PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Penguen Gıda'nın başarı öyküsü



okyanus
12.03.2007, 19:03
Babadan gizli şirket kurdular, ihracat şampiyonu oldular
Penguen Gıda’nun kurucuları Orhan ve Turhan Gençoğlu, sunta, çocuk bezi ve kibrit fabrikası açma girişimleri babaları tarafından engellenince, Penguen’i gizlice hayata geçirmiş. Şirket,10 yıldır işlenmiş meyve ve sebze ihracatında Türkiye çapında ilk üçe giriyor.


Penguen Gıda, bugün dondurulmuş gıda, konserve, salça, reçel, meyve preperatı, kurutulmuş meyve şekerlemesi, bal, komposto, turşu, hazır yemek ve sos üretimi ve ihracatında Türkiye’nin önde gelen firmalarından biri.

Avusturya, Danimarka, Hollanda, Norveç, İsviçre, Belçika, Finlandiya, İsrail gibi 25 ülkeye farklı isimler altında, Almanya, İngiltere, Amerika, Kanada ve Avustralya’ya ise kendi markasıyla ihracat yapıyor. İç pazarda da önemli pazar paylarına sahip olan büyük marketler için özel marka (private label) ürünler üretiyor.

Üretimin yüzde 70’i ihraç edilirken, geri kalanı iç piyasaya sürülüyor. Yalnızca Penguen markalı ürünler için yılda 14 bin ton konserve meyve-sebze, 21 bin ton donmuş meyve-sebze, altı bin ton reçel ve bal, dört bin 500 ton salça üretiliyor. 2004’te 23.3 milyon YTL’lik ihracat yapan şirketin 2005 ciro hedefi 69.5 milyon YTL.

Penguen Gıda, 1989’da Turhan ve Orhan Gençoğlu Kardeşler tarafından kurulmuş. Turhan Gençoğlu İngiltere’deki Leicester Üniversitesi’nde işletme, Orhan Gençoğlu İsviçre’deki Franklin Üniversitesi’nde ekonomi eğitimi görmüş. Sanayici olmak isteyen kardeşlere, tütün ihracatçısı olan ve 1993’te vefat eden babaları Mümin Gençoğlu karşı çıkmış.

ÖZAL İKNA ETTİ

Gençoğlu Holding’in Başkanı Turhan Gençoğlu, kuruluş aşamasında babaları ile yaşadıkları çekişmeyi şöyle anlatıyor: ‘Sanayiye girmeyi çok istiyorduk, babamız karşıydı. Önce sunta fabrikası açmak istedik. Babam o zamanın parasıyla, bir milyon mark kaporayı yakarak o işe girmemizi engelledi. Daha sonra, Türkiye’de hiç olmayan çocuk bezi, ameliyat eldiveni ve balon fabrikası kurmaya kalkıştık. Bu sefer de bizi ‘kağıttan bez mi olur’ diyerek vazgeçirdi. Bir süre sonra kibrit fabrikası kurmaya heveslendik, ondan da vazgeçirdi. Böyle olunca, ‘biz bir yatırım bulalım, babamıza son güne kadar haber vermeyelim’ dedik ve gıda sektörüne girmeye karar verdik.’

Babaları, bu sefer de ‘insanlar tazesi varken donmuşu yer mi’ diyerek karşı çıkmış. Kuruluş aşamasında aileden hiçbir destek almayan kardeşler, bütün kavgalara rağmen üretime başlamış. Babaları ancak, açılışa gelen dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal ona ‘evlatların geleceği çok parlak bir iş bulmuşlar’ deyince ikna olmuş.

İSPANYA’DA YAPILMIŞTIR!

İlk yıl, Penguen adı olmadan, hatta müşterinin isteğiyle kolilerin üzerine ‘İspanya’da yapılmıştır’ ibaresi koyarak satış yapmışlar. Dondurulmuş ürünlerle başladıkları üretime, ikinci yıl kornişon turşuyu eklemişler. Közlenmiş biberi Türkiye ve Avrupa’da endüstriyel olarak piyasaya ilk kez süren şirket, bu ürünün ihracat kapasitesini yılda bin 500 konteynere yükseltmiş.

Fabrikada yaz aylarında üretim, günde 500 bin adet konserveye kadar çıkıyor. Ayrıca, üretimde kullanılan bütün meyve ve sebzelerin geri dönüşümlü kontrolü mümkün. Örneğin bir bezelyenin hangi çiftçi tarafından hangi tarihlerde ekilip biçildiği gibi bilgilere ulaşılabiliyor.

Yeni sezon bezelyeyle açıldı

Penguen Gıda, yeni sezon açılışını Bursa’daki fabrikada, tüm personeliyle sezonun ilk ürünü olan bezelyeleri makinelere birlikte atarak yapıyor. Üç yıl önce başlayan ve gelenekselleşen açılışta, yönetim ekibi ve tüm işçiler bir araya geliyor. Bu yıl 24 Mayıs’ta gerçekleşen açılışta, 10’uncu yılını dolduran çalışanlara plaket verildi. Sezon içinde işçi sayısı iki bine çıkan Penguen Gıda’nın, 275 kadrolu personeli var. Ayrıca ürün alımı yaptığı altı bin sözleşmeli çiftçi bulunuyor.

Alman devletiyle ortak oldular

Penguen Gıda’nın yüzde 20’si 1998’den bu yana halka açık. Hisseler İMKB’de işlem görüyor. Şirket, 2001’de hisselerinin yüzde 14.5’ini Alman Hükümeti’nin resmi bir kuruluşu olan Alman Yatırım Bankası DEG’e satmış. Şirket, 1994’ten bu yana her yıl işlenmiş meyve ve sebze ihracatında ilk üçte yer alıyor. Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından son 10 yılda üç birincilik, üç ikincilik, dört üçüncülük derecesi almış. Avrupa Gıda Güvenliği Denetim Servisi’nden (EFSİS) üst düzey onay sertifikası alan Türkiye’deki tek firma olmuş. En büyük ihracat pazarı olan Avrupa’daki ‘Blue-chip’ gıda üreticileri ve perakende zincirleri tarafından A sınıfı üretici olarak belirlenmiş.

dgoksuluk
12.03.2007, 19:22
ben fabrikasını gezmiş ama begenmemiştim iki yıl once. daha cok insan gucune dayalı sistemle calısıyo fabrikası. otomasyon pek yok yani. buda riskleri arttırıyo bence.
saol bilgiler için.

sssensei
12.03.2007, 19:33
vay be dediğiniz gibi fabrika o kadar el ile çalışıosa ve beğenmediyseniz yurtdışında nası bu kadar başarılı olmuşlar acaba
belkide otomasyon yoktur ama titizdirler

Sinan COSKUN
12.03.2007, 22:51
Aslında otomatik sstemin olmayışı bi yönden iyi bi yönden kötü. Kötü tarafı bahsettiğiniz hijyen mevzusu iyi tarafı iş imkanı. Otomatik sistemler mal sahiplerini güçlendirirken işçi kesimini zor durumda bırakıyor. Paylaşım için teşekkürler ;) bu arada konu ilgili yere taşındı...

myilmazer
18.06.2008, 17:57
tamam penuen basarılı oomus olabılır ama urunlerını aldıgı cıftcıler ozellıkle salatalık tursu uretıcılerının paralarını vermedıgınıde bılmenıı ızterım arkadaslar bende bu olayın bızzat ıcındeyım magdur olduk yanı. koklu bır fırma olmuslar ama adam olamamıslar daha ......

cihann
31.07.2008, 06:43
peki 2002 yılındaki kadro daraltılmasından hatta almanyadan üretim analizcisi gelmesinin sebebi 3 yıl üst üste firmanın büyük zararlar göstermesi ve 2002 yılı kornişon sezonu sonunda 1 milyon kavanoz tengelman ve little adlı iki alman firmasına gönderilmeye hazır olan kavanozlar neden bir pazar günü herkese izin verilip forklift ve traktör yardımıyla devrilerek kaza süsü verildi.. o zamanın parasıyla kavanoz başına ortalama 10 frank kardan vazgeçmemek ve sigorta şirketinden zararın karşılanması olabilir mi? veya deck adlı ortağının almanyadananalizcigöndermesinin sebebi üst üste 3 yıl 6-7 milyon euro zarar gösterilmesi olabilir mi?

cihann
01.08.2008, 05:52
[aslında penguen deki hatlarda kullanılan pek çok makine otomastonla çalışabiliyor mesela bezelye dolum makinesi operatörsüz çalışabilmekte ama hala kornişonun ayıklayabilen ve ya közlenmiş biberin kabuğunu alabilen bi makine maalesef yok. bira vey a süt gibi bi sektör olmadığı için otomasyona geçirmek çok zor. ama mesela efes pilsen tamamen bilgisayar kontorolünde çalışmakta. sebzede scada sistemi kullanmak neredeyse imkansız ondandır.

şekerkız_
15.08.2008, 10:43
ben daha doğrusu biz bölümce üniv yaptığımız teknik gezide penguen ve kafkas fabrikalarını gezdik. penguen hiç de yukarılda anlatıldığı gibi bir fabrika değil insan eğilimine dayalı daha çok üretim yapılıyor ve hijyen olmadığı ilk bakışta anlaşılabiliyor penguen firmasının sahiplerini düzelmeye çağırmak en mantıklısı yurtdışı satışlarında 3. olmak her yiğidin harcı değil bu yüzden bare türkiyeyi iyi temsil edin türklerin malı ucuz mal gözüyle görmelerine izin vermeyin

Astana
21.02.2009, 23:40
penguenin malı ucuz değil, yani gerekenden fazla, ben yurtdışındayım ve Türkiye'den gıda ithalatı yapıyorum. penguen fabrikasına gittim alaka güzeldi ama fiyatları görünce şoke oldum, tat, tukaş ve tamekle çalıştım onların fiyatları daha uygun, onlar otomasyonla çalıştığı için maliyeti düşürüyor olabilirler ama bunu penguen de yapabilir. fabrikada daha az personel çalıştıracak ama uygun fiyat+daha çok sürüm=daha çok çiftçilik istihdamı.

onder r. aka
11.03.2009, 11:07
yani bu bitek penguendemi var sanıyorsunuz büyük firmalar nasıl büyük sanıyorsunuz çalışanları mühendisleri kaç para alıyor sosyal güvenlik şertları ne zannediyorsuznuz.:(