Çay, dünyada sudan sonra, en fazla içilen veiçme alışkanlığı gittikçe artan bir içecektir. Bitki olarak 5000 yıllık birgeçmişe sahip olan çay yaygın bir efsaneye göre, büyük Çin İmparatoru ShenNung’ın hizmetlilerinden biri bahçede su kaynatırken bir yaprak kaynayan suyuniçine düşer. Yaydığı koku imparatoru etkiler. Kokusunu beğenen imparator,tadını da denemek ister ve çay o gün bugündür insanoğlunun vazgeçilmez dostuhaline gelir.

Türkiye’nin çayla tanışması 1787 tarihinde, Japonya’dan getirilen çaytohumlarının ekilmesiyle başlar. 1947’ de kurulan ilk fabrika ile üretim artar.Geç bir buluşma olmasına karşın, Türk insanın çaya olan ilgisinin büyülüğü,günün her saatinde, her mekânda çay içmesi ile bellidir. Dünya üzerindekitarihiyle kıyaslanınca Türkiye’nin çayla tanışmasının geç bir tarihe denkgeldiği görülmektedir. Buna rağmen, Türk insanı, çayı çok sever.

Yeşil çay ve siyah çayın her ikisi de Camellia sinensis bitkisininyapraklarından elde edilmektedir. Aralarındaki tek farklılık, işlemetekniğinden kaynaklanmakta. Yeşil çayın yaprakları, siyah çaya göre daha azişlem görür. Siyah çay işlenirken bir oksidasyon işlemine maruz kalır. Yeşilçay bitkisinin yaprakları oksidasyon işlemi tabii tutulmadığı için taze veyeşil rengini kaybetmez. Bu oksidasyon işlemi ile siyah çayın antioksidanmiktarında düşme görülür.

Çayın yararları saymakla bitmiyor;

* Çayın kolesterol seviyesini düşürdüğü uzmanlarca kanıtlanmıştır.
* Çinko içeriği ile tadım hücrelerindeki tat alma bozukluklarını önlemektedir.
* Karaciğeri temizler ve yeniler.
* İçerdiği florid nedeniyle diş çürüklerini önleyici etkiye sahiptir.
* Doku sertleşmesini ve damar sertliğini tedavi eder.
* Çayda bulunan Flavonoidler'in (Bitkilerden elde edilen, besinlerde doğalolarak bulunan antidoksidanlar) kan damarlarını genişleterek kanın vücuttakidolaşımını daha kolay sağladığını ve böylece kalbi doğal yoldan korumanınmümkün olabileceği araştırmacılar tarafından söylenmekte.
* Sapon içeriğiyle vücuttaki zararlı maddeleri yok eder, iltihaplanmayı önler.
* İçerdiği bileşik şekerlerle kan şekerinin yükselmesini önlediğinden diyabethastalarına önerilmektedir.
* İçeriğindeki C ve E vitamini ile karoten maddesi sayesinde kan kanserinekarşı bağışıklığı artırır, kısırlığı önler.
* Kuru çay yaprağının içerdiği polifenoller sayesinde kan basıncındakiartışları geciktirir, gıda alerjisini önler.
* İçerdiği mineral maddeler ile vücuttaki mineral dengesini kurulmasında sudandaha etkili bir rol oynar.
* %2–4 oranında kafein içeriğiyle metabolizmayı ve merkezi sinir sisteminiuyarır, ruhsal rahatlık verir, dinlendirici ve konsantrasyon artırıcı etkiyapar, kalbi güçlendirir, astımı önler.
* Böbreklerin daha iyi çalışmasını sağlar. Çaydaki teobromin ve teofilin maddeleriidrar sökücü özelliği ile böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar.
* Çay banyoları, sıcak çay kompres ve pansumanları göz ve ciltteki bazırahatsızlıkları giderir, kaşıntı ve egzama ile uzun dönemde sedef hastalığınıntedavisinde rol oynar.