PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Patronunuza kendinizi sevdirmek için 9 yol



pttszey
02-09-2009, 21:11
Bakın ne buldum :D

__________________________________________________ __________________________________________________ __________

Patronunuzla nasıl iyi ilişkiler kuracağınızı ve terfi edeceğinizi bilmek
ister misiniz? Bunun yolu genel düşüncenin aksine, onun en iyi arkadaşı
olmak ya da kendinizi iyi göstermeye çalışmak değil. İşte patronların
söyledikleri. Siz de uygulayın, ofisin gerçek starı siz olun!


1. Yanıtlayabileceğiniz sorular sormayın

Tabii ki patronunuza sorup onun onayını almak sizi rahatlatacaktır ama bir
sonraki sefer önce kendinize sorun: "Bu soruyu benden daha iyi
cevaplayabilir mi?" Genelde cevap "hayır" olur. İşinizi sizden daha iyi
kimse bilmez. Önce kaynakları araştırıp kendiniz çözmeye çalışın.

2. Problemle değil çözümle gidin

En az 10 dakika bir çözüm düşünmeden problemi patronunuza götürmeyin. Zor
bir konuyla gidip çözüm önermek, patronunuzu etkileyecektir.

3. Özür dilemeyin

Yanlış bir şey yaptıysanız söze hemen özür dilemekle başlamayın, sizi
zayıf gösterir. Bir dahaki sefer bir hata yaptığınızda şunu deneyin: "Bu
proje daha iyi olabilirdi", "Daha farklı yapmalıydım", "Bir sonraki sefer
şöyle yapmayı düşünüyorum..." gibi. Patronunuz neyi yanlış yaptığınızdan
çok ne öğrendiğinize dikkat edecektir.

4. Duygusallaşmayın

Sinir anında sakın e-mail atmayın. Sizi sinirlendiren bir e-mail'den sonra
cevap yazmak istemek normal bir davranış. Cevabınızı hemen yazın ama
göndermeyin. En az 30 dakika bekleyin, sonra orijinal e-mail'i ve
cevabınızı tekrar okuyun. Profesyonellikten vazgeçmeyin.

5. Görevinizin dışına çıkın

Yeni görevler deneyin. Bazen sizin için uygun zamanı bulmak istiyorsanız
yeni işler denemelisiniz. Böylece yeni şeyler öğrenirsiniz ve patronunuz,
takım ruhunuz ve yardım isteğinizden etkilenir.

6. Patronunuzun zekasını küçümsemeyin

Hastalık numarası yapmanın da yolları vardır. Hasta olduğunuzu ve işe
gelemeyeceğinizi e-mail/mesaj atarak ya da İnsan Kaynakları yöneticisini
veya bir çalışma arkadaşınızı arayıp bildiriyorsanız, bu yalan
söylediğinizi gösteren bir işaret. Bir dahaki sefer büyüyün ve direkt
patronu arayın.

7. Geribildirim isteyin ve verin

İletişim iki yönlüdür ve insanoğlu olarak pozitif yorumlara her zaman
açığızdır. Eğer patronunuzun yaptığı herhangi bir şey hoşunuza gidiyorsa
bunu ona söyleyin. "Toplantıdaki desteğiniz takdir edilecek bir
davranıştı" gibi bir şey, davranışlarının sizin üzerinizdeki etkisini fark
etmesine yardımcı olacaktır.

8. Mızmızlanmayı bırakın

Hepimiz arada sırada şikayet etmeyi severiz ancak, sık sık yaptığınızda
çalışma arkadaşlarınız ve patronunuz herkesi kışkırtanın siz olduğunu fark
edecektir. Her ufak problemde şikayet etmek yerine, ortalığı yatıştırarak
çözüm aramak daha saygı değer bir davranıştır. Böylece gerçek bir problem
olduğunda, insanlar sizi ciddiye alacaktır.

9. Üretici olun

Hepimiz işleri geliştirecek yeni projeler hakkında bir sürü dahiyane fikre
sahibiz. Ancak fikirlerinizi listeleyip patrona göndermeniz yeterli değil.
Sorumluluk almadığınız sürece, büyük ihtimalle hiçbiri hayata
geçmeyecektir. En iyi fikirlerinizden birkaçını seçin ve konu üzerine
çalışmaya başlayın. Patronunuz yaratıcılığınıza hayran olmakla kalmayacak,
projelerin hayata geçmesi için aldığınız insiyatifi de takdir edecektir.

hi_axy07
03-09-2009, 08:20
bunlar işin literatür kısmı..
sen bize uygulamasından bahset:)
acı ama gerçekkk....patronunun gözüne girmenin yolu tek: onun gözünü boyamak..
halk arasında buna YALAKALIK deniliyor:)
yalakalık ise bnm literatürümde KARAKTERSİZLİK olarak algılanmakta...
anlayana...

sensewitch
03-09-2009, 08:47
Kesinlikle katılıyorum. Malesef işler bu şekilde ilerliyor. Patronların çoğu pohpohlanmaktan hoşlanıyor. Bu da ister istemez yalakalığı getiriyor. Türk insanı kademe yükseldikçe kompleksleri artıyor ve bunları tatmin etmek için de sürekli övgü istiyor. Ben böyle düşünüyorum bilmiyorum yanlış mı? :(

pttszey
06-09-2009, 00:58
Üstünüz (patron, müdür, şef... her ne karın ağrısıysa) yaptığınız işleri görmez, göremez zira onun sorumluluk alanı, ne derseniz deyin, sizden fazladır. Gün boyu oturup da "Aman da bi bakayım bu pttszey neler yapıyor, performansı nedir, pili mi bitmiş, işleri nasıl hallediyor" diye sizi seyretmez. Çok ve mühim işleri vardır!

Sizin üstesinden geldiğiniz işleri bilmez, aslına bakarsanız halledilmişse umurunda bile olmaz nasıl halledildiği. O sonuca bakar. İşte bizim sorunumuz da burada başlar. Eğer ortada halledilemeyen bir sorun varsa; o zaman üste gider. Yani sizin başardıklarınız değil; başaramadıklarınız onun gözü önündedir.

Tam da bu nedenle yaptığınız işleri - ister sözlü, ister yazılı - günlük rapor etmenizde fayda olduğunu düşünüyorum. Mesela mesai bitimi yanına gidip günün kısa bir özeti verilebilir. Tabii bu özet allanıp pullanmadan apılmalı ki yalakalık boyutuna varmasın.

Farz edin depo sıcaklıklarında ani bir yükselme oldu o gün ama problem çözüldü. Bu iki şekilde aktarılabilir:

1. Örnek:
"Müdürüm bugün çok feci bir şey oldu!!! (eleman dikkat kesildi). Sebze gelmişti, (çürük mü geldi acaba?) ben kontrol ettim onlarca kasayı (ee sadede gel?!) neyse müdürüm (sen sadede gelene kadar o çoktan dikkatini önünde duran kağıtlara Allah’ın emriyle verdi bile) Tam mal kabulün üretime geçiyodum ki bi baktım et deposunun derecesi +12 olmuş! Hani en fazla +4 olması gerek ya deponun yoksa mikroorganizmalar gelişir ya…Hemen duruma müdahale ettim tabii ben. Teknik servisi çağırdım falan. Etlerde bi bozulma olmamış müdürüm, başka depoya attım. Hallettim yani sonuçta…”

2. Örnek:
“ Qwerty Bey, bu sabah 3 no.lu deponun sıcaklığında bir sapma oldu. Kriz talimatı devreye sokuldu. Şimdi bir problem yok. Bilginiz olsun istedim.”

Gereksiz ayrıntılar ve özellikle “Ben”li cümleler üstünüzün canını sıkmaktan başka bir şey yapmaz. 1. örnek - bence - tam anlamıyla yalakalıktır. Zaten sorumluluğunda olan işi sanki ek bir iş yapmış gibi anlatıyor olması, birlikte çalıştığı ekibi es geçip sadece “ben” diyor olması ve özellikle üstüne “Müdürüm” gibi şuursuz bir hitap kullanması… 2. örnekte de problem aktarıldı. Üstünün vaktini almadan meramını anlatmış olmadı mı?

Neyse çok uzadı bu yazı, hade dağılalım artık. (:

solway
06-09-2009, 13:03
ben bu konuyu bebekliğinden itibaren insanlarla birlikte bir evde yaşamış sonradan işletmeye bekçi köpeği olarak düşey geçiş yapmış(şutlanmış) kutsal bakire pafi'nin davranışlarıyla açıklayayım.zaten insan davranışlarına ve karekterine çok benzer davranışlar.kolay şeyler aslında.bizler niye yapamayalım dimi;P buyrun:)
1)patron yokken yuvasından dışarı çıkmamak, hiç çalışmamak,bütün gün uyumak
2)patronun geliş saatine bir kaç dakika kala bahçede esas duruşa geçip arabasını beklemek
3)araba geldiğinde kendini patronun arabasının önüne atarak onu karşılamak.
4)patronun geliş anıyla birlikte sürekli havlamak, hareket eden her şeye saldırmak(müşteri dahil)
5)patronun oturduğu sandalyenin altına girip oturmak
6)işçileri sürekli gözlemek,elinde bir şey taşıyan işçilere havlamak
7)beyaz peynir ustasına dört nala koşarak saldırmak(kucukken usta hortumla ıslatmış bunu)
8)bahçede dolaşıp çişini kakasını güvenle yapmak
9)patron giderken millete yaptıklarını hatırlayıp arkasını kollaya kollaya yuvasına geri dönmek.

sensewitch
06-09-2009, 20:00
Peki arkadaşlar birkaç konuda sizin fikirlerinizi almak istiyorum.

Farzedin ki 5 yıldızlı bir otel var aşçı başı dünyaca tanınmış birisi, hijyen konusunu enine boyuna biliyor. ISO ve HACCP konularına hakim, kendine aşırı özgüvenli genel müdür bile söz geçiremiyor, gel gelelim mutfakta topluca yemek yenmesine uzun saçlı personelin bonesiz gezmesine mutfak içi ofisinde sigara içilmesine izin veriyor.

Genel müdür sizi ona karşı kışkırtıp ustalara emir vermelisin diyor ve sonra aşçı başına "gıda mühendisini gaza getirip üstüne saldım diyor :? " Ustalar sadece sizi sevdikleri için söz dinliyorlar ama yoğunlukta bu da mümkün olmuyor. Bağlı bulunduğunuz müdür ise oldukça pasif günlük gelişmeleri bile aktarmaya gittiğinizde "bölüm sorumluları ile görüş diyor :?" Her departman müdürü kendi havasında dur diyen de yok kimi eğiticen düzelticen bilemedim açıkçası gerekli eğitimler veriliyor gerek iş başında gerekse de eğitim salonlarında ama nafile bilip de yapmayan çoooookkkkk

Herkes kendi havasında takılıyor. Böyle bir işletmeye neler yapılabilir acaba?

pttszey
07-09-2009, 09:03
@Sensewitch

Aşçıbaşı ile kanka olma yoluna gitmelisin bence. “Senden öğreneceğim çok şey var” de mesela, kalkık olan poposu iyice havalanıp patlar belki :D
Aşçıbaşıyla beraber diğer personele eğitim vermeniz de iyi olur. Eğitim notlarına bone kullanımını, çapraz bulaşmayı vb yazarsın. Kendi anlattığı konuları uygulamamazlık yapmaz herhalde. Sigara içmeleri için ofis dışında bir yer oluşturup, yazılı olarak bunu herkese (mutfak ekibine, üstlerine vb) tebliğ edersen elinde yazılı bir şeyler olur. Her şeyi yazılı olarak yapman (mutfaktaki eksiklikler, eğitim planı vb). senin yararına. Günün birinde karşılarına çıkıp “Ben size konu hakkında bilgi vermiştim” diyebilirsin. Personele tutanak tutmaktan da çekinme bence.
Allah kolaylık versin (((:

sensewitch
07-09-2009, 10:46
Aşçıbaşıyla kankayız beni destekliyor oldukça hatta benim işletmeden ayrılmamam için elinden geleni yapacağını da biliyorum fakat zaman zaman komplaksler işin içine girince ne kadar alttan alsan da illa benim dediğim olacak diyor işin mantığını istediğin kadar anlatabilirsin ama nafile ben ben ben...

Gelelim beraber vereceğimiz eğitimlere kendi hayatta benimle yanyana oturup eğitim vermez buna zamanım yok der ve benim yanımda küçüldüğünü hisseder eminim çünkü benim konuştuğu zamanlarda o dinliyor olacak bu da onu fena kasar biliyorum :))

Hatta şöyle bir örnek veriyim eğitim sonrası mini bir test yapılmasını sunmuştum sadece eğitimin önemini vurgulamak adına ... "Bunlar ilkokul çocuğu değil" dedi :)) ilginç geldi . Ha bi de şöyle bir durum var ki benim yanımda benim yaptığım uyarılarımın hepsinin üstüne basarak personele söylüyor hatta fırçalıyor diyebilirim. Zaman geçtikçe ise tam tersinin yapılması için talimat veriyor çünkü kolayına geliyor e böylece aynı şey 100 kere konuşuluyor düzeltiliyor, doğru işlemin yapılış şekli personel için kolaylaştırılıyor ama nafile dünyaca ünlü bir adam eliyle pilav yiyor devirme tavadan !!!! (yazarken bile komik geliyor gülüyorum, kafayı yedim sanırım!!!)

Sigara içme konusuna gelince yerler gösterildi Genel Müdürün talimatıdır ve aşçıbaşı bildiği halde yardımcısının içmesine göz yumuyor.

Tutanak tutmaya gelince böyle bir durumda sadece çalışanlar bana cephe alır benim arkamda da kimse olmaz Genel Müdür ve Benim müdürüm dahil :))) Artı böyle bir durumda Aşçıbaşı mutfağıma ve personelime karışıyon diye ortalığı kaldırır iş yine bana düşer gidip herkese meramımı anlatmak zorunda kalırım görevimi yapmaktansa :))

Aşçıbaşı ara ara benden bazı şeyler ister araştırma ve bilgi anlamında gönderince binbir teşekkür eder sonra döner başkalarına benimle ilgili konu geçtiğinde "o ne karışır o kim oluyor
ne bilir ne anlar" diyor komik yaaa

Bu arada her hafta rapor yazıyorum tüm uygunsuzluklar hakkında ve gün içinde olan uygunsuzluk & çözümleri hakkında _tedarikçiler ile ilgili olanlar da dahil_ ilgili kişileri ve bağlı olduğum müdürümü outlook yoluyla bilgilendiriyorum.

Yaşadıklarımı kısaca (!) anlattım...

Durum bu :((

hi_axy07
07-09-2009, 11:04
slm....
bende turizm sektöründe çalışıyorum...

yaptığın uygulama ve denetimlerle personeli caydırabilmek lazım...

örn:
ben haftada bir mutfağı check-listle birlikte detaylı şekilde gezip gördüğüm tüm uygunsuzşlukları yazıp, bunu aşçıbaşıyla paylaşıp 1 gün süre verip düzeltilmesini istiyorum...
hafta 1 gün müdürler toplantısı var. eğerki yapmadığı bişey varsa bunu toplantıda dile getiriyorum. dolayısıyla 2 S kuralı devreye giriyo ve Seve Seve yapıyor ve yaptırıyor bnm sevimli aşçıbaşım:))

aşçıbaşıyla sempatik gülüşlerimizi birbirimizden hiççç eksik etmiyorz..ama bazende çok politik oynuyoruz. yapılması gerekenler konusunda iyi paslaştığımız olyor.

ayda aldırdığım numune sonuçlarını mutlaka ama mutlaka aşçıbaşıyla lab.ın gönderdiği şekliyle paylaşıp, hang, m.orgun neyden kaynaklandığını, dikkat edilmezse nelere yol açacağını söylüyorum...

ayrıca ayda 1 kendim merck firmasının colour hygiene test strip kitiyle swap test uygulaması yapıp, anında sonucu ilgili kişilerle paylaşıp, dikkat edilmezse başlarına neler geleceğini söylüyorum...

valla bende şahit numuneleri bile ustalar alıyor...ama şahit numunenin önemini ve ne anlama geldiğini biliyorlar...

birde otelde aşçılardan önemlisi stewart departmanı sağlamsa işler daha iyi halloluyor..zaten genel temizliği onlara yaptırıyorm. stewart şefinede aldığım notları söylüyorum. ustalara ise ufak sadece kesme plastikleri ve bıçakların renk koduna uyması, etiketleme konusunda daha dikkatli davranmaları gibi konular kalıyor...

sensewitch
07-09-2009, 11:37
Sevgili hi_axy bırak swap kitini mutfak tezgahı silmek için çamaşırhaneden alabileceğimiz bez bile kalmadı çünkü almıyorlar. Mutfak bezleri diğer bezlerle yıkandığı için bilumum insana ait iğrenç partiküller kalıyor :) Tork da kullanamıyoruz fazla gidince hiç sipariş etmiyorlar :) Uzun süre bulaşıkları dezenfektanla yıkadılar aşçıbaşı ve steward şefine söylediğim halde düzelmedi el sabunu haftalardır sipariş verilmiyor :))

Renk kodunu bırakın kırıp bıçakların siparişi verilene kadar 6 ay geçti :)

Check listimi günlük dolduruyorum ve dip temel kontrol hergün 2 kez yapıyorum. sabah 09:00 -11:00 arası ve 16:00-18:00 arası bunun arasındaki saatler personel hijyen ve davranışlarını gözlemlemekle geçiyor.

Ben öyle 1 günlük süre veremiyorum burada benzer durumu yaşamıştık sen kim oluyorsun bana süre veriyorsun demişti ve durumu müdürüme ilettiğimde yavaş yavaş eğiterek bazı şeyleri görmeyerek çöz bu olayı dedi (dediğinde burada 1 senem dolmuştu -oldukça yavaş yavaş!!!-


Durum bu kısaca herkesin yüzü başka arkası başka ama ben yalnızım malesef sadece personeli bilgilendirmeyi kendime görev edindim en azından yanlışı doğruyu nedenini bilsinler.


Ay bak aklıma geldikçe yazıyorum bir insan 2 haftada el dezenfektanlarını doldurtamaz mı yahu stewardların yarısı yatıyo diğer yarısı sıkı çalışıyo şefte iş yok herşeyi ilk kez duyuyormuş gibi bakıyo :)

Çöp kovalarını ayda bir zorla temizletiyorum o da başında durarak (yaklaşık 4 saat kadar oradan ayrılmadan başında dikilmem gerekiyor yoksa arazi oluyorlar -muhtemelen yıkayan çocuk gidip bir yerde uyumuş oluyor!!!!!-

hi_axy07
07-09-2009, 11:52
ne diyeyim...
Allah kolaylık versin:D

sensewitch
07-09-2009, 12:35
Amin cümlemize....

:D

spc
27-02-2010, 12:45
Gerçekten üzücü durumlar ama en güzeli herşeyin yazılı olması sistem bu konuda bizim en büyük kozumuz uygunsuzluk formları ve düzeltici faaliyetler bunları kullanmalısın.Herşeyi yazılı olursa kimse işini yapmadığını düşünmez.Aşçıbaşınıda sözle değil yazılı olarak bilgilendir ona gönderdiğin tüm uygunsuzlukları genel müdürlede paylaş akılcı omak duysal davranmaktan daha çok işe yarar.