firmalara, ziraat odalarına ve çiftçiye de görevler düşmektedir.
    Böylece dünya bakliyat piyasasında tekrar söz sahibi oluruz. 80'li ve 90'lı yıllarda bakliyatta kendi kendine yeten bir ülke bugün ithalatçı konumdadır. Bu da ülke tarımının geldiği noktayı bize özetlemektedir.


    Konu Nuran AYDEMİR tarafından (11-12-2012 Saat 13:38 ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Bitkisel Gıda ve Yemin İthalat Kontrollerine Dair Yönetmelik Taslağı
    Konu Sahibi scarfe Forum Mevzuat, Kanun, Yönetmelik, Tebliğ, TGK vs.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 17-05-2011, 13:22
  2. Baklİyat eleme ve paketleme tesİsİ
    Konu Sahibi benmecnun Forum ÇÖP KUTUSU
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 07-01-2011, 11:46
  3. Süt Ürünlerinin İthalat İhracatı ve Diğer Sektörlerle İlişkileri
    Konu Sahibi boralper Forum Süt ve Süt Ürünleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03-08-2009, 09:49
  4. 8 KAYIP ASKER TÜRKİYE'DE
    Konu Sahibi yelly Forum DİĞER KONULAR
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 07-11-2007, 15:47
  5. GIDALARIN ÜRETİMİ, TÜKETİMİ VE DENETLENMESİNE DAİR KANUN
    Konu Sahibi forklif Forum Sektör Ahlakı ve Dayanışması
    Cevap: 19
    Son Mesaj : 03-09-2007, 10:08

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  


HAKKIMIZDA

    GIDA GÜNDEMİ 2007 YILINDA FORUMFOOD.NET İSMİ İLE YOLA ÇIKMIŞ, BUGÜN 150 000 İN ÜZERİNDE ZİYARETÇİ SAYISI İLE SEKTÖRE HİZMET ETMEKTEDİR.

TAKİP EDİN

Twitter Facebook youtube Flickr RSS Feed