Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu pek çok vitamini ve minerali kırmızı etten karşılıyoruz. Peki, bu vitamin ve mineralleri karşılamak amacıyla tükettiğimiz kırmızı et?

Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu pek çok vitamini ve minerali kırmızı etten karşılıyoruz. Peki, bu vitamin ve mineralleri karşılamak amacıyla tükettiğimiz kırmızı et sadece kırmızı et mi?

Uzun yıllar insanlar yüksek kolesterol endişesiyle kırmızı et tüketimini azalttılar. Daha sonra hayatımıza ezber bozan önerileri ile Karatay, Dukan ve Taş Devri gibi farklı beslenme kitapları girdi. Bu kitaplar sayesinde kırmızı et yemenin önemini anlamış olduk. Kırmızı et protein, demir, çinko ve B proteini yönünden oldukça zengindir. Özellikle de çocukların gelişiminde gerçekten büyük önem taşır. Ancak günümüzde ?antibiyotikli kırmızı et?, tartışmaları o kadar büyüdü ki, çocuklarımız için veya kendimiz için gerçekten sağlıklı et tüketip tüketmediğimiz konusunda tereddütlerimiz olmaya başladı.

Hayvanlar Demir Eksikliğinden Ahırların Paslanmış Metal Aksamlarını Yalıyorlar
Demir verilmeyen hayvanların etleri daha çok pembe oluyor ve hayvanlar demir eksikliğinden ahırların paslanmış metal aksamlarını yalıyorlar. Henüz sekiz aylıkken aslında küçücük olması gereken danalar, verilen hormonlar sayesinde kocaman görünüyorlar. Yediğimiz etten, sütten, yoğurttan bol miktarda hormon ve antibiyotik alıyoruz.
Bu hormonlu ve antibiyotikli etleri tüketen bizler ve çocuklarımız antibiyotiğe karşı bağışıklık kazanıyoruz. Bu yüzden de, hastalandığımızda antibiyotik alsak bile iyileşme sürecimiz oldukça uzuyor. Henüz çocuk yaşta olanlar ergenliğe erken adım atıyorlar, çocuklarımız gıdalardan aldıkları bu hormonlar yüzünden erken gelişen metabolizmalara sahip oluyorlar.
UZMANLAR HAYVANLARIN GDO?SUZ YEMLERLE HATTA?
Bu şekilde sorunların yaşanmaması için uzmanlar hayvanların GDO?suz yemlerle hatta mümkünse anne sütü ve protein bakımından zengin yonca, arpa ve yulafla beslenmesi gerektiğini söylüyorlar. Hayvancılıkta veteriner hekim kontrolünde hastalık oluşmadan önlem alınması gerektiğini vurguluyorlar.