Kovid-19 salgını dünya genelinde gıda ihtiyacını gündeme getirdi. Ülkelerin gıda temini tek başına yeterli değil. Salgın gibi sağlığı tehdit eden durumlar karşısında insanların en önemli silahlarından biri bağışıklık. Bunun için de kaliteli gıdaya ihtiyaç var.

Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş, Kovid-19 salgınının gıda güvenliği endişesi yarattığını belirterek, gıda güvenliğinin halk sağlığı olarak ele alınmasını istedi. Kamu eliyle tarımda üretim deseni oluşturulması ve alım yapılması gerektiğini vurgulayan Ortaş, gençlerin köye dönüşünün teşvik edilmesinin önemli olduğunu belirtti. Ortaş, Tarım Üniversitesi kurulmasının ya da mevcut ziraat fakültelerinin güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.

Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş 'Salgın, tarım ve gıda güvencesi' konusundaki değerlendirmesinde özetle şu görüşleri dile getirdi:
Kovid-19 ve gıda endişesi
Kovid-19 salgını ile vücut direnci ve bağışıklık sisteminin önemi yeniden daha yüksek sesle dillendirilir oldu. İnsanların bugüne kadar karşılaşmadığı bir virüs türünün öldürücü etkisinden kurtulmak/kaçınmak için zorunlu olarak birbirleri ile temas etmemeleri, izole olunması dışında başka bir çözüm olmadığı için de evde kalınması istendi. İnsanlardan beklemedikleri bir anda evde kalmaları istendiğinde dünyanın hemen hemen her ülkesinde gıda tedariki için marketler yağmalandı. 7.8 milyar insan Maslow'un belirttiği ihtiyaçlar hiyerarşisinin tepesindeki fizyolojik gereksinimlerin (besin temini, sağlık) nasıl sağlanacağından endişe etti.

Salgın son iki ay içinde gıdasız yaşamın devam ettirilemez olduğu ve bu bağlamda dünyanın gelişmiş ve gelişmemiş ülkelerinde diğer ihtiyaçların ve ilişkilerin tarım ve gıda güvencesi ekseninde biçimlendirilmesinin gerekliliğini düşündürdü.

Gıda güvencesi, gıda kalitesi ve bağışıklık
Salgın ile birlikte sağlık bilimcileri, sağlıklı, düzenli ve dengeli beslenmenin virüsle ve başka birçok hastalıkla baş etmede etkin ve çok önemli bir mekanizma olduğunun üzerinde durdular. Beslenme ile ilgili önerileri ise, dengeli besinler içinde protein, karbonhidrat, vitamin, belirli mineraller ve antioksidanları içerecek gıdaların dengeli ve yeterli düzeyde alınması şeklinde. Gıda güvencesi yalnız yeteri kadar gıdanın ulaşılabilir olmasını gerektirmiyor aynı zamanda gıda kalitesi ve gıdaların besin elementi ve vitamin içeriğinin yeterliliği de önemli.


Halk sağlığı ekseninde gıda güvencesi

Gıda güvencesinin bütünlüklü bir yaklaşımla bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınması ve insanın sağlıklı-dengeli beslenme olanaklarına sahip olması ve gıdaya erişimin sağlanması gerekli. Tarımsal üretimin güvencesi ve beslenme kaynağı toprağın sürdürülebilir eksende organik karbon bütçesi ile güçlendirilmesi sağlıklı gıda için elzem.

Bütünlüklü bir bakış açısıyla toplum sağlığı, gıda güvencesinin ve kalitesinin sağlanması için öncelikle Sağlık Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve bilim kuruluşlarının birlikte çalışmasını gerektiriyor. Bu bağlamda gıda güvencesinin sağlanması, sağlık öncesi önlemlerin alınması için ülkenin tarım ve sağlık politikalarının amaca uygun olarak planlanması son derece önemli.


Hani tedbirler alınmalı?

Prof. Dr. İbrahim Ortaş sürdürülebilir yaşamın devamı için alınması gereken tedbirleri şöyle sıraladı:

Toplum sağlığı bir halk sağlığı sorunu olarak görülmeli. Bireyler, tek tek hastalanıp doktora gitmeden önce, gereksinim duydukları gıdaları yeterli ve dengeli şekilde alabilmesi için gerekli gelire kavuşmalı.
Ülkenin nüfus ve tüketim verileri ekseninde üretim planlanması yapılmalı. Kamu eli ile üretim desenleri oluşturulmalı ve destekleme alımları yapılmalı.
Kentlerde nüfus yoğunlaşması sınırlandırılmalı. Gençlerin yeniden köye dönüşü teşvik edilmeli ve tarımda üretici olması için birçok yönden desteklenmeli.
Tarım doğanın bir parçası ve yapılma şekli doğanın ekolojik koşullarına bağlı. Dolayısıyla tarımsal üretim belirli bir denge ekseninde yönetilmeli.
Ülkenin ihtiyacı olan et ve süt ürünleri kamu tarafından üretilmeli ve vatandaşa da soğuk hava ortamı hizmeti sağlanabilmesi için et balık kurumu yeniden organize edilmeli.
Başta endemik bitki ve hayvan türleri olmak üzere biyoçeşitlilik korunmalı. Tarım yeniden ekolojinin ilkelerine göre organize edilmeli.
Tohum ıslahı ve teknolojilerine yatırım yapılmalı ve yerel tohumlar sürdürülebilir şekilde çoğaltılmalı ve korunmalı.
Toprak ve su kaynaklarının canlılığının ve üretkenliğinin korunması için acil önlemler alınmalı.
Ülkemiz topraklarında eksikliği görülen mikro elementlerin neden olduğu ?gizli açlık? sorununun giderilmesi için temel NPK (azot, fosfat, potasyum) gübrelerine çinko, selenyum ve iyot gibi mikro elementler de ilave edilerek zenginleştirilmeli.
Tarım için gerekli olan enerji, dışa bağımlılıktan kurtulmak için, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla sağlanmalı, doğal kaynaklardan enerji üretim teknolojilerine yatırım yapılmalı.
Toplum sağlığı doğrudan tarım ve gıda güvenliğine bağlı olduğu için Tarım ve Sağlık sorunu kamu tarafından birlikte organize edilmeli ve desteklenmeli.
Türkiye?nin eğitim, bilim ve araştırma politikası belirlenmeli. Tarım konusunda temel ve uygulamalı araştırmalar yapan uluslararası ölçekte nitelikli öğrenci yetiştirecek bir Tarım Üniversitesi kurulmalı veya var olan Ziraat Fakülteleri güçlendirilmeli.