PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sorumlu Yönetici Belgesi



MiniMoSha
02-05-2008, 11:37
Bildiğim kadarıyla bu forumdaki hemen hemen tüm üyeler bir şekilde gıda sektörünün içerisindeler.
Arkadaşlar çalıştığımız firmalarda mal alışverişi yaptığımız tedarikçilerimizden sorumlu yönetici belgesini şart koşalım.Zorunlu kılalım.Sahip değillerse onlardan alışveriş yapmıyalım.
Aynı şekilde özel yaşamımızda bir şekilde alışveriş yaptığımız yerlerde bu belgeyi imalatçıya soralım. Sahip değilse alışveriş yapmayalım. Üstelik bunu müşterilerinin yanında aşikar bir şekilde yapalım ve onu bu davranışından dolayı uygun bir dille tenkit edelim.
Bunun yanında çevremizdeki tüm insanları bu belgenin varlığı konusunda bilinçlendirelim ve onlarında üreticilerden bu belgeyi sormalarını tembih edelim.
İnanıyorum ki mesleğimiz ve sektörümüz açısından çok verimli bir uygulama olacaktır.
Her denetimi bir kurumdan yada bir yerlerden beklemiyelim. Beyin ve olaya yaklaşım tarzı olarak çağdaş bir düşünceye sahip olup, sorgulayıcı ve denetleyici olalım. Hiç değilse kendi mesleğimizde otokontrolü bir şekilde sağlayalım.
Gösterdiğiniz hassasiyet ve sorumluluktan dolayı şimdiden teşekkür ederim.
Hepinize İyi çalışmalar.

Oğuz Pelikli
02-05-2008, 12:12
Kesinlikle katılıyorum,
En büyük ve etkili denetçi müşteridir. Üretici zaman zaman devletin isteklerini bile gözardı edebilir ama müşterisinin isteklerini gözardı edemez.

Sinan COSKUN
02-05-2008, 13:22
Çok güzel bir düşünce. Gerçektende en büyük denetçi müşterinin kendisidir. Gerçi toplumumuz ekonomik kaygıları yüzünden alışveriş sırasında (toptan veya perakende) tek baktıkları ürünün fiyatı ancak gelişen Türkiye de bunu aşılamak, gündemde bulunan kargaşalar sırasında çaktırmadan yapılan zamlar gibi basit olacaktır.
Bizler gıda sektörünün içinde olan kişileriz ve haklarımızı, ne talep etmemiz gerektiğini az çok biliyoruz, ya bilmeyen diğer tüketiciler? Bunun için GMO bir broşür ne bilim bir duyuru veya basın açıklaması yapamazmı? Ben elimden gelen herşeyi yapmaya hazırım, amacımız mesleğimizi gerektiği yere taşımak ve önemini vurgulamak değilmi? İnanın biz çabuk gaza gelen bir milletiz, siz yeterki o gazı bir verin...

bedbed
07-05-2008, 02:57
özünde çok güzel bir düşünce ama yapılabilirliği bence çok zor bir olay sorumlu yöneticisi olsa ne olacak 50 ytl ye bu işi yapan bir sürü yönetici varken..bence bu istihdam sağlamaktan daha çok bize zarar verir nedeni is çok basit sonuş itibariyle piyasa şartlarını hepiniz eminim çok iyi biliyorsunuzdur.sorumlu yöneticilikte ki kalite düştükçe işveren her zaman en ucuz olanı baz alacaktır.yani işverende aradaki geçen diyalog muhtemelen şu olacak'bizim arkadaş buldu sorumlu yönetici şu kadar para veriyor'diyecek ki kim hayır ben o paralara veya şartlarda çalışmam desede mecburen yada keyfiyen çalışacak veya sözleşmeyi imzalayacaktır.aslında meseleye yapıcı bir düzenleme yapılacaksa devlet kontrolü olmalıdır.yani gmo şeklinde oda aracılığıyla pek bir somut atılacağını zannetmiyorum.örneğin biliyosunuzdur artık devlet maaşları kontrol ediyor ve buna bağlı olarak ssk primlerini kayıt altına alıyor.en azından şu tarz bir kanun maddesiyle yani atıyorum gıda mühendisi maaşları yada sorumlu yönetici maaşları kontrol altına alınsa banka hesap numaraları üzerinden yatırılan paranın takibi yapılsa ,zorunlu ve yasal bir şekilde bu işlem takip edilse iyileşme kanaatindeyim.sonuç olarak belirlenen bir fiyat politikası var ve en azından asgari olarakta bu ücretler yatırılmak zorunda kalınsa bile bence çok iyi olur.
Tedarikçi değerlendirme ve tedarikçi gelişme aslında 22000 standardında mevcut ama tabiki zorlayıcı özelliği yok ki hepimiz biliyoruz tedarikçi değerlendirme puanları verilirken atıyorum kalite belgesi olmaması yüzünden tedarikçi puanı düşüyor ve aslında o tedarikçiyle çalışılmaması gerekiyor peki böyle yapılıyormu hayır yada çok az firma bunu yapıyor peki ne yapılıyor kaliteye verilen puan düşürülüp diğer puanlar yükseltilerek tedarikçi kotaya sokuluyor.neden bu yapılıyor çünkü tedarikçi değiştirmek stratejik bir olaydır ve kimse kolay kolay tedarikçisini kaybetmek istemiyor.Ama 16949 yan sanayide işler daha değişik ilerliyor anasanayi tedarikçisine çok zor ve olmazsa olmaz şartlar koyarak hakikaten tedarikçisini kaba tabirle hizaya sokuyor ve istediğini yaptırıyor.Tedarikçinin tedarikçisinin tedarikçilerini bile kapsıyor bu sistemki halka gidebildiği yere kadar gider.Gıda sektöründe de böle bir standardizasyon olsa ana üreticiler piyasanın büyük firmaları isim vermeye gerek yok hepiniz biliyosunuzdur,tedarikçilerine böyle yükümlülükler yükleseler emin olun sokaktaki simit satan amcam bile simit aldığı fırından belge ister,sorumlu yönetici imzası ister ama sonuçta ve ne yazıkki diyorum herşey gıda endüstrisinin büyük firmalarında bitiyor.Şöyle bir düşünce olabilir herşey tabanda başlar şeklinde biz büyük firma değiliz ama biz istersek yavaş yavaş yayılır şeklinde düşünce ne yazıkki gerçekleşmez çünkü tedarikçi derki sen kimsin ben şunlara hammadde veya hizmet veriyorum onlar istemiyor en iyisi sen kendine başka bir tedarikçi bul der ve sonuç malum hiçbirşey olmadan alışverişe devam edilir.teşk..

MiniMoSha
07-05-2008, 07:34
Sayın bedbed düşüncelerinizi esirgemediğiniz ve tespitleriniz için teşekkür ediyorum.
Ve izin verirseniz bende bir kaç fikrimi sizlere aktarmak isterim.
Öncelikle herşeyi devletten bekleme fikrini yanlış buluyorum. Uygar toplumlarda ihbar mekanizmasının çok iyi işlediğini hepimiz biliriz. Cezai müeyyideyi uygulayan devlettir fakat denetleyen herzaman toplumun kendisi olmuştur. Takdir edersiniz ki böylesi bir uygulama diğerine nazaran daha fazla işlerliği olan bir yol.
Bizler zamanla sadece sorumlu yönetici belgesini değil aynı zamanda sorumlu yöneticinin işini doğru yapıp yapmadığınıda denetlemeliyiz. Bir yerde uygunsuz bir durum gördük ve baktık adamın sorumlu müdürü var. Bunu ihbar ettiğimiz vakit sizce bu uygunsuzluğu o müdüre sormazlar mı? Eskiden olsa sormazlar derdik. Ama gün geçtikçe uygulamalar gelişiyor ve sizinde ifade ettiğiniz gibi devlet bünyesinde de yeni yeni uygulamalara geçiliyor.
Şayet siz şikayetinizi bir dilekçe ile yaptıysanız yapmanız gereken tek şey dilekçenize verilen dosya numarasını bir yere not etmek ve gerektiğinde bilgi edinme yasası kapsamında filanca numaralı dilekçemin nasıl sonuçlandığını öğrenmek istiyorum dediğinizde bunun sonucunu o kurum size bildirmek zorundadır.
Görünüşte çooookkk medeni olduğumuzdan bu uygulama bize itopik gelebilir. Lakin bakıldığında şekil ve kanun olarak gün geçtikçe daha bir medeni oluyoruz fakat bütün iş uygulama kısmında bitiyor. Uygulama aşamasında çok ta fazla medeni olduğumuz söylenemez. Millet olarak bu tür konulara çok duyarlı değiliz açıkçası. Halbuki denetim mekanizması açısından, bahsettiğim bilgileri edinmek için arkamızda koskoca kanun var ve biz bunun bilincinde değiliz yada " amaannn kim uğraşacak diyoruz".
İşte bize düşen görev etrafımızdakileri bu konuda bilinçlendirmek. İnsanlar artık yasal haklarını kullanabilsinler bu ülkede. Ne doğrudürüst hakkımızı biliyoruz nede hakkımıza sahip çıkıyoruz.
Sonuç malum.Sizinde ifade ettiğiniz gibi şuanki keşmekeş çarpık düzen.
Ama ben bazı belgelerin zorun kılınmasının bu ülkede çok faydalı olduğunu bizzati görmüş biriyim. Bunda en büyük destekçi yine devlet.Devletin açtığı ihalelerde şartlar arasına konulan bu tarz maddeler tedarikçiyi o belgeleri almaya zorunlu kılmıştır. Buda bana göre iyi bir gelişme. Bizlerde bu uygulamaya destek vermeliyiz. Üretici öyle bir noktaya gelmeliki nereye gitse bu tür belgeler aranmalı ve artık en sonunda o belgeleri alamaya mecbur bırakılmalıdır.
Bu uygulama ne kadar işler ne kadar verimli olur tartışılır.Çünkü sizinde ifade ettiğiniz gibi sonuçta bu iş bir ticaret ve ticarette ise asıl olan paradır ve malın fiyatı - ödeme koşulları herzaman ön plandadır.Lakin olumlu yönde ufacıkta olsa bir adım atılması gerektiğine inanıyorum.
Zaten büyük tedarikçilerin bir çoğu bu tür belgelere sahipler. Belgesi olmayanlarsa genelde orta ve küçük işletmeler. Bunlar içinse ufak büyük her türlü müşterinin değeri vardır. Siz nasıl ki tedarikçinizi kaybetmek istemiyorsanız emin olun tedarikçide bir o kadar hatta daha fazla müşterisini kaybetmek istemez.Sonuçta sizinde ifade ettiğiniz gibi parayı ödeyen siz, bu alışverişten para kazanan ise tedarikçidir.Sizin karınız maddi boyutta ancak aynı malı daha ekonomik koşullara tedarik etmeniz olacaktır.
Ben sıradan bir yemekçiyim ve koca unileverin pazarlamacılarının bana mal satmak için kırk tane takla attığını bilirim.Piyasa kötü.Emin olun kimse vazgeçilmez değil. Aynı malı aynı kalite ve fiyatta üreten bir çok yer var.Üreticide bunun bilincinde.O firma sizi kaybetmeyi göze alabilir, beni kaybetmeyi göze alabilir ama beşimizi birden kaybetmeyi göze alamaz. Demek istediğim buydu.
İnsan yeterki bir şeyleri yaptırmak istesin. Emin olun bir şekilde yapılır.
Öte taraftan sizin öneriniz nedir bu durum karşısında?
Ne yapalım, mevcut düzene boyun eyip, hiçbişey yapmadan uzaktan mı bakalım.
Topu devlete atlamaklada işlerin halolmadığını gördük.
Devlet kötü, devlet kaka, devlet denetlemiyor, devlet göz yumuyor dediğimiz vakit daha mı vicdanımız rahat oluyor.
Bu mu yani yapmamız gereken.
Hiçbişey yapmadan,yapabileceğimiz bir şeyler olmasına rağmen en ufak bir çaba bile göstermeden, devletin işi deyip olaydan sıyrılmak ve çarpık düzenin faturasını ona kesmek.
Tamam faturayı devlete keselim.
Peki yarın öbür gün eşin göğüs kanseri olduğunda, yada düşük yapıp evladını kaybettiğinde, anneni yada yakınlarını kanser yüzünden yitirdiğinde takınmış olduğun tavrın bu derdine bir ilacı olacak mı.
Sizleri bilmem ama ben, bizi zehirliyenlerle sonuna kadar mücadele etmeye kararlıyım.
Firmalara birşey yapamıyorsam etrafımdakilere anlatır o ürünleri kullanmamaları kosunda telkinde bulunurum.
Ama hiç bişey yapmadan boş boş oturmam.

Gülsel ŞEN
07-05-2008, 08:28
Mustafa ve Caner o kadar güzel bir fikir alışverişi olmuşki anlatamam inanın bir solukta okudum yazdıklarınızı…hatta azçnce başka bir metin yazmıştım fikirlerimi yansıtan ama sanırım baya bir uzun olduki sistem beni dışarı atmışJ

İkinizinde düşünceleri o kadar güzel ki hak vermemek elde değil ama nacizane fikrimi beyan etmem gerekirse ben belgesi olan firmelerın %70 inin bu belgenin hakkını verdiğine inanmıyorum…departman eksiği olan firmalara bir bakın hepsinin de belgesi mevcut görevlendirme tanımlarında bile garibim bir kişide birden fazla görev mevcut uygulanabilirliği ne alemde düşünemiyorum…inanın şuan ki çalıştığım firmaya aldığımız belgeleri birçok şeyden ödün vererek başardık…ben sosyal yaşantı nedir unuttum…
Şimdi gerçekçi olalım başımdan geçen sene geçen bir olay bu anlatıyorum;
Herkesin çok çok iyi bildiği bir firmadan sosis almıştım benim tedarikçim bu firma haliyle bütün belgeleri var hatta ve hatta bir sürü gıda teknikeri ve mühendisleri de var…onların sistemleri var bunu biliyorum…herneyse konuyu dağıtmayayım bu aldığım sosisler 1 hafta sonra nedense vakumunu saldı ve küflenme yaptı hemen firmanın Antalya sorumlularını aradım buradada gıda mühendisleri var konuştuk neyse ben gerekli iade işlemleri için tartımları yaptım gözlemlerimi yazdım ve iade formumu hazırladım onları bekliyorum….arkadaşlar bu firmanın yetkilileri bana ne dedi biliyormusunuz siz boşverin o dökümanlarınızı bize iade faturanızı kesin yeter !!!ya arkadaşım büyük büyük yetkilileriniz bu iadenin nedenini benim şikayetlerimi doküman halinde görmek istemeyecek mi eee iade faturası var ya hadi abla daha bi sürü iş var acele et!!!neyse merkezi aradım gıda mühendislerinden üretime bakan arkadaşla konuştum o dediki tamam ben hallederim siz iade faturanızı gönderin diyorum ki tamam göndereyim ama ürünleriniz neden böyle tam vakumlu değil dedim şuan bir açıklama yapamam bu konuda yetkim yok aldığım yanıt bu!!!şuan o firmayla çalışmıyorum….
Başka bir olay….ekmek aldığım firmanın meslektaşıyla geçti…aldığım ekmekler dilimleniyor dilimleyen elemanın uyarısıyla ekmeğe baktım siyah ve yağlımsı bir tabaka aradım firmayı meslektaşımla konuştum onlarında bütün belgeleri var belirteyim dedim sayın meslektaşım böyle böyle ne diyorsun bu işe?aldığım yanıt şu:dün elemanlar hamur yoğurma makinesının bir aparatını yağlamışlardı odur garanti tabi sakin bir sesle…dedim ki o partinin analiz raporu varmı?kem küm….

Arkadaşlar bu yaşananların sadece aklımda kalan çarpıcı bölümleri…Canercim seni o kadar iyi anlıyorum ki amacın yaptırım yaparak herkesin bir gıda teknikerinin ve gıda mühendisinin olmasını vurgulamak amacımız bu isteğimiz bu zehirlenmek veya hastalanmak istemiyoruz biz biliyoruz bunların ne olduğunu garibim halkımız bilmiyor peki o zaman biz biliyorsak neden dur diyemiyoruz diyemiyoruz…dün süleymanın açtığı konu akşam kafamı çok kurcaladı evde ne varsa baktım içeriğine MONOSODYUMGLUTAMAT kim biliyor bunu bizden başka kimse biz kimiz GIDA MÜHENDİSİ belge var ama kontrol var mı? Kaçımızın belgesi hakkını veriyor kaç kişi para vermeden ciddi firmalardan aldı belgesini?benim adanada konyada izmirde istanbulda olan tedarikçi firmalarım var belgeleri var sorumlu yöneticileri var ama ben gözümle göremiyorum sen gözünle göremiyorsun kontrol ne sıklıkta var ….bizler GIDA MÜHENDİSİysek mesleğimizi başkalarına kaptırmak istemiyorsak biz buradayız bize güvenin demek istiyorsak yaptığımız işin hakkını vermemiz lazım diye düşünüyoruz…kovulmak pahasına göz yummamak bırak gelsin başkası benliğinde bu mesleği benimseyen benden sonraki de göz yumamayacaktır olaylara…sevgilerimle…

bedbed
07-05-2008, 13:35
bencede çok yararlı bir fikir alışverişi oluyor anca zaman buldum ve bir kaç düzeltme yapmak istiyorum.caner bey ve gülşen hanım sizlerede yorumlarınızdan dolayı teşk ederim.öncelikle yapıcı olarak neler yapılabilir ve nasıl iyileştirmeler yapılabileceğiydi konu o yüzden olayı kişiselleştirmeden mesaj yazdım .caner bey siz herşeyi devlete atmayalım demişsiniz sonrada yasal zorunluluklarla çok ii işler olduğunu gördüğünüzü yazmışsınız.sonuç itibariyle aynı noktadayız.madem herkes eteğindeki taşı döküyorki bence çokta ii oluyor.şuan için gıda müh isdihtamının önemli bir kısmını askeri projeler sağlıyor biliyorsunuzdur yemek şirketi keyfinden değil sözleşmede yazdığı kadar gıdamühendisi isdihtam ediyor burada maaş yada şartlar konusu tartışılır ama sonuç itibariyle bu sayede işe giren arkadaşlarımız çok fazla.bu sadece 1 örnek.evet gülşen hanımdan çok önemli bir noktaya değinmiş sorumlu mühendisi var firmanın ama ne gidiyoruz nede biliyoruz diyor imza var mı var gayet haklısınız.bu arada şengül hanım sosislerde vakum olayında emin olun topu ambalaj firmasına atmışlardır:) dikiş yerleri ii ayarlanmamıştır diye:)neyse konuya dönelim sanırım burdaki arkadaşların çoğu 16949 standardını bilmiyorlardır çünkü gıda hiç alakası yok.nacizane belki bu standart hakkında konuşursam aslında demek istediğim olayı çok daha ii anlatabilirim.bu standart kabaca 20X22000 ve 40X9001 desem eminim şaşırırsınız yada abartılı bulursunuz ama oyle bir durum açıkçası isteyenler internet üzerinden bulup okuyabilirler.gülşen hanım demişsiniz ya sistem kurduk gecem gündüzüm bir oldu şimdi bu standardı kursanız ömrünüz firmada geçecek:) ama burda ekip çalışması işin içine giriyor ki bende bunu anlatmak istiyorum yani o standardı sağlamak ve müşteriye yollamak için nerden bakarsanız bakın 4-5 mühendis,tekniker laborant vs.gerekli.ama bu standart öyle piyasada 1 alana 1 bedava şeklinde değil.müşteriye ürünü yollamanız için her bir için düşünün sosis için ayrı sucuk için ayrı kaşar peyniri için ayrı tuzsuz peynir için ayrı vs.ürün dosyası hata türü etkileri analiz sonuçları,dayanıklılık ki biz onu raf ömrü şeklinde düşünebiliriz ve sitede de var istatiksel proses kontrol gibi bir sürü döküman hazırlamanız gerekiyor nerden baksanız her ürün için 50-60 sayfa döküman demek bu nasıl bir istihdam olur nasıl bir kalite kazanır mesleğimiz.düşünsenize ikinizde catering sektöründesiniz ekmek alıyosunuz.fırın sahibinin size bu dökümanları hazırladığını ve sizde bunu tedarikçinizde zorunlu tutuyorsunuz .ne olmuş oluyor fırında artık misyon sahibi oda un aldığı fabrikadan isteyecek buda böyle devam edecek....sonuç itibariyle sorumlu mühendis bu saydığım şartlarda çok hafif bir pozisyonda kalır.oyleki kalifiye olupta iş bulamayan bir çok arkadaş isdihtam edilebilir.evet herkesin herkese ihtiyacı var ve piyasada krizde var biliyorum ama yine herkes işini yürütüyor.burada bende tabiki elim kolum bağlı beklemiyorum tanıdıklarıma aşılamaya çalışıyorum.ana sanayi dememin sebebi şu:küçük işletmeyseniz ne yazıkki bu tarz bir olaya girmeniz zor ama ana gıda endüstrisiyseniz dolayısıyla çektiğiniz mal fazla olduğundan tedarikçi boynunu büküp yapmak zorunda kalacak .gülşen hanım sizin sosis aldığınız yerden böyle bir şart koşmanız ne kadar yapıcı olur ama o firma aıyorum et aldığı yerden yada ne bileyim baharat aldığı yere böyle bir şartı koşsa artık zincir yavaş yavaş işlemeye başlayacak kanaatindyim.bu arada caner bey evli değilim ama gelin adayı zaten gıda müh:)buda işin şakası olsun .caner bey sizin tedarikçileri zorunlu tutalım dediğiniz olaya katılıyor ve ne yazıkki gıda endüstrisinin yapamadığını makine endüstrisinin yaptığı bir örnekle yazımı bitirmek istiyoru.dünyaca ünlü bir ana sanayinin türkiyedeki tedarikçisi olan bir firma personeline misafirlerine falan gün içinde ikramlarda bulunuyor.ve işte genellikle kuru pasta falan oluyor ikramlar.bu pastaları aldığı pastaneye diyor ki:ben tedarikçimi geliştirmeliyim kendi makine yan sanayimi geliştiriyorum sende benim bir nevi tedarikçimsin ve senin 22000 nin yok bu belgeye bu sene sahip olamazsan seninle çalışmayacaz diyor ki pastane dediğime bakmayı n çok büyük bir unlu mamuller işletmesi burası 22000 için danışmanlık almaya başladı ayrıca bu firmanın sahibi gıda müh acaba alsakmı diyede düşünüyor çünkü işçilerin yemeklerininde kontrolü şart diye.belki uçuk bir örnek gibi gelecek ama bu bu ay gerçekleşmiş bir olay.tekrardan burdaki fikirleri saygılı bir şekilde tonlayan herkese teşk.ii çalışmalar.

MiniMoSha
07-05-2008, 14:52
Canım arkadaşlarım sizlere sonuna kadar katılıyorum.
Lakin sözlerinizde şöyle bir mantık sezinliyorum, “ya hep yada hiç”.
Şüphesiz sorumlu yöneticilik ve dahası sektörümüzün bir çok noktasında bir çok eksiklikler var.
Bu eksikliklerin giderilmesi noktasında Tarım Bakanlığının üzerine düşen sorumluluklar var, Belgelendirme kuruluşlarının üzerine düşen sorumluluklar var, Gıda Mühendisleri Odasının üzerine düşen sorumluluklar var ve şüphesiz biz gıda mühendislerinin üzerine de düşen sorumluluklar var. Hatta duyarlı bir vatandaş olarak üzerimize düşen sorumluluklar mevcut.
Benim belirtmek istediğim sadece buydu. Biz mühendis olarak, bir birey olarak çarpıklıklar noktasında üzerimize düşen görevi maksimum bir şekilde yerine getirelim.
Bana yanlış gelen ise şu düşünce.
“Ya biz ne yaparsak yapalım devlet denetimi etkin değil,”
“Ya istersek her şeyi yapalım oda üzerine düşeni yapmıyor,”
“İstediğini söyle konuş ama belgelendirme kuruluşları parayla belge veriyor “
Ve yahut ” biz burada konuşalım içimizde bu şekilde meslektaşlarımız var” diyerek üzerimize düşen görevi yerine getirmeme anlayışı bana biraz ters geliyor.
Hepiniz doğru söylüyorsunuz.
Devlet denetimi etkin değil, belgelendirme kuruluşları hiçbir denetim yapmadan para karşılığı belge saçıyorlar, Gıda mühendisleri odası sorumlu müdürlerini denetlemiyor, sadece belgeyi verip gönderiyor, Gerçekten içimizde mesleğini hakkıyla ve sorumluluk bilinciyle yapmayan meslektaşlarımız mevcut.
Yani şimdi ne yapalım.
Bunları örnek göstererek hiçbir şekilde tepkimizi ortaya koymayalım mı.
Küçükte olsa kendi çapımızda doğru olduğuna inandığımız şekilde yaşamayalım mı.
Tüm bunlara sesiz kalıp gözümüzü mü kapatalım.
Yoksa sektörümüz ile alakalı her konu açıldığında sürekli bu kötü örnekleri göstererek sadece nefes mi tüketelim.
Benim ilk yazım bireysel anlamda benim tepkimdir. Önce bir vatandaş olarak sonrada meslektaş olarak.
Bunun yanında Odanın üzerine düşen sorumluluklar noktasında sürekli fikir alışverişinde bulunuyor ve olması gereken işler noktasında görüş birliği sağlıyoruz.
Ben yeni dönem oda yönetiminden umutlu olduğumu vurgulamak isterim.
Mühendisler olarak birliğimizi temin ettiğimiz noktada şüphesiz çalışmalarımızla Bakanlığımızada görüş sunabilecek ve doğru inandığımızı yapabileceğiz.
Bunlar bir zincirin birer halkalarıdır arkadaşlar.
Lütfen ilk halkada zinciri koparmayalım.
Kötüden örnek olmaz.
Şartlar ne olursa olsun, kim ne iş yaparsa yapsın bizler doğru inandığımızı uygulayalım ve yaşayalım.
Bu gibi durumlarda aklıma hep Atatürk ve onun bana ettiği vasiyeti gelir.
Lütfen bu vesile ile bir kez Atatürk ün Gençliğe yaptığı vasiyeti yani “Gençliğe Hitabe” yi okuyun.
Ne olursa olsun ne olur bu tepkinizi kaybetmeyin arkadaşlarım. Sevgilerimle.
Kardeşiniz Caner

bedbed
07-05-2008, 14:59
caner bey sizinle aslında aynı şeyleri konuşuyoruz ama anlaşamıyoruz:)) bende üzerimizdeki sorumluluğu kimseye atalım demiyorum herkes en azından biz üzerimize düşeni yapalım diyorum ve farkındaysanız ben kimseye çamur atmadım ne diplomasını satana ne papua yeni gineden akredite olupta belge satana ne odaya n eşuna ne buna.farkındaysınız ve dikkatle okursanız benim yazmış olduğum sistem ne kadar ii yerlere getirebilir bizleri kimseye çamur atmadan nacizane ve üstüne üstlük iyide bir sistem olduğunu düşünüyorum ki sahip çıkan olursan tse ye bile böyle bir draft için beraber oluşturalım diyecek kadar da soruna sahip çıkıyorum.hep sizinde bahsettiğiniz bir noktada örgütlenmeyi sağlamış olmazmıyız.neyse ii çalışmalar

MiniMoSha
07-05-2008, 15:03
Konu açılmışken bir örnekte ben vereyim. :)
Bende bir müşteri var dostlar başına. Adamlar denetime geldimi ekiple geliyorlar. Doktorundan, kalitecisine, laborantına varıncaya kadar her departmandan yetkili var.
Bir rapor hazırlıyorlar yemin ediyorum tse ve tarım bakanlığı yanında çerez kalır.
Sanki yeniden belge alıyoruz.
Adamların gıdayla uzaktan yakından alakaları yok ama sisteme hakimler. Onlar sayesinde kendimize çeki düzen veriyoruz.
Bunu yapan mesleğimizle alakası olmayan bir şirket. Keşke hepimiz onlar gibi olabilsek.
Ayrıca şunuda ifade edeyimki her ne kadar bu kalite, belge ve sorumlu müdürlük olayını kötüye kullananlar olsada bu zorunluluklar sayesinde hakikaten kendine çeki düzen vermiş çok firma biliyorum.
Kör topalda olsa sistem, bana göre hiç olmamasından daha iyidir.
Sevgilerimle

MiniMoSha
07-05-2008, 15:10
Farkındayım dostum.Sende, bende, gülsel mevcut keşmekeşlikten muzdarip olanlarız. Güzel şeyler olmasını arzu eden ve şuanki çarpık işlerden üzüntü duyanlarız. Ayrıca şayet istanbuldaysan seninle yüzyüze de tanışmak bir kahve ısmarlamak isterim.
Sanada İyi çalışmalar

Gülsel ŞEN
07-05-2008, 15:40
“Ya biz ne yaparsak yapalım devlet denetimi etkin değil,”
“Ya istersek her şeyi yapalım oda üzerine düşeni yapmıyor,”
“İstediğini söyle konuş ama belgelendirme kuruluşları parayla belge veriyor “
Ve yahut ” biz burada konuşalım içimizde bu şekilde meslektaşlarımız var” diyerek üzerimize düşen görevi yerine getirmeme anlayışı bana biraz ters geliyor.

canercim bu cümlelerim inan benide çok rahatsız ediyor özelliklede oda görevini yapmıyor cümlesi yapıyorlar arkadaşlar daha yeni geldiler ve çok heyecanlılar ben Antalya toplantısında bizzat tanıştım başkanımızla ben inanıyorum güveniyorum...canercim benim söylediğimi sen çok iyi anladın dostum aynı şeyleri konuşuyoruz Mustafa da sende bende ama başlangıç noktalarımız ve takip ettiğimiz yol farklı ama varacağımızı umduğum liman aynı söylediniz yine söylüyorum bizler ne kadar bilinçli olursak bizler ne kadar örgütlü olursak bizler ne kadar bilinçli tüketici olursak herşey çok güzel olacak...hepinizi çok seviyorum

bedbed
07-05-2008, 15:41
çok teşekkür ederim izmirdeyim ama istanbula yolum düşerse şayet kahvenizi içmek isterim.ii çalışmalar

Fooder
08-05-2008, 11:30
gidamo yeni yönetimi bu konuda çok fazla şikayet aldı meslektaşlarımızdan,onlarda bunun farkındalar ve bu doğrultuda çalışmalarını başlattıklarını belirttiler (umarım lafta kalmaz).işleri gerçekten zor çünkü durum baştan sona yanlışlarla dolu,umarım artık hakettiğimiz vasıfları gereği gibi kullanabilme şansımız olur..