Pek çok ülkede hurafe diye bir yana itilen bioenerji, Rusya'da yıllar önce bilim dalı olarak kabul görmüş ve tıbbın çaresiz kaldığı hastalıkların tedavisinde bile kesin sonuçlar elde edilmiş bir tamamlayıcı tıp alanı. “İçimizdeki uyuyan güzel” olarak tanımlanıyor. Ülkemizde henüz bilimsel kabul edilmiyor ancak özellikle yorgunluk, isteksizlik, bel-sırt-boyun ağrıları, psikolojik sorunlar, aile içi problemlerden dolayı sorun yaşayan insanların tercih ettiği bir tedavi yöntemi. Pek çok ülkede hurafe diye bir yana itilen bioenerji, Rusya'da yıllar önce bilim dalı olarak kabul görmüş ve tıbbın çaresiz kaldığı hastalıkların tedavisinde bile kesin sonuçlar elde edilmiş bir tamamlayıcı tıp alanı. “İçimizdeki uyuyan güzel” olarak tanımlanıyor. Ülkemizde henüz bilimsel kabul edilmiyor ancak özellikle yorgunluk, isteksizlik, bel-sırt-boyun ağrıları, psikolojik sorunlar, aile içi problemlerden dolayı sorun yaşayan insanların tercih ettiği bir tedavi yöntemi. Bionerji herkesin içinde bulunduğu varsayılan iyileştirici bir güç. Tıbbın çaresiz kaldığı hastalıkları bile iyileştiren bu içsel enerji, içimizdeki uyuyan güzel olarak tanımlanıyor. Keşfedenlerin sayısı çok az, bu az kişi de Rusya'da bulunuyor. Pek çok ülkede hurafe diye bir yana itilen bioenerji, Rusya'da yıllar önce bilim olarak kabul görmüş, yetenekli kişileri eğitmek için akademi kurulmuş. Amerika'da bulunun ünlü Türk cerrah Mehmet Öz de bioenerji başta olmak üzere tüm tamamlayıcı tıp alanlarını hastalarını tedavi ederken kullanıyor. Aslında Uzak Doğu ve Orta Asya steplerinde yüzyıllardan beri biliniyor ve uygulanıyor. İnsanlar, sağlıklı ve uzun ömürlü olmalarını bu yöntemle sağlamışlar. Ancak Çin ve Sovyet Cumhuriyetleri sosyalistleştikten sonra bu geleneksel tedavi yöntemi yasaklanmış ve bu yolla tedavi edenler hapse atılmış. Onlarca yıl süren yasak, Djuna Davitaşvili'nin Gürcü doktor Berjenevi tarafından iyileştirmesiyle kaldırılmış. Bioenerji her kültürde değişik isimlerle adlandırılıyor. Mesela Rusya'da kozmik enerji, Hindistan'da pıranna, Çin'de chi deniyor.Ülkemizde de bioenerji henüz bilimsel bir kabul görmemiş olmasına rağmen, insanlar gün geçtikçe daha çok ilgilenmeye başlıyorlar. Bioenerji uzmanı Psikolog Dr. Davut İbrahimoğlu her gün hastalarının sayısının arttığını belirtiyor. İbrahimoğlu, Tebriz Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra doğum yeri olan Tebriz'de uzun yıllar psikolog olarak görev yapmış. Sürekli ağlayan bir bebeğin kucağında sakinleştiğini ve bu durumun farklı zamanlarda tekrarlandığını görünce bu konuyu araştırmaya başlamış. Hindistan'a giden İbrahimoğlu'nun Pencap Üniversitesi'nde yapılan incelemelerde normalin üzerinde enerjiye sahip olduğu ortaya çıkmış ve bu yönünü geliştirmek için 6 aylık bir eğitim almış. Daha sonra Tebriz'de psikoloğunun yanında bioenerji uygulamalarına başlamış. Yıllar sonra Kanada'ya giderken uğradığı İstanbul'u çok seven ve ailesiyle birlikte buraya yerleşen Davut İbrahimoğlu hiçbir şeyin rastlantı olmadığını söylüyor. İbrahimoğlu, beş yıl önce açtığı Pozitif Düşünce Merkezi'nde psikolog, aile danışmanlığı ve tamamlayıcı tıp konusunda hizmet veriyor. Bioenerji nasıl keşfedilir?Davut İbrahimoğlu bioenerjinin her insanda farklı bir şekilde ortaya çıktığını söylüyor: "Bazı insanlar kaza geçirdikten sonra kendini tedavi ediyor, içindeki ışığı açığa çıkarıyor. Bioenerji iradeyle iç içedir, irade enerjiyi çoğaltır. Hatta irade enerjinin kendisidir. Duygularımız da bedenimiz de, zihnimiz de enerjidir. İyileşmede beyin dalgalarının çok büyük bir önemi vardır. Beyin alfa aşamasına girdiğinde her şeyi çözebilir. Hastalığın ilerlemesi durdurulabilir, şifa gücü açığa çıkabilir ve hastalığın verdiği hasar onarılabilir. Her insan bioenerji gücünü içinde barındırıyor. Kişi farkında olmasa dahi, bioenerjiyi uygulayan insanın direk müdahalesi ile o enerjiyi harekete geçiriyor." Gırtlak kanserine yakalanan çok sevdiği babaannesini bioenerjiyle iyileştiren Rus Halk Bilimler Akademisi'nde çalışan bioenerji uzmanı Alexsandrov, kendisindeki bioenerjiyi nasıl keşfettiğini şöyle anlatıyor: "Yapılan tüm tıbbi müdahaleler yetersiz kaldığında, bir şeyler yapabileceğimi ve babaannemi kurtarabileceğime inandım. Giderek konsantrasyonum arttı. Vücudumda ve ellerimdeki ısı yükselmeye başladı. Yanıma yaklaşanlar bu sıcaklığı fark ediyorlardı. Son derece bilinçsiz olarak ama içimden geldiği gibi seanslara başladım. Haftalar geçtikçe babaannemde değişiklikler gördüm. Tekrar kilo almaya başladı, yüzü gülüyordu, doktora gittiğinde, doktor tamamen iyileştiğini söyledi. İşte o an gücümü keşfettim ve konu üzerinde çalışmaya başladım."