Dünya Gıda Günü etkinlikleri kapsamında, Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası'nın (TÜGİS) tarafından düzenlenen etkinlikte konuşma yapan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye'nin gıda güvenliği problemi olmadığını belirtti. Eker, gıda güvenliği, gıda ve tarım politikalarıyla gıda israfına ilişkin değerlendirmeler yaptı.Modern insanın tüketimi temel gelişmişlik göstergesi olarak kabul ettiğini, dünyanın israfı ve tahribatı engelleyen yeni bir düşünce sistemine ihtiyaç duyduğunu beli

Dünya Gıda Günü etkinlikleri kapsamında, Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası'nın (TÜGİS) tarafından düzenlenen etkinlikte konuşma yapan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye'nin gıda güvenliği problemi olmadığını belirtti. Eker, gıda güvenliği, gıda ve tarım politikalarıyla gıda israfına ilişkin değerlendirmeler yaptı.

Modern insanın tüketimi temel gelişmişlik göstergesi olarak kabul ettiğini, dünyanın israfı ve tahribatı engelleyen yeni bir düşünce sistemine ihtiyaç duyduğunu belirten Eker, eskiden insanların kendileri ve yakınları için üretim yaptıklarını, ihtiyaca dönük üretim modelinde israf da rekabet de gelir artışı da olmadığını anlattı. Eker konuşmasında , üretimi artırmaya ve başka pazarlara satmaya yönelik çalışmalar yapılmaya başlandığından beri, işin içine maliyet, regülasyon, rekabet, doğal kaynakların tüketilmesi ve tahrip edilmesi gibi faktörlerin girdiğini belirterek, bu durumu dünyadaki yaman çelişkisinin birboyutu olarak yorumladı. Artan dünya nüfusu karşısında gıda tüketimindeki adaletsiz makasın kapatılması gerektiğini vurgulayan Eker, israfa karşı bütüncül ve kararlı bir mücadelenin gerekliliğine işaret etti. Obezite ve israfın önüne geçilmesi gerektiğini yineleyen Eker, 2050 yılında dünyada ortalama 9 milyar insan olacağını ve bu insanları doyurmak için üretim ve verimliliğin artırılması gerektiğini vurgulayarak, her yıl israf edilen 1 milyar 300 milyon ton gıdanın yarısıyla aç olan 900 bin insanın doyrulabileceğini de sözlerine ekledi.

Siyasi istikrarı olmayan ülkelerin küresel krizlerde açlık tehdidiyle karşı karşıya kalabildiğini, bu noktada aile çiftçiliğinin bir çeşit sigorta görevi üstlendiğini belirten Bakan Eker, aile çiftçiliğinin hatırlanması gereken bir konu olduğunu da belirtti. Ayrıca Eker, kırsal kesimde yaşayan milyarlarca insan için aile çiftçiliğinin bir sigortası olduğunu anlattı. Dünya tarımının sigortası küçük aile işletmeleri olduğunu açıklayan Eker, bu sigortanın yeterince geliştirilebildiği taktirde dünya gıda güvenliğinin güvence altına alınabileceğini açıkladı. Avrupa ülkeleri içerisinde tarımsal üretim hasılasında 4. sıradayken şuanda, 1. sırada olduğumuza değinen Eker, Bakanlığın tarımda sulama için çiftçiyi desteklemeyi sürdürdüğünü belirtti.

Bakan Eker, Türkiye'nin gıda üretimi konusunda dünyaya nazaran çok iyi bir noktada olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin gıda güvenliği problemi olmadığını ve vatandaşın tamamının beslendiğini belirtti. Eker, 35 milyon turistin beslendiğini , tarım ve gıdada 18 milyar dolar da ihracat yapıldığını da vurguladı. Küresel gıda problemine daha fazla katkı sağlamak açısından bu durumun teminant altına alınması gerektiğini sözlerine ekleyen Eker,  sürdürülebilir bir sistem tesis etmek ve gerçekte yeni bir tasavvurla modern dünyayı ve modern insanın kaygılarını da içine almayı hedeflediklerini belirtti.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilcisi Yuriko Shoji ise, açlığa karşı dünya genelinde verilen mücadelenin başarıya ulaşması için siyasi kararlılık gerektiğini söyledi. Tarımda aile çiftçiliğinin FAO tarafından 2014 teması olarak belirlendiğini anlatan Shoji, dünya üzerindeki 570 milyon çiftliğin 500 milyonu aileler tarafından işletildiğini açıkladı. Shoji, aile çiftçiliğine verilen desteklerin, dünyada değişen güvenlik kaygıları ışığında yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.