3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    Sinan COSKUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Sinan COSKUN çevrimdışı Üyelik tarihi: 06.02.2007 Son online zamanı: Dün

    Mesajları
    1654
    Konuları
    4126
    Eklentileri
    51
    Kredisi
    2737
    Harcanan
    Yönetici
    Kalan
    Yönetici

    Gıdanın Geleceği "Fonksiyonel"

    Gıda sektöründe tüketicinin beklentilerine bağlı olarak radikal bir değişim yaşanıyor. Fonksiyonel gıdalar, hayatımızın önemli bir parçasını oluşturacak. Sektör temsilcileri ise yatırımlarda "büyük" oynuyor.

    Bugünlerde gıda ürünlerinin reklamlarında şu tür sloganları duymaya başladık: “2 haftada bağırsak faaliyetini düzenlemeye yardımcı olur! Kalp ve damar sağlığını korur. Sindirim sistemini düzenler. Vücudun direncini arttırır, bakterilere karşı korur. Yaşlanmayı geciktirir...” Bu reklamlar, probiyotik yoğurtlar, kalsiyum destekli margarinler, light ürünler, A-C-E vitaminli meyve suları, yaşlılar ve çocuklar için özel süt ürünleri vb. için yapılıyor.

    Kısa bir sürede yükselişe geçen bu eğilime "fonksiyonel gıda" deniyor. Fonksiyonel gıdayı genel olarak tanımlamak gerekirse, "endüstriyel katma değer" sonucu gıdada oluşan farklı türevler diyebiliriz. Başka bir ifadeyle, tedavi edici etkisi olan, ilaç olmayan gıdalar olarak adlandırmak da mümkün. Kuvvetlendirilmiş, zenginleştirilmiş, geliştirilmiş gıdalara ve diyet takviyelerine kadar bütün gıdalar fonksiyonel gıdaların kapsamına giriyor ve bu gıdalar bedensel faydaların yanı sıra psikolojik rahatlık sağlıyor, hastalık risklerini de azaltıyor. Fonksiyonel gıdaların içindeki bileşenler ürünün doğal yapısında bulunabildiği gibi üretim sırasında da gıdaya eklenebiliyor.

    Uluslararası bir araştırma kuruluşu olan HealthFocus’un yaptığı araştırmaya göre, her 10 tüketiciden 9’unun satın alma kararını, 1. derecede "sağlık" kriteri etkiliyor. Lezzet ve fiyat ise daha geri sıralarda yer alıyor. Aynı araştırmaya göre, ürün tercihlerinde sağlığı hiç önemsemeyen ya da nadiren dikkate alan tüketicilerin oranı ise yalnızca yüzde 6 düzeyinde. HealthFocus International’ın başkanı Linda Gilbert; "Tüketici davranışlarında son yıllarda köklü bir değişim göze çarpıyor. Bugün markette alışveriş yapan tüketici, sağlıklı ve fonksiyonel gıdaları bulup, ele geçirmeye çalışan bir safari avcısı gibi. Yalnızca yaşlılar değil, gençler de sağlığa odaklanmış durumda. İyi görünmek ve kendilerini iyi hissetmek istiyorlar" diye konuşuyor.

    Bu sonuca göre, 90’lı yıllara damgasını vuran "lezzet çılgınlığı" geride kaldı. Lezzetli ve bir o kadar da sağlığa zararlı olan yiyecekler tarihe karışacak gibi gözüküyor. Hızlı ve hareketsiz olan yeni yaşam biçimleri, yeni yüzyılda bu trendi büyük bir güçle destekleyecek gibi gözüküyor... Gelişmiş toplumlarda yaşam süresinin giderek uzamasıyla, hastalanmalara karşı daha duyarlı bir nüfus dilimi oluşuyor. Metabolizmaya yararlı, hastalıklardan korunmaya yardımcı fonksiyonel gıdaların yıldızı her geçen gün daha fazla parlıyor.

    Gıda sektörü de tüketim tercihlerindeki bu değişimin farkında olduğu için büyük bir hızla yeni ürünler geliştiriyor, arka arkaya piyasaya sürüyor. Türkiye’deki fonksiyonel gıda pazarında probiyotik süt ürünleri, kalp sağlığı için margarinler, çocuk beslenmesine yönelik ürünlerin yanı sıra "diş dostu" sakızlar, bitki çayları gibi ürünler de giderek daha çok rağbet görüyor.

    Dünya Pazarı 50 Milyar Dolar

    Dünya pazarına baktığımızda fonksiyonel gıdanın her yıl yüzde 10 oranında büyüdüğünü görüyoruz. 2000 yılında 28 milyar dolar olan pazar büyüklüğü 2003’te 30 milyar dolara ulaştı. 2005 yılı itibariyle de rakamın 50 milyar doları yakaladığı tahmin ediliyor. Bu rakam, yalnızca etiket üzerinde sağlığa ilişkin iddialar bulunduran ürünleri kapsıyor. Herhangi bir beyan bildirmeden sağlık üzerinde belirli faydaları olduğu bilinen ürünler de eklendiğinde oranlar daha da büyüyor.

    ACNielsen’ın verilerine göre, 2005 sonu itibariyle dünyada probiyotik yoğurt pazarı, toplam yoğurt pazarı cirosunun yüzde 8.4’lük bölümünü oluşturuyor. Gelişmiş ülkelerde bu oran çok daha yüksek. Fransa’da probiyotik yoğurt pazarı toplam yoğurt pazarının yüzde 14’ünü oluştururken, İspanya’da da bu oran yüzde 17’ye ulaşıyor. Dünya çapında probiyotik yoğurt pazarı yılda yüzde 15 ile 20 arasında büyüyor. Amerika, Avrupa ve Japonya global fonksiyonel gıda pazarından eşit pay alıyor. Yani dünyada fonksiyonel gıda pazarının yaklaşık 3’te 1’ini de Japonya elinde tutuyor.

    Türkiye’de 55 Milyon YTL’yi Aştı

    HTP Araştırma ve Danışmanlık Modelleme ve Analiz’in verilerine göre, Türkiye’de 2005’in son 9 ayında, hanelerin fonksiyonel gıda harcaması 55 milyon YTL’ye ulaştı. Bu rakam bir önceki yılla kıyaslandığında, hane içi harcamalarda yüzde 96 oranında bir büyümeye işaret ediyor. HTP Araştırma ve Danışmanlık Modelleme ve Analiz Grup Lideri Utku Doğruak, yaptığı açıklamada; "Pay hala çok küçük. Ancak, önceki yıllara göre önemli bir artış gözleniyor. 2005’in son 9 ayında fonksiyonel gıda penetrasyonu yüzde 35 oranında gerçekleşti. Bir önceki yıla göre 10 puanlık bir artış var" diyor. Dünya pazarı ile karşılaştırıldığında çok geride olsa da, Türkiye’de de fonksiyonel gıda pazarı hızla gelişiyor. Yaşar Holding Gıda Grubu Pazarlama Direktörü Kaan Tanık, "Dünyada artan sağlık bilincine ve tüketicilerin fonksiyonel besinlere olan talebine paralel olarak bu pazarın önümüzdeki yıllarda yüzde 11’lik bir hızla büyümesini bekliyoruz" diyor.

    Yabancı Şirketler Gözünü Türkiye Pazarına Dikti


    Türkiye’deki fonksiyonel gıda pazarı, gelişime açık yapısıyla yabancı şirketlerin ilgi odağı. Türkiye’nin bu tip yenilikleri çok hızlı benimseyen bir ülke olması ve tüketicinin artan ilgisi, yabancı şirketlerin bu alandaki yatırımlarını artırma kararı almasında etkili oluyor. Örneğin Unilever fonksiyonel gıda için yatırıma hazırlanıyor. Unilever Türkiye Pazarlama Müdürü Gazanfer İbar, 2007 yılı içinde yaklaşık 3-4 milyon euro’luk bir yatırım ayırarak, kolesterol düşürücü ürünle pazara girmeyi planladıklarını açıkladı. Fonksiyonel ürünler konusunda birçok firmanın tetikte olduğunu söyleyen İbar, "Bu alanda herkes hazırlık yapıyor. Kimin, hangi ürünle pazara gireceği belli değil. Potansiyel çok yüksek" diyor.

    Danone Türkiye’yi Yatırım Üssü Yapacak


    1999 yılında “çocukların sağlıklı büyümelerine yardımcı olma” söylemi ile piyasaya sunduğu ürünlerin ardından, geçtiğimiz yıl piyasaya sunduğu probiyotik yoğurt Activia ile pazara hızlı giren Danone, Vital süt serisi ile portföyüne yeni bir fonksiyonel gıda eklemiş oldu. Hamile anneler için Danone Vital 1, formlarını kaybetmek istemeyen anneler için Danone Vital 2 ve yaşı ilerlemiş, kemik yapısını korumak isteyen anneler için Vital 3 serisini üreten Danone, yeni ürün gruplarıyla pazar payını arttırmanın peşinde. Groupe Danone’nin Türkiye’yi önemli bir yatırım üssü olarak gördüğünü söyleyen Danone Ürün Pazarlama Müdürü Gökhan Öğüt, Groupe Danone bünyesinde faaliyet gösteren Danone Vitapole’de (Danone Uluslararası Araştırma-Geliştirme Merkezi) ürünlerin geliştirilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirterek bu birikimlerin Türkiye pazarını da etkileyeceğini söylüyor.

    Türk Şirketleri de Atakta

    Sütaş, Pınar, Ülker gibi devler bu alanda strateji geliştiriyor. Ayrıca, Otacı ve Altınkılıç gibi "nişlere" odaklanan orta ölçekli şirketler de var. Kurtsan İlaçları Yönetim Kurulu Başkanı Meltem Kurtsan, Türkiye’de fonksiyonel gıda sektörüne ilk giren Türk şirketi olarak pazarı büyütmeyi hedeflediklerinin altını çiziyor.

    Fonksiyonel ürün denilince akla ilk gelenler arasında probiyotik yoğurtlar geliyor. Şu anda pazarda en hızlı büyüme bu ürün grubunda yaşanıyor. Yovita markasıyla fonksiyonel gıda pazarına yatırım yapan Sütaş da bu tür gıdaların, yeni tüketici gruplarına ulaşmada önemli olduğuna inanıyor. Sütaş Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Ergun Ermutlu, fonksiyonel ürünlerin Türkiye için yeni ve niş bir market olduğunu belirterek büyüme potansiyeline dikkat çekiyor. Firma olarak bu alanda agresif büyüme kararı aldıklarını açıklayan Ermutlu, 2006 yılında pazardaki konumu güçlendirecek yeni çeşitler ve farklı uygulamalarla tüketicinin karşısına çıkacaklarını söylüyor. Ermutlu, "AB üyeliği sürecindeki Türkiye’de birçok konuda yapılan yasal düzenlemeler doğal olarak süt ve süt ürünleri sektörünü de kapsıyor. Bu tür yasal düzenlemeler somutlaştıkça sektörün önü daha da açılacak ve yatırımlar artacaktır" diyor.

    Pınar da bu kategorideki ürünlerin önümüzdeki dönem gıda sektörüne yön vereceğini düşünüyor. Pınar, 2005 yılında Türkiye pazarına sunulan ilk sütlü-meyveli içecek olan Pınar Denge Prebiyotik’i ve Pınar Denge Yoğurt’u piyasaya sundu. Şirket temsilcileri bu alanda güçlenmeye devam edeceklerini belirtiyorlar.

    Ülker’in Stratejik Hedefi

    Fonksiyonel gıda pazarına ilgi duyan şirketlerden bir diğeri de Ülker. Gıdada iddialı yatırımlarıyla hızla büyüyen grup, bu yeni alana yönelik yatırımlarını da arttırıyor. Ülker, İsviçreli Hero şirketi ile yaptığı işbirliği sonucu dengeli beslenme ve fonksiyonel gıdalar kategorisine giriş yaptı. Bağışıklık sistemini güçlendiren yoğurt içeceği AktiPro ve sindirim sistemine yardımcı olan AktaVitale markaları altında 4 yeni ürünü piyasaya sundu. Ülker’in stratejik hedefi ise Hero Gıda’nın cirosunun en az yarısının, dengeli beslenme ve fonksiyonel gıda alanından gelmesi.

    Hero Gıda Genel Müdürü Nasuh Önal, dünyada fonksiyonel gıda pazarının 50 milyar euro, Avrupa’da ise 20 milyar euro olduğunu belirterek "Türkiye’de henüz çok küçük olan pazar, hızlı bir büyüme gösterecek. Bu yılın sonunda pazarın 10 milyon dolar olacağını tahmin ediyoruz" diye konuşuyor.

    Marsa Minerella İle Çocuk Margarini Üretti


    Sabancı Grubu’nun bu alandaki ürünü ise çocuklara yönelik kahvaltılık margarin olarak geldi. Luna Minerella’nın kendi alanında tek olduğunu söyleyen Marsa Genel Müdürü Alp Pıdik de fonksiyonel gıda pazarının büyüme potansiyelinin çok yüksek olduğuna inanıyor. Bu konuda yeni yatırım planları bulunduğunu belirten Pıdik, "Margarinler büyüme potansiyeli yüksek ürün grupları arasında yer alıyor. Yeni yatırımlarımızın hangi ürünleri kapsayacağı konusunda araştırmalara devam ediyoruz" diyor. Pazarda bu ürünlere karşı önemli bir talebin bulunmasına karşın henüz netleşmiş bir mevzuatın bulunmadığını hatırlatan Pıdik, "Yasal sürecin de hızla işletilmesi gerek" diye devam ediyor.

    Gıdasa’dan Hızlı Giriş

    Şubat 2005’te Deren markasıyla çay pazarına giren GıdaSA fonksiyonel gıda pazarına da bitki ve meyve çaylarıyla giriş yaptı. GıdaSA içecek iş birimi pazarlama müdürü Elif Göktaş fonksiyonel gıdaların, gıda sanayinin en hızlı gelişen sektöründen birisi olduğunu ve yakın gelecekte bu piyasaya yön vereceğini tahmin ettiklerini söylüyor.

    KOBİ’ler Nar Suyu İle Harekete Geçti

    Her derde deva olarak önerilen narın kârını fark eden Türk şirketleri, Amerika, Japonya ve Avrupa’ya nar suyu pazarlayacak. Başta kalp sağlığı olmak üzere birçok hastalığa iyi geldiği için yıldızı parlayan narın tüketimi bir anda patlayınca, Türk firmaları büyük çaplı üretim ve ihracat için kolları sıvamaya başladı. Firmalar ihracatla birlikte yerli pazara da ürün sunabilmek için birbiriyle yarışıyor. Türkiye şu anda yıllık 70.000 tonla dünyanın en çok nar üreten ülkesi. Nar suyu, özellikle KOBİ’lerin ilgi odağı haline geldi. Pazara yeni oyuncuların girmesi bekleniyor.

    Dimes Life’i Pazara Sunacak

    İçecek sektöründe de fonksiyonel ürünlerin yıldızı parlıyor. Şirketler bu alanda yeni ürünler pazara sunmaya hazırlanıyor. Bunlardan biri de Dimes Meyve Suları. Dimes Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Ozan Diren, "Ürün portföyümüzde fonksiyonel içecek olarak şu anda karışık meyve nektarımız bulunuyor. Tüketicilerimiz bir bardak karışık meyveli tüketerek, günlük vitamin ihtiyaçlarının yüzde 50’sinden fazlasını karşılayabilirler" diye konuşuyor. Şu anda bu ürünün Dimes’ in satış hacmi içinde yüzde 10’un üzerinde bir pay aldığına dikkat çeken Diren, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bununla beraber, 2006 yılında fonksiyonel içecekler, besin takviyeleri ve organik ürünlerden oluşacak Dimes Life markasını pazara sunmayı planlıyoruz. Bu markamız altında Türkiye’de henüz olmayan yeni ve sürpriz ürünlerimiz olacak. Tüketiciler bilinçlendikçe yüzde 100 meyve sularına ve zenginleştirilmiş içeceklere olan talep de artıyor. Önümüzdeki 5 yıl içince pazardaki bu kategori grubunda ürün çeşitlerinin sayısı arttıkça tüketimin de aynı oranda artacağını düşünüyoruz.

    Doğadan 8 Yıldır Pazarda


    Fonksiyonel gıdada dikkat çeken bir diğer kategori de bitki çayları. Bu kapsamda Türkiye’deki öncü ürün ise Doğadan From. Doğadan Ürün Sorumlusu Dilhan Yurdaışık, ürün geliştirme çalışmalarının yurt içinde ve yurt dışında konusunda uzman kişiler tarafından yapıldığını söylüyor. 5 kıta üzerinde 82 ülkede kontrollü tarım yönetimiyle üretilen bitkileri kullandıklarını belirterek, müşterilerin istekleri doğrultusunda ve pazarın ihtiyaçlarına göre büyümeyi ve yeni ürünleri piyasaya sunmaya devam etmeyi hedeflediklerini sözlerine ekliyor.

    Henüz emekleme döneminde olmasına karşın önümüzdeki dönem hızla büyümesi beklenen pazarın önündeki en büyük engel ise yasal düzenlemeler. Fonksiyonel gıdalar genel anlamda tüm dünya pazarında yeni bir alan olduğu için bu yöndeki çalışmalar yeni yeni gelişiyor. Önemli pazarlardan Avrupa ülkelerinde fonksiyonel gıdalar için herhangi bir yasal tanım bulunmuyor. Öte yandan Avrupa ülkeleri, gıdalar için “sağlıklı yaşam iddiasına” izin vermediklerinden, gıda etiketlerinin bu tür yanlış anlamalara neden olmaması için çaba harcıyor. Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Konseyi ve ulusal düzenlemeler yalnızca "savunulabilir ve iyi bulunmuş" iddialara izin veriyor. Türkiye’de ise Türk Gıda Kodeksi ve yönetmelikleri kapsamında Tarım Bakanlığı onayıyla üretim yapılabiliyor. Fonksiyonel ürünlerle ile ilgili olarak Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı AB’ye uyum sürecine paralel olarak çalışmalar yürütüyor.

    Dolayısıyla bu ürünleri pazara sunan firmalar, yasal boşluk nedeniyle yasal olmayan bir üretim yapma pozisyonundalar. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi Kopuz, 2006’da federasyon olarak özellikle bu pazar için çaba harcayacaklarını söylüyor. Kopuz, Tarım Bakanlığı’nın bugüne kadar bütün yasal düzenlemeleri sanayinin görüşünü almadan gerçekleştirdiğini kaydediyor ve şu bilgileri veriyor: "Türkiye’de geçtiğimiz yıl "Proaktif Ürünlere Yönelik Etiketleme Tebliği" yayınlandı. Tebliğler yalnızca bu ürünlerle sınırlandırılmamalı. Dünyada milyar dolarlarla ifade edilen bir pazar var. Türkiye’de ise sütü sokağa döküyoruz. Fonksiyonel gıdalar gelecekte bu sektörün lokomotifi olabilir."

    Türkiye’nin diğer alanlarda olduğu gibi bu konuda da yasa ve yönetmeliklerde AB mevzuatlarını takip etmesi gerektiğini vurgulayan Kopuz, "Avrupa da fonksiyonel gıdalarda henüz yasal sürecini tamamlamış değil. Fakat Dünya Sağlık Örgütü’nün ve üniversitelerin akademik tebliğlerini, yeni ürünlerin etiketlerinde yayınlayarak sektörün önünü açıyorlar. Türkiye’de de benzer düzenlemeye ihtiyaç var. Yasal sıkıntılar aşılırsa Avrupa çapında üretim yapan firmalarımızın bu alana yatırımları da artacaktır" diyor.

    Unilever Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Karaca, "Bes-lenmenin yanı sıra, insan sağlığına da yardımcı olan fonksiyonel gıda ürünlerine kayma düşüncemiz var" diyor. AB’ye uyum çerçevesinde yasalar çıktığında Unilever Türkiye olarak bu kategorideki yatırımlarını arttıracaklarını söylüyor ve şöyle devam ediyor: "Türkiye’nin bu konudaki ihtiyaçlarını tespit edip, ona göre yatırım yapacağız. Burada yeni markalar, yeni ürünler söz konusu olabilir. Mevcut markaların genişletilmesini de düşünüyoruz. 2006 içinde projelerimiz netleşmiş olacak. Bu arada hükümetin “fonksiyonel gıdalar” için yaptığı mevzuat çalışmasının da tamamlanmasını umuyoruz."

    Kaynak : http://www. kobifinans. com. tr






  2. #2
    sssensei çevrimdışı Üyelik tarihi: 10.02.2007 Son online zamanı: 09.12.2010

    Mesajları
    2611
    Konuları
    54
    Eklentileri
    14
    Kredisi
    763
    Harcanan
    0
    Kalan
    763
    güsel güncel haberlerdi yeni haberlerde vardı uzun die okumamazlık etmeyin bence en azından bi başlıklara bakın


  3. #3
    alimbodur çevrimdışı Üyelik tarihi: 16.02.2007 Son online zamanı: 14.04.2008

    Mesajları
    43
    Konuları
    2
    Eklentileri
    0
    Kredisi
    5
    Harcanan
    0
    Kalan
    5
    katılıyorum sercan bencede güzeldi.ayrıca türk firmalarının atakta olmasıda çok güzel,bi yandanda sevindirici.


Advertising

Advertising

Benzer Konular

  1. Yorum: 0
    Son Mesaj: 19.10.2017, 09:20
  2. Gıdanın sürdürülebilir geleceği konuşulacak
    Etkinlikler forum içinde, yazan OzanA
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 14.09.2017, 09:44
  3. İnsanlığın geleceği için?
    Tarım forum içinde, yazan OzanA
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 18.09.2015, 11:36
  4. Su Ürünlerinin Geleceği Yetiştiricilikte
    Su Ürünleri forum içinde, yazan Sinan COSKUN
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 13.08.2013, 13:48
  5. Türkiyede yağ sanayinin geleceği
    Yemeklik Yağ Teknolojisi forum içinde, yazan Oğuz Pelikli
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 30.08.2007, 14:29

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  


HAKKIMIZDA

    GIDA GÜNDEMİ 2007 YILINDA FORUMFOOD.NET İSMİ İLE YOLA ÇIKMIŞ, BUGÜN 150 000 İN ÜZERİNDE ZİYARETÇİ SAYISI İLE SEKTÖRE HİZMET ETMEKTEDİR.

TAKİP EDİN

Twitter Facebook youtube Flickr RSS Feed