4 sonuçtan 1 ile 4 arası
  1. #1
    Yüksek Lisans Üye
    Üyelik tarihi
    23 Feb 07
    Yaş
    39

    Mesajları
    794
    Konuları
    130
    Eklentileri
    5
    Kredisi
    263
    Harcanan
    0
    Kalan
    263

    Standart EĞİTİMİN DARBOĞAZLARI

    Dünyada ve ülkemizde eğitim adına neler olup bitiyor? Eğitim alanında ileriye yönelik atılan adımlar neler? Dünyada, eğitim alanındaki gelişmeler yanında, yaşanan sorunlar neler? Ülkemiz açısından durum ne? Bu soruların, birer eğitimci olarak herbirimizi yakından ilgilendirdiğinden kuşku yok. Eğitim alanındaki yenilikler, gelişmeler başlıbaşına ele alınması gereken bir konu. Bu konuyu ayrı bir toplantıda değerlendirmek gerek. Çünkü yeniliklere, gelişmelere kayıtsız kalmamız düşünülemez.

    Ancak günümüzde, özellikle öteki ülkelerin örnek olarak aldığı başta Amerika, İngiltere, Almanya gibi ülkelerde eğitim alanında çalan tehlike çanları, sorunlar üzerine gitmemizi öncelikli kılıyor. Ülkemizde de eğitim alanında ciddi sorunlar yaşandığı bir gerçek.

    Eğitim... Eğitim... Eğitim...

    Büyük önderimiz Atatürk’ün dediği gibi “Eğitimdir ki bir ulusu ya özgür, bağımsız, şanlı, yüce bir toplum halinde yaşatır veya bir ulusu esirliğe ve sefalete terkeder.”

    Ulusal değerlerden, bilimsellikten yoksun eğitim sistemi bir ülkenin hastalıklarının ana kaynağıdır. Şu anda birçok ülkede ve ülkemizde taklit edilen Amerikan eğitim sisteminin çöküşü Nisan 1983’te yayınlanan ABD Federal Hükümetinin kurduğu Eğitim Komisyonu tarafından hazırlanmış ‘A Nation At Risk’ adlı raporda ortaya konmuş ve bu çöküşün sebebi olarak da ‘ÖZGÜRLÜKÇÜ EĞİTİM ‘ felsefesi gösterilmiştir.

    Jean Jacques Rousseau’nun ‘ilerleyen’ eğitim hareketini hayata geçiren pragmatist filozof John Dewey’dir. Logosu da ‘bırakın tabiat yolunu çizsin’dir. 20. yüzyılın başlarında J.Dewey önderliğinde ABD’de özel okullarda bazı denemeler yapılmaya başlanmış ve 1950’lerden itibaren de özel ya da devlet, bütün okullar ‘ilerleme’ okulları haline getirilmişlerdir.

    20.yüzyılın başlarında, insanlar boş vakitlerinde bilim ve sanatla ilgilenip bunları anlamaktan zevk alırken, şimdilerde uyuşturuculara sığınıp hayatın gerçekleri ile baş edememenin girdabına sürüklenmişlerdir. Şu anda ABD’de ebeveynler çözümsüzlük içindedirler.

    20.yüzyılın ilk yarısında dünyanın en iyi eğitim sistemini uygulayarak dünya liderliğine soyunacak güce ulaşan ABD’nin, 1950’lerden itibaren uygulamaya başladığı bu sistemin sonunda geldiği nokta ise ;

    Liseyi bitiren öğrencilerin %20’si okur-yazar değildir.
    Gençliğin büyük bir bölümü uyuşturucu ve fuhuş batağındadır; çetelerin avı durumundadır.
    Sapık tarikatların sayısı 4000’e yaklaşmaktadır.
    Suç işleme oranının en yüksek olduğu yerdir.
    Sonuçta; bilgisiz, aklı, mantığı, muhakemesi gelişmemiş sanal bir gençliğe sahip olmuşlardır.

    Eğitimlerini çıkmaza sokan bu eğitim felsefesini, ‘Bize bir ülke empoze etmiş olsaydı, bunu bir savaş sebebi sayardık.’ diye eleştiren ABD’li eğitimcilerin feryadına kulak vermek yerine, bu vahim sistemi savunmak gafletten öte bir aymazlıktır.

    Bilgi çağı. Adı üzerinde “bilgi”nin çağı. Ona ulaşmak, yeni bilgiler üretebilmek, doğru yargılara ulaşabilmek... Bu öncesiz (ezeli) ve sonrasız (ebedi) hazzın, bilgi edinme hazzının yerine kalkıp hem de bilgi çağında ‘tuşa dokun, bilgi gelsin’ hazırcılığını Türk gençliğine öğretim mucizesi diye sunmak çocuklarımıza ne büyük haksızlık değil mi?

    Bu anlayış, bir teknoloji esaretinden ve zavallı ‘sanal gençlik’ sonucundan başka bir kazanç sağlayamaz.

    ABD’de durum bu iken ya Avrupa’da neler olmaktadır? Örneğin Alman eğitim sisteminin bugün geldiği nokta? Bunu araştırdığımda şu çarpıcı ve iç açıcı olmayan durumla karşılaştım:

    Alman SPIEGEL dergisinin Mart 2002 sayısının özel ekinde yayınlanan ‘Alman Eğitim Sisteminin Çöküş Nedenleri ve Çözüm Önerileri’ adlı araştırma, gerçeği bütün çıplaklığıyla sergilemektedir.

    Bu araştırmaya göre;

    Almanya’daki ebeveynler, öğretmen ve politikacılar şok yaşıyorlar.
    OECD ülkeleri arasında; Dil Bilgisi, Matematik ve Fen Bilgilerinde Alman öğrenciler son sıralarda yer almaktadırlar.
    Almanya’ya yeni bir okul kültürü gerekmektedir.
    Bu sonuca gelinmesinin nedenleri ise;

    Alman olmayan öğrencilerin sisteme yeterince dahil edilmemesi,
    Ailelerin çocuklarını anaokuluna göndermemeleri ya da ilkokula 1 yıl geç yazdırmaları,
    “Disiplin” ve “Denetim”in olmayışı,
    Okulların yarım gün eğitim vermesi,
    Erken yaşta çocukların bilgi ve yeteneklerine göre ayrılmaları, bir başka deyişle “eleme”,
    Özel ders ticareti olarak sıralanmaktadır.


    ABD ve Alman eğitiminin son durumlarını yansıtan bu raporları incelediğimde, ülkemde eğitim alanında yaşanan problemlerin önemli bazı kaynaklarını görmem zor olmadı. Güney Kore, Japonya, Finlandiya ve bir kısım Kuzey Avrupa ülkelerinin dışındaki ülkelerde eğitim, bizim eğitimimizden de kötü durumda. Ama ülke olarak, başka ülkelerin eğitim sistemlerini, özümüze ve doğru eğitim prensiplerine uyup uymadığına ve sonuçlarına bakmadan model olarak uygulamaya devam edersek, korkarım bizim çöküşümüz daha hızlı olacak.

    Giderek arttığı gözlenen öğrenci davranış bozuklukları, bugün, en ciddi bilinen eğitim kurumlarımızda bile görülür olmuştur. İlişkilerde toplumsal değerler göz ardı edilir hale gelinmiş; çevrenin olumsuz etkilerinin önlenemeyeceği öne sürülerek okullarda neredeyse bir şey yapılamaz duruma gelinmiştir.

    Kuşkusuz gelişmelere kayıtsız kalamayız. İyi örneklerden yararlanacağız. Ama bu yararlanma eğitimin doğru değerlerinden uzaklaşmadan olmalı. Yoksa ‘çantasız eğitim’, ‘tahtasız, tebeşirsiz eğitim’, ‘önlüksüz, formasız eğitim’, ‘öğrenci merkezli eğitim’ gibi içi boş sloganlar sanırım bizi ‘öğretmensiz eğitime ‘ götürecek ki işte o zaman ne koruyacağımız gençlerimiz ne de ülkemiz kalacak. Buna bir de uzun süredir öğretmen yetiştirmediğimizi de eklersek...

    Kılık kıyafette; özgürlük adına, kişilik kazanma adına yapılanlar ‘öğrencinin öz disiplin geliştirmesi’ne olumsuz etki yapmaktadır. Kılık kıyafete “şekilcilik” açısından yaklaşılmamalı; “çalışma disiplini” nin bir parçası olarak görülmelidir. Öğrencinin “aidiyet duygusu” ile kılık kıyafetin doğrudan ilgisi vardır. Bir okula mensup olmak, formasını taşımak; “sorumluluk” kazanımlarını artırır.

    Çanta... Neredeyse, sorumlulukla özdeş. Yüke dönüştürülmemiş günlük ödevlerin okul – ev arasındaki, köprüsü gibi.

    Yanlış çeviri olsa gerek, şu “öğrenci merkezli eğitim”. Doğrusu “öğrenme merkezli eğitim” olmalı. Neden mi? Çünkü öğrenme “karşılıklı etkileşim”dir. Öğretmen – öğrenci; öğrenci – öğrenci etkileşimi. Bu etkileşimin ürünü de: Öğrenme.

    Üstüne üstlük, ÖSS sınavlarına hazırlık sebebiyle öğrencilerimiz liselerimizin son sınıflarına devam etmemektedirler. “Sahte sağlık raporları”yla devamsızlığa kılıf uydurulmuş; bu durum lisenin küçük sınıflarına da yansımıştır; devamsızlık da kimi gençlerimizin çete, fuhuş ve uyuşturucu tuzağına yakalanmalarına yol açmıştır. Kökü dışarıda sapık tarikatlar ( Satanizm gibi ... ) gençlerimizi tehdit altına almıştır; madde kullanımı ve bağımlılığı ( extasy, uyuşturucu, ... ) yaygınlaşmaktadır.

    İlköğretim 8. sınıf öğrencileri için de durum farklı değildir. LGS’ ye hazırlık bahanesiyle; öğretim yılının ikinci yarısı,sahte sağlık raporlarıyla devamsızlığa sahne olmaktadır. Bu durum “eğitimde kalite”nin gün geçtikçe daha da düşmesine neden olmaktadır.

    Ekonomik durumumuza, milli gelirimize, ulusal birliğimize, caddemize, parkımıza, ormanımıza, hapishanemize... baktığımızda eğitimdeki başarımızı (!) açıkça görürüz.

    Uzunca süredir, “eğitimde kalite” arayışlarına girilmiştir. Toplam kalite yönetimi önem kazanmıştır. Ne olmuştur da “kalite” aranır duruma düşülmüştür? Öğrenmenin gerçekleştiği alanlarda istemeyerek de olsa uygulama yanlışları mı yapılmıştır?
    //erolaltaca okulları//


    •    Alt 06-02-2007'den beri

      Advertising

      advertising
      Mesajları
      1
      Konuları
      0
      Eklentileri
      0

        
       

  2. #2
    Yrd. Doç. Dr. Eagleking06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21 Feb 07
    Yaş
    37

    Mesajları
    1862
    Konuları
    209
    Eklentileri
    5
    Kredisi
    322
    Harcanan
    0
    Kalan
    322

    Standart Cevap: EĞİTİMİN DARBOĞAZLARI

    hmm önemli bi konu bilgileri için saol

  3. #3
    KURUCU Sinan COSKUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06 Feb 07
    Yaş
    38

    Mesajları
    2238
    Konuları
    195
    Eklentileri
    51
    Kredisi
    2742
    Harcanan
    0
    Kalan
    2742

    Standart RE: EĞİTİMİN DARBOĞAZLARI

    Alıntı fooden Nickli Üyeden Alıntı
    Üstüne üstlük, ÖSS sınavlarına hazırlık sebebiyle öğrencilerimiz liselerimizin son sınıflarına devam etmemektedirler. “Sahte sağlık raporları”yla devamsızlığa kılıf uydurulmuş; bu durum lisenin küçük sınıflarına da yansımıştır; devamsızlık da kimi gençlerimizin çete, fuhuş ve uyuşturucu tuzağına yakalanmalarına yol açmıştır. Kökü dışarıda sapık tarikatlar ( Satanizm gibi ... ) gençlerimizi tehdit altına almıştır; madde kullanımı ve bağımlılığı ( extasy, uyuşturucu, ... ) yaygınlaşmaktadır.
    Tam 60 gün devamsızlığım vardı. Bunun 37 günü rapordu 23 günü normal devamsızlık. Sınıfta kalacaktım müdür yardımcısı malatyalıydı 10 gün aşağı çekti. Bende tekrar 19,5 a çıkarmıştım. Malum 99 senesinde (ilk girdiğim sene) sınav soruları çalınmıştı ve ileri tarihe atılmıştı sınav.
    Eğitimde böyle saçmalıklar darboğazlılık oldukça bu tür şeylerde olacaktır. Lise 2 ve 3 te ilk dönemler sahte karne yapmıştım ya

  4. #4
    Prof. Dr.
    Üyelik tarihi
    10 Feb 07

    Mesajları
    2724
    Konuları
    54
    Eklentileri
    14
    Kredisi
    763
    Harcanan
    0
    Kalan
    763

    Standart Cevap: EĞİTİMİN DARBOĞAZLARI

    güsel bi yazıydı zevkle okudum

Advertising

Advertising

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  


HAKKIMIZDA

    GIDA GÜNDEMİ 2007 YILINDA FORUMFOOD.NET İSMİ İLE YOLA ÇIKMIŞ, BUGÜN 150 000 İN ÜZERİNDE ZİYARETÇİ SAYISI İLE SEKTÖRE HİZMET ETMEKTEDİR.

TAKİP EDİN

Twitter Facebook youtube Flickr RSS Feed