Düşünme stillerimiz iş ve yaşam sonuçlarımızı etkiliyor

Hepimizin algıda farklı bir seçiciliği vardır. Hepimiz çevremizdeki bilgi bombardımanı arasından farklı bilgileri seçeriz. Bu bilgileri farklı alır, analiz ve sentez eder, yeniden düzenler ve değerlendiririz. Çevremizde olanlardan sonuçlar çıkarır, buna göre kararlar verir ve geleceğimizi planlarız.


Albert Einstein (1879-1955):"Yaratmış olduğumuz dünya düşüncemizin ürünüdür. Düşüncemizi değiştirmeden bu dünya da değiştirilemez."

Harekete geçme şeklimiz ve zamanı da seçtiğimiz bilgiye ve bunu beynimizin nasıl işlediğine bağlı.

Düşünme stili beynimizin düşünme alışkanlığıdır. Düşünme stilinde iyi, kötü, olumlu, olumsuz, doğru ya da yanlış yoktur. Düşünme stilimiz ile elde ettiğimiz sonuçları karşılaştırdığımızda, nasıl düşündüğümüzün yaşamımızı şekillendirdiği ortaya çıkar. Yani, elde ettiğimiz iş ve yaşam sonuçlarını beğenmiyorsak, bu sonuçları üreten düşünme stilimizi sorgulamalıyız. Beğenmediğimiz bu sonucu üreten düşünme alışkanlığımızı analiz etmeli ve ancak bu düşünme stilimizi değiştirirsek istediğimiz sonucu elde edebileceğimizi bilmeliyiz.

Çok eski tarihlerden beri insanlar düşünceyi düşünmüşler. Bu alandaki ilk çalışmalar dil ve bilişsel filtreler üzerine Lesley Cameron-Bandler ve Richard Bandler tarafından 1970’lerde Amerika’da terapi amaçlı başlamış. Çalışmalarını düşünce değil “Temel Filtreler” ya da “Meta Programlar” olarak isimlendirmişler. İnsanın dünyayı algısı, bu algının zihinde nasıl temsil edildiği ve dış dünyaya nasıl yansıdığı, bu çalışmalarla derinleşmeye başlamış.

Düşünce Stilleri çalışmasına Fiona Beddoes-Joes 1995 yılında başlamış. Bugün geldiğimiz noktada ise düşünce stillerimizi 26 boyutta ölçmek ve daha sonra da farkındalık yaratarak geliştirmek mümkün hale geldi. Eposta aracılığı ile gönderilen bir davetiye ile ulaştığınız, web tabanlı olan ve 15-20 dakikada cevaplanan bir envanter ile, düşünme stillerinizi belirlemek mümkün. 27 sayfalık detaylı bir rapor ile güçlü olan ve gelişmesi gereken yönlerinizi tespit ederek iş ve yaşam sonuçlarınızı değiştirmek için yapmanız gerekenleri öğrenebiliyorsunuz.

İnsan kaynakları yöneticileri için de takım oluşturma, mevcut yönetim ve satış ekiplerinin düşünme stillerini öğrenmeleri ve takım üyelerini 26 düşünme stilinde birbirleriyle karşılaştıran bir rapor alarak yüksek performanslı ekipler oluşturmak için de düşünme stilleri yeni bilgiler sunuyor. Duyu odaklı, insan odaklı ve görev odaklı düşünme stili şeklinde gruplanan, gelecekteki kariyer başarısı açısından 12 konuda çalışanlara, yöneticilere ve satış profesyonellerine yardımcı olmakta:

1. Bilişsel dürtülerimiz

2. Bilişsel gelişim alanlarımız

3. Motivasyon profilimiz

4. Analiz ve karar verme profilimiz

5. Yönetici olarak stilimiz

6. Nasıl yönetilmek istediğimiz

7. İletişim profilimiz

8. Tercih ettiğimiz sunum stili

9. Liderlik profilimiz

10. Takıma katkılarımız

11. Bizi nasıl etkilerler

12.Değişim yönetimi profilimiz

Örneğin, reaktif düşünme stiline sahip olan kişiler;

- Değişim için koşulları hazırlamak yerine, ortaya çıkan duruma tepki verirler.

- Uygun analiz ve planlar bitmeden harekete geçmez, beklerler.

- Harekete geçmekte ve karara varmakta zorluk çekerler.

- Elindeki bilgileri tekrar ve tekrar gözden geçirirler.

Proaktif düşünme stiline sahip olan kişiler ise;

- Hareketi başlatır, hızla karar verip harekete geçerler.

- İşi bitirmek isterler.

- Sürücü koltuğunda oturmak isterler.

- Hızlı karar verirler.

-Hızlı karar ve hareketin riskini alırlar.

Bu iki düşünme stilinden birini alışkanlık haline getirmişseniz elde ettiğiniz sonuçlar da doğal olarak farklı olacaktır. Reaktif düşünme stiline sahip olup, proaktif düşünme stilinin iş ve yaşam sonuçlarını bekliyorsanız düşünme stilinizi değiştirmeden bu sonuçları da değiştiremeyeceğiniz kötü haberini vermek zorundayım.

Gelin bir de, Türkiye’de çok sık karşılaştığımız bir düşünme stili olan Prosedür Odaklı Düşünme stilini inceleyelim. Bu düşünme stiline sahip insanlar;

- Önceden belirlenmiş kural ve talimatların önemine inanırlar.

- Doğru ve kurallara uygun çalışmayı önemserler.

- İş ve yaşamda önceden belirlenmiş bir çerçeveyi tercih ederler.

- Belirsizlikle baş etmekte zorlanırlar ve belirsizlik durumlarında kaybolma riskleri vardır.

Bu düşünme stiline sahip bir kişinin elde edeceği iş ve yaşam sonuçlarının, değişen şartlar ve belirsizlikler içinde riskler alan kişilerle aynı olması mümkün mü? Prosedür odaklı düşünen kişinin, bir de aşağıdaki aynılıkçı düşünme stilini benimsediğinde, elde edeceği iş ve yaşam sonuçları sizce ne olacaktır?

- Alışkanlığı rahatlatıcı bulurlar.

- Alıştığı görevi aynı şekilde yapma eğilimi içindedirler.

- İstikrarı severler.

- Hızlı değişimleri sevmezler.

- Benzerlikleri fark ederler.

- Bilineni ve kanıtlanmışı, bilinmeyene ve kanıtlanmamışa tercih ederler.

Bunların dışında bazı düşünme stilleri ve elde ettikleri sonuçları sunmak istiyorum.

1. İçe Dönük Düşünme: Kendi yargılarına ve standartlarına güvenir, kendisinin haklı olduğuna inanır. Geribildirimi göz ardı edebilir.

2. Dışa Dönük Düşünme: Başkalarından gelecek geribildirime güvenir ve yokluğu halinde kendisini kaybolmuş hisseder. Başkalarının haklı olduğuna inanır.

3. Uyumcu Düşünme: Uyum sağlamayı arzu eder, insanlarla karşı karşıya kalmaktan hoşlanmaz ve meydan okuyucu olmaktan uzak bir yaklaşımı benimser. 4. Meydan Okuyucu Düşünme: Ne yapacağının söylenmesinden hoşlanmaz, kışkırtır ve meydan okur; tartışmacı olabilir.

5. İşbirlikçi Düşünme: Diğerlerini işe katar, bilgiyi paylaşır, her zaman takım ortamını tercih eder.

6. Rekabetçi Düşünme: Kazanmak ister, diğerleriyle rekabet etmekten hoşlanır, kendi performansını geliştirme çabası gösterir.

7. Yönelimli Düşünme: Amaçlara ve hedeflere odaklı, geleceğe dönük ve olumlu bir tutum izler.

8. Sorun Odaklı Düşünme: Mevcut ve potansiyel sorunlara odaklıdır. Acil durum planları yapar, kaygı düzeyi yüksek olabilir.

9. Ayrıntı Yönelimli Düşünme: Ayrıntılara ihtiyaç duyar, ayrıntılara dikkat eder ve ayrıntılı iş üretir.

10. Stratejik Düşünme: Çoğu zaman önemli noktalara dikkat ederek genel ilkelere ve özet bilgilere odaklanır.

11. Yaratıcı Düşünme: Birden çok görev ve olayları “geriye ve ileriye doğru” tekrar düşünür, dağınık bir çalışma ortamı vardır. Yaratıcılığını kullanabileceği işlerden hoşlanır.

12. Mantıksal Düşünme: Sistemli ve ardışık; düzenli ve yapı yönelimli; bir seferinde bir işi tamamlama eğilimindedir.

13. Seçenekli Düşünme: Fırsatları, olasılıkları ve alternatifleri araştırır; sınırlı seçeneklerden hoşlanmaz; yaptığı işlerin üzerine ekler.

Sonuç olarak, bugüne kadar belirlenmiş olan 26 düşünme stilinden hangilerini kullanmayı alışkanlık haline getirdiğinizin farkına varmanız, bundan sonra elde edeceğiniz iş ve yaşam sonuçlarını değiştirme fırsatını sağlayacaktır. Gerçek güç ise, karşılaştığınız durum ve şartlara uygun esnekliğe sahip olmanız. Elde ettiğiniz iş ve yaşam sonuçları, düşünme stilinizdeki esnekliğinizin sonuçlarıdır.

Beynimiz bilgisayarın donanımı, zihnimiz bu donanım üzerine kurulmuş olan yazılım, düşünme alışkanlıklarımız ise bizim kullanma alışkanlığı edindiğimiz programlardır. Aynı programları kullanarak aynı şeyleri yapabiliriz. Ancak yaratıcı ve esnek olduğumuzda, elde edeceğimiz iş ve yaşam sonuçları, gelecek kariyer başarılarımızı oluşturacaktır.

Vedat Erol

Vision Europe Genel Müdürü / Eğitim ve Yönetim Danışmanı