4 sonuçtan 1 ile 4 arası
  1. #1
    Gülsel ŞEN çevrimdışı Üyelik tarihi: 10.04.2007 Son online zamanı: 04.09.2013

    Mesajları
    3314
    Konuları
    890
    Eklentileri
    172
    Kredisi
    8614
    Harcanan
    Onursal Üye
    Kalan
    Onursal Üye

    Standart İnfrared Spektroskopisi(IR)

    İÇİNDEKİLER i
    GİRİŞ ii
    1. İnfrared Spektroskopisi(IR) 1
    1.1 Molekül Titreşimleri 6
    1.2 IR Spektroskopisinin Uygulamaları 10
    1.2.1. 4000 cm-1 - 1300 cm-1 (Belirgin Fonksiyonel Grup Bölgesi)11
    1.2.2. 1300 cm-1 - 400 cm-1 (Parmak izi bölgesi) 14
    1.2.2.1 Rezanans Etkisi 14
    1.2.2.2 Dipolar Etkilenme 14
    1.2.2.3 H – bağı Etkisi 14
    2. IR Spektrometreleri 15
    2.1. Taramalı IR Spektrometresi 15
    2.2. Işık Kaynakları 15
    2.3. Monokromatürler 16
    2.3.1 Fotoiletken Dedektörler 16
    2.3.2 Termal Dedektörler 17
    3. Fourier Transform IR Spektrometreleri 18
    4. Filtreli IR Spektrometreleri 19
    4.1. Çalışma Şekli 19
    4.1.1. Bu Yöntemin Analitik Uygulamaları 20
    KAYNAKLAR



    GİRİŞ
    Moleküllerin IR ışığını (0,78 – 1000 mm dalga boylu veya 12800 – 10 cm-1 dalga sayılı) absorpsiyonuyla titreşim ve dönme enerji seviyelerine uyarılmalarının ölçümüne dayanır.
    Moleküler maddeler için infrared absorpsiyon emisyon ve yansıma spektrumları; spektrumların, moleküllerin bir titreşim veya dönme enerji seviyesinden ötekine geçişleriyle sağlanan enerjideki çeşitli değişmelerden kaynaklandığı varsayımıyla açıklanabilir.
    İnfrared Bölgesi üçe ayrılır: 1- Yakın (0.78 µm-2.5 µm), 2- Orta (2.5 µm—25 µm), 3- Uzak infrared (25 µm—1000 µm) Genellikle 4000 cm-1 ile 400 cm-1 arasında kalan orta IR bölgesi kullanılır. Uzak IR bölgesi metal ametal bağlarını içerdiği için özellikle anorganik bileşiklerin (Koordinasyon Bileşikleri) yapılarının aydınlatılması açısından önemlidir.
    Dalga sayısı(1/l), hem.enerji ve hem de.; frekansla doğru orantılı olduğundan, infrared spektroskopide genellikle doğrusal bir dalgasayısı ölçeği kullanılmaktadır. Dalgasayısı dalgaboyunun tersidir. Titreşim frekansını kullanmak sayısal olarak ölçeklenmeye uygun olmadığından dalgasayısının kullanılması tercih edilmektedir.
    Bu proje Kocaeli Üniversitesi Köseköy MYO yönetmeliği gereğince hazırlanmıştır.Bu projenin amacı boya endüstrisini geniş bir şekilde anlatılmasıyla ilgilidir
    Bu konu hakkında çalışmalarımıza olanak tanıyan ve büyük katkıları olan değerli öğretim görevlisi Sayın Mehmet KODAL ’a sonsuz teşekkürlerimi iletirim



    1. Infrared Spektroskopisi (IR)
    IR maddenin ınfrared ışınlarını absorblaması temeline dayanır. Işığın absorblanmasının ölçüldüğü yöntemdir. IR ışını; ’ları 800 nm – 400.000 nm arasında olan bölgeye IR bölgesi denir. ’ları yerine daha çok dalga sayısı kullanılır.
    Dalga sayısı =



    IR’de 400 cm-1 – 4.000 cm-1 arasındaki bölge genellikle taranıyor. Bu geniş aralığı 3 bölümde inceliyoruz.
    1) 12500 cm-1 -4000 cm-1 yakın IR
    2) 4000 cm-1 – 650 cm-1 orta IR
    3) 650 cm-1 – 25 cm-1 uzak IR bölge denir.
    IR ışınlarının enerjileri moleküllerde titreşim enerji düzeyleri arasındaki farklara karşılık geliyor. IR ışınının absorblanmasıyla molekülde titreşim enerji düzeyleri arasında bir geçiş gerçekleşecektir. Titreşim enerji düzeyleri moleküldeki titreşim hareketi sonucu ortaya çıkan enerji düzeyidir. Moleküldeki atomların birbirlerine yaklaşıp, uzaklaşmaları (bağ uzunluğunun artıp azalması) ya da bağ açılarının değişmesi ile ortaya çıkan hareketlere titreşim hareketleri denir. Bir molekülde genel olarak 3 tür hareket vardır. Bunlar öteleme, dönme, titreşim hareketleridir. Molekülün 3 boyutlu hareketi; yer değiştirmesi öteleme, molekülün x, y, z eksenleri boyunca yaptığı dönme hareketidir. n atomlu molekülün uzayda belli bir yöne olan hareketini tanımlamak için x, y, z koordinatları boyunca oluşturulan vektörel bileşenler kullanılabilir. n atomlu bir molekülde oluşturulacak vektörel bileşenlerin sayısı 3n tane vektörel bileşen kullanmak gerekiyor.
    3n tane hareketten 3 tanesi öteleme hareketlerine, 3 tanesi de dönme hareketlerine karşılık gelir. geri kalanı ise titreşim hareketlerine karşılık geleceğine göre bir moleküldeki titreşim hareketi sayısı 3n – 6 dır. Bu durum açısal için geçerlidir.
    Bir molekül doğrusal ise molekülün kendi eksenindeki dönme hareketi molekülün tümü açısından bir anlam taşımayacağı için, doğrusal moleküllerdeki titreşim hareketlerinin sayısı 3n – 5 dir.
    Titreşim hareketleri kuantlaşmıştır. Yani belli bir frekansı vardır. Titreşim hareketinin frekansını;

    k = bağın kuvvet sabiti din (N) / cm
    din = g.cm/S²
    µ = indirgenmiş kütle g (kg)
    µ = bağın iki yanındaki atom kütleleri kullanılarak hesaplanıyor.

    o---o
    m1 m2

    Titreşim hareketinin periyodikliğini dalga sayısı olarak ifade edecek olursak;

    C = 3.1010 cm / s
    Bu formüllerin türetilmesinde kimyasal bağ bir yayla birbirine bağlanmış 2 kütle olarak kabul edilmiş ve titreşim sırasında kütleler arasında herhangi bir etkileşmenin olmadığı varsayılmıştır. Bu varsayımlara dayanılarak yapılan teorik titreşime basit harmonik titreşim denir.
    Diğer enerjilerde olduğu gibi her bir titreşim enerjisinde ancak belli değerler alabilir. Yani titreşim enerjileri de kuantlaşmıştır. Titreşim hareketlerinin incelenmesinde kuantum mekaniğinde dalga denklemleri için geliştirilen basit harmonik asilatatar kavramından yararlanılır. Bu denklemlerin potansiyel enerji ile çözülmesiyle;


    v = titreşim kuantum sayısı = 0, 1, 2, 3 ….
    h = Planck sabiti 6,63 10-27 erg.s
    IR ışınının absorblanması ile titreşim enerji düzeyleri arasında geçiş olacaktır. IR ışınının absorblanmasında bir seçim kuralı vardır. Bu seçim kuralı absorbsiyon sırasında ∆v = ± 1
    Absorbsiyon gerçekleşmesi için gönderilen ışının enerjisi iki enerji düzeyi arasındaki farka eşit olmalıdır.
    ∆E = h.γ
    Bir molekül üzerine ∆E = h.γ koşulunu sağlayan IR fatonu gönderildiğinde ∆E±1 seçim kuralına göre geçişler gerçekleşecektir. Fakat bu geçişlerin gerçekleşebilmesi için 2. bir koşul daha vardır. Bu da; titreşim sırasında molekülde net bir dipol momenti değişimi olmalıdır ve bu dipol momenti değişimi titreşim frekansı ile uyumlu olmalıdır. bağın dipol momentinin elektrik alanı üzerine düşen IR ışınlarının elektrik alanıyla etkileşir ve IR ışını molekül tarafından absorplanır.
    IR absorbsiyon bantının şiddeti, titreşim sırasında oluşan dipol momenti değişiminin hızının karesi ile oranlıdır.
    Bu absorbsiyonu başka bir şekilde açıklayacak olursak, moleküldeki atomların titreşimi sırasında atomlar arası uzaklık büyüyüp küçüldüğünden iki atom arasında bir elektriksel alan meydana gelir. bu elektriksel alanın titreşimi IR ışınının elektriksel alanının titreşimine uyunca absorbsiyon koşulu sağlanmış olur. IR ışını absorblanır ve bunun sonucunda titreşim hareketinin frekansı daha da artar ve moleküldeki yük dağılımı daha asimetrik hale gelir. bu koşulu sağlayan maddelere IR aktif maddeler denir. Yani titreşim sırasında net bir dipol momenti değişimine sahip olan yeni IR ışınlarını absorblaya bilen maddelere denir. IR aktif maddeler yük dağılımları asimetrik olan polar moleküllerdir.
    N2, O2, Cı2 (IR inaktif maddeler) gibi homonükleer maddeler IR ışınlarını absroblayamaz ve bu maddelere IR aktif olmayan maddeler denir.
    Basit harmonik titreşim modelinde titreşim hareketi klasik mekanik ve kuantum mekaniği açısından ele alınmıştır. buna göre kütleler arası uzaklık değiştikçe potansiyel enerji de periyodik olarak değişir. Fakat bağın 2 yanındaki atomların birbirleri ile etkileşimleri dikkate alınmadığından basit harmonik titreşim modeli gerçek moleküllerdeki titreşim hareketini tam olarak açıklayamaz.
    Gerçek moleküllerde atomlar birbirine iyice yaklaştığında iki çekirdek arasındaki cloumbik itme kuvvetleri potansiyel enerjinin basit harmonik modelden beklenene göre daha hızlı artmasına sebep olur. atomlar birbirinden iyice uzaklaştığında ise potansiyel enerjideki artma yavaşlar ve atomlar arası uzaklık belli bir değerden daha büyük olamaz. Çünkü bağ kopar ve bir kimyasal bağın varlığından söz edilemez.
    Anharmonik titreşim modeline göre titreşim kuantum sayısı arttıkça titreşim enerji düzeyleri arasındaki farklar azalıyor.
    Basit harmonik titreşim modeli gerçek moleküllere düşük titreşim kuantum sayıları için iyi bir uyum sağlar. Fakat yüksek titreşim enerji düzeylerine çıkıldıkça harmoniklikten sapmalar görülür. Titreşim enerji düzeyleri arasındaki farklar küçüldüğü için ∆v = ± 1 seçim kuralına uymayan ve ∆v = ± 2 veya ± 3, … gibi geçişlerde gerçekleşebilir. IR spektrumlarında ∆v = ± 1 seçim kuralına uygun geçişlere karşılık gelen absorbsiyon bantları gözlenir. Bu bantlara anaton bantları denir. Fakat bunun yanında olasılığı çok düşük olan ∆v = ± 2 veya ± 3 geçişlerine karşılık gelen ve şiddetleri çok zayıf olan bantlarda spektrumda gözlenir. Bu bantlara üst ton (overton) bantları denir.
    Soru: Metil alkolde C – O grubunun titreşim frekansını, dalga sayısını ve dalga boyunu hesaplayınız.
    1.1 Molekül Titreşimleri
    Bir moleküldeki titreşimler 2’ye ayrılır.
    a- Gerilme titreşimleri (vibration)
    1- Simetrik gerilme; bağın iki yanındaki atomların aynı anda birbirinden uzaklaşıp yakınlaştığı gerilme
    2- Asimetrik gerilme; iki yandaki bağlardan birinin uzarken birinin kısaldığı ya da bunun tam tersinin olduğu gerilmedir.
    b- Eğilme titreşimleri (banding)
    1- Düzlem içi eğilme
    1.1- Makaslama
    1.2- Yana sallanma
    2- Düzlem dışı eğilme
    2.1- Bükülme
    2.2- Öne arkaya sallanma
    Titreşim sırasında düzlemlerin değişmediği (titreşime katılan atomların) eğilme düzlem içi eğilme
    Gerilme titreşiminde bağ açısı değişmez, bağ uzunluğu değişir.
    Eğilme titreşiminde bağ açısı, bağ uzunluğu değişir.
    2 ve 3 atomlu moleküllerde bu titreşimlerin hepsi birden söz konusu olmayabilir. Fakat çok atomlu moleküllerde bu titreşimlerin hepsine rastlanabilir. Hatta molekülün belli gruplarında bu titreşimler ayrı ayrı meydana gelebilir. Çok atomlu moleküllerde titreşimler arasında etkileşmelerde söz konusu olabilir.
    1- İki titreşimin ortak bir atomu varsa gerilme titreşimleri arasında şiddetli etkileşmeler olur. bu olaya kopling denir.
    2- Titreşim yapan gruplar arasında ortak bir bağ varsa, eğilme titreşimleri arasında etkileşmeler olur.
    3- Gerilme titreşimi yapan bağ eğilme titreşimi yapan açının bir kolunu oluşturuyorsa gerilme ve eğilme titreşimleri arasında etkileşmeler olur.
    4- Etkileşen gruplar yaklaşık eşit enerjili ise etkileşme büyük olur.
    5- İki veya daha fazla bağla ayrılmış gruplar arasında etkileşme ya hiç olmaz ya da çok az olur.
    6- Etkileşimin olması için titreşimlerin ayrı simetrik düzleme sahip olmaları gerekir.
    Soru: SO2
    3N – 6 = 3.3 – 6 = 3 tane titreşim
    IR aktiflik şartı; Net bir dipol moment değişimi olmalı. Bu dipol moment değişimi titreşim hareketiyle uyumlu olmalı.
    Soru: CO2
    3N – 5 = 3.3 – 5 = 4 tane titreşim hareketi olacak.
    - Kaç tane pik gözlenecek?
    IR aktif olanlar, IR ışını absorblayacak, makaslama ve öne-arkaya sallanmanın enerjisi eşittir. Bu şekilde enerjisi eşit ise dejenerat titreşim denir.
    CO2’in 4 titreşiminden 3 tanesi IR aktiftir. Fakat IR aktif olan titreşimlerden 2 tanesi eş enerjilidir yani dejenerat titreşimdir. Bu nedenle bu 2 titreşim aynı frekans değerindeki IR ışınını absorblar. Bu nedenle CO2 IR spektrumunda 2 tane dozarbsiyon bandı gözlenir.
    3 atomlu moleküllerde, molekül açısal ise 3 IR absorbsiyon bandı gözlenirken, 3 atomlu doğrusal moleküllerin IR spektrumlarında 2 tane dozarbsiyon bandı gözlenir. Bundan yararlanarak molekülün şekli belirlenebilir.
    Soru: C2H2 kaç tane absorbsiyon bandı gözlenir?
    2 IR bandı oluşur.
    Herhangi bir molekülün IR spektrumunda hangi dalga sayısı değerlerinde ve kaç tane IR absorbsiyon bandının gözleneceği teorik olarak ön görülebilir. fakat molekülün IR spektrumu incelendiğinde spektrumda gözlenen pik sayısının teorik olarak hesaplanandan daha fazla ya da az olduğu gözlenebilir.
    Spektrumda gözlenen pik sayısının beklenenden daha az olmasının sebepleri;
    1- IR absorbsiyon bantlarının belli bir genişliği vardır. IR ışınının absorblanmasıyla molekül bir üst titreşim enerji düzeyinin herhangi bir dönme enerji düzeyine geçiş yapabilir. Bu nedenle IR absorbsiyon bantları UV ve görünür bölgedeki kadar olmasa bile belli bir genişliğe sahiptir ve birbirine çok yakın frekanslardaki titreşimlere ait absorbsiyon bantları örtüşebilir ve bunun sonucunda 2 pik yerine daha yayvan tek bir bant gözlenir.
    2- Bazı geçişler absorbsiyon katsayıları çok küçük olduğu için çok küçük bir pik vermeleri gerekir. fakat bu çok küçük pik elektronik görüntü seviyesinde kalır ve spektrumda net bir pik olarak gözlenmeyebilir.
    3- Gözlenmesi gereken titreşimin frekansı cihazın tarama sınırları dışında kalıyorsa bu da pik sayısının beklenenden az olmasına sebep olur.
    Pik sayısının teorik olarak hesaplanandan fazla olarak çıkmasının sebepleri;
    1- Overton bantları; ∆v = ± 1 seçim kuralı alt titreşim enerji düzeyinde bulunan moleküller için geçerlidir. Yüksek titreşim enerji düzeylerine gidildikçe harmonik modelden sapmalar olur ve bu sapmalar sonucunda ∆v = ± 2 ya da ± 3 olan geçişler gerçekleşebilir. Yani numune içerisinde bulunan ve yüksek titreşim enerji düzeyinde olan çok az sayıdaki molekül bu geçişleri gerçekleştirebilir. Bu da pik sayısının beklenenden fazla olmasına sebep olur.
    2- Kombinasyon bantları; Bu bantlar molekülde birden fazla titreşim olduğu zaman gözlenir. İki titreşim birbirini etkileyerek her iki titreşimin frekanslarının toplam frekans değerinde yeri bir titreşim gibi davranır. Bir fatonla, iki titreşim birden uyarılmış olur. iki titreşimin toplamı frekans değerinde gözlenir. (γ1 + γ2)
    3- Fark Tonu; Bazı durumlarda tek bir fatonla bir titreşimin enerjisini arttırırken diğerinin enerjisini azaltmak mümkündür. Bu geçişler anatonların frekanslarının farklarına karşılık gelen frekans değerlerinde gözlenir. (γ1 + γ2)
    4- Kapling: Daha çok doğrusal moleküllerde gözlenir. Ortak bir atomu olan ve enerjileri birbirine eşit olan 2 titreşim birbirini etkiler. Bu etkileşme sonucunda teorik olarak hesaplanan frekans değerinden farklı frekans değerlerinde absorbsiyon gerçekleşir. Kapling sonucunda oluşan titreşimlerden antisimetrik olanı teorik olarak hesaplanandan daha büyük frekans değerlerinde, simetrik olanı ise teorik olarak hesaplanandan daha küçük frekans değerlerinde gözlenir ve kapling sonucunda oluşan yeri titreşimlerin frekanslarının toplamı teorik olarak hesaplanan frekans değerinin yaklaşık olarak iki katına eşittir.
    Buna örnek olarak CO2 IR spektrumunu verebiliriz.
    O = c = O 1871 cm-1
    C = O ikili bağ için hangi absorbsiyon ’da olacağı hesaplanır. 1871 cm-1 bulunur. CO2 IR spektrumunu incelediğimizde 1871 cm-1 herhangi bir pik gözlenmez. Onun yerine 1337 cm-1 ve 2349 cm-1 de 2 yeni pik ortaya çıkar.
    1337 cm-1 + 2349 cm-1  2α 1871 cm-1
    1.2 IR Spektroskopisinin Uygulamaları
    Çeşitli bağ titreşimleri için gözlenen IR bantları yaklaşık olarak teorik olarak hesaplanan frekans değerlerinde gözlenir ve bu bantlar aynı grubu içeren çok farklı moleküllerde de birbirine yakın değerlerdedir. Bundan yararlanarak bir molekülde hangi kimyasal bağların bulunduğu IR spektrumunun incelenmesiyle anlaşılabilir. Hangi kimyasal bağların hangi dalga sayısı değerlerinde gözleneceği çeşitli tablolarla düzenlenmiştir. Bu tablolara korelasyon tabloları denir.
    IR spektroskopisi yöntemiyle, bir maddenin yapısının incelenmesi için, incelenecek madde saflaştırıldıktan sonra spektrumu kaydedilir. Spektrumdaki piklerin dalga sayısı değerleri belirlenir ve bu dalga sayısı değerleri korelasyon tabloları ile karşılaştırılarak o molekülde hangi kimyasal bağların bulunduğu belirlenir. Spektrumdan elde edilen bilgiler o molekülün element analizi fiziksel ve kimyasal özellikleri gibi bilgilerle birleştirilerek molekülün yapısı belirlenir. En son olarak da eldeki spektrum bilinen bileşiklerin aynı koşullarda çekilmiş bilinen madde spektrumlarıyla karşılaştırılır ve maddenin hangi madde olduğuna karar verilir.
    1.2.1 4000 cm-1 - 1300 cm-1 (Belirgin Fonksiyonel Grup Bölgesi)
    IR spektrumlarında 4000 cm-1 - 1300 cm-1 arasında izlenen pikler molekülde bulunan çeşitli fonksiyonel gruplara ait piklerdir. Spektumun bu bölgesinin değerlendirilmesiyle o molekülde hangi fonksiyonel grupların olup olmadığı anlaşılabilir. Bu nedenle bu bölgeye belirgin fonksiyonel grup bölgesi denir. Bu bölgede gözlenen piklerin şiddetleri yüksektir ve kolaylıkla her bir pikin hangi fonksiyonel gruba ait olduğu belirlenebilir.
    1.2.2 1300 cm-1 - 400 cm-1 (Parmak izi bölgesi)
    1300 cm-1 - 400 cm-1 arasında gözlenen pikler ise molekülün yapısından çok etkilenir. Bu bölgede gözlenen piklerin tümü, incelenen moleküle özgüdür. Yani spektrumun bu bölgesi incelenen molekülün parmak izi gibidir. Bu nedenle spektrumun bu bölgesine parmak izi bölgesi denir ve bu bölgede gözlenen piklerin her birinin hangi titreşime ait olduğu kolaylıkla belirlenemeyebilir.
    IR Spektrumunu kabaca 4 bölgeye ayırabiliriz.
    1- 3700 – 2700 cm-1 arası; bu bölgedeki pikler genellikle H titreşimlerinden kaynaklanır. (H çok hafif element olduğu için)
    O – H ve N – H esneme titreşimleri 3700 – 3000 cm-1 arasında gözleniyor. O – H bantları geniş; N – H bantları sivri bantlardır.
    Asetilenik C – H  3300 cm-1
    Aromatik C – H  3100 – 3000 cm-1
    Alifatik C – H  3000 – 2850 cm-1
    Karbonil hidrojeni  2745 – 2710 cm-1
    Eğer H yerine döteryum geçerse o pike ait dalga sayısı değeri 2’ye bölünmüş kadar azalıyor.
    Aromatik C – H  cm-1
    2- 2700 – 1850 cm-1 arası; bu bölgede S, P, Si bağlı hidrojenler ve çoğunlukla 3’lü bağlar gözleniyor.
    S – H  2600 – 2550 cm-1
    P – H  2440 – 2350 cm-1
    Si – H  2260 – 2090 cm-1
    C ≡ C → 2260 – 2190 cm-1
    C ≡ N  2250 – 2225 cm-1
    arasında gözleniyor.
    3- 1950 – 1550 cm-1 arası; Bu bölgede çoğunlukla karbonil 2’li bağları gözlenir.
    Aldehitler, ketonlar, karbonatlar, asitler, amitler yaklaşık 1700 cm-1’de çift bağlar, Asit anhidritler; klorürler, esterler 1770 – 1725 cm-1 arasında gözlenir.
    Bu bölgede gözlenen piklerin hangi karbonil bileşiğine ait olduğunu anlamak için spektrum diğer bölgelerinden elde edilen bilgiler ve incelenen molekülün fiziksel ve kimyasal özellikleri dikkate alınır.
    C = C ; C = N → 1690 – 1600 cm-1 arasında
    Aromatik halkalar → 1650 – 1450 cm-1 arasında sıralanmış 4 pik veriyorlar. Bu aromatik halkanın karakteristiği.
    4- 1500 – 700 cm-1 arası; bu bölgede daha çok tekli bağlar gözleniyor. Eterler, esterler, inorganik fosfat, sülfat ve nitratlar bu bölgede gözleniyor.
    IR spektrumunda grup frekansını değiştiren etkiler Grup frekansı, hesaplanandan alan kaymaların neden olduğu incelenir.
    1- Molekül içi etkiler,
    2- Molekül dışı etkiler.
    Molekül içi etkiler
    a) Kapling
    b) Komşu bağın kuvvet sabiti etkisi
    c) Elektronik etki
    Molekül dışı etkiler
    a) Dipolar etkilenme
    b) Hidrojen bağı etkisi (molekül içinde de olabilir)
    Komşu bağın kuvvet sabiti etkisi;
    Bir bağa komşu olan bağın kuvvet sabitinin küçülmesi; o bağın da kuvvet sabitinin küçülmesine dolayısıyla titreşim frekansının düşmesine sebep olur.
    Örneğin; X – C ≡ N
    Buradaki x → F, Cı, Br, I sırasında değiştiğinde bağın kuvveti azalıyor ve titreşim frekansı da azalıyor.
    F, Cı, Br, I sırasında elektronegativite azalır, çap büyür dolayısıyla C – X bağ kuvveti azalır, bunun sonucunda C ≡ bağ kuvveti de azalır ve titreşim frekansı küçülür.
    Elektronik Etki;
    Bağın elektron yoğunluğunda değişiklik oluşturan etkilerdir.
    Bunlar;
    a) indüktif etki
    b) Rezenans etkisi
    olarak düşünülebilir.
    Bağın elektron yoğunluğu indüktif yolla etkileniyorsa indüktif etki, rezanans yolla etkileniyorsa rezanans etkisi denir.
    Eğer indüktif yolla bağın elektron yoğunluğunda artış oluyorsa buna pozitif indüktif etki denir. Elektron yoğunluğunda azalma oluyorsa buna negatif indüktif etki denir.
    İndüktif etkiyi anlamak için şu iki örneğe bakalım:
    H3C H3C
    (+) (-)
    C = O ←→ C – D C = O  1730 cm-1

    H (a) H (b)

    - aldehit -

    H3C H3C

    C = O ←→ C – D C = O  1802 cm-1

    Cı (a) Cı (b)

    - asetilklorür -
    Dalga sayısı değerlerinde gözleniyor. Bu farkın sebebi; asetit klorürün frekansı yüksek yani bağ kuvveti yüksek. Cı daha elektronegatif olduğu için elektronları kendine çekecek C’deki elektronları çekecek, C = O ikili bağdaki elektronları da kendine çekecek bağ kuvveti artacak.
    Cı, H göre daha elektronegatif olduğu için bağ elektronlarını daha çok kendine doğru çekecek C etrafındaki elektron yoğunluğu azalacak C bu eksikliği gidermek için 2’li bağ elektronlarını daha fazla kendine doğru çekecektir ve yapı daha çok (a) halini alacaktır. Yani bağ kuvveti artacak bu da frekansın artmasına sebep olacaktır.
    1.2.2.1 Rezanans Etkisi;
    Bir molekülde rezanans söz konusu ise 2’li bağın ( = ) bağ derecesi azalır. tekli bağın bağ derecesi artar. Buna bağlı olarak tekli bağın titreşim frekansı artarken, 2’li bağın ( = ) titreşim frekansı azalır.
    30 cm-1’lik kayma söz konusudur. Tekli bağlarda 30 cm-1 den daha büyük; 2’li bağlarda daha azdır.
    Konjufasyon arttıkça C = O ve C = C 2’li bağları daha küçük dalga sayısı değerlerine kayar.
    Halkalı bileşiklerde halkadaki C atomu sayısı arttıkça C = O piki daha küçük dalga sayısı değerlerine kayar.
    1.2.2.2 Dipolar Etkilenme;
    Moleküldeki dipol grupların birbirlerini çekmeleri sonucunda ortaya çıkar. Bu çekim sonucunda bağ polarlığı artar ve bağ derecesi düşer buna bağlı olarak IR piki daha küçük dalga sayısı değerlerine kayar. Örnek olarak asetonu verebiliriz.
    Gaz aseton C = O 1742 cm-1
    Sıvı aseton C = O 1719 cm-1
    Gaz halinde dipol grupların birbirlerini çekmeleri zayıflıyor. (Çekimin azalması; bağ polarlığını arttırır). Bu da bağ kuvvetinin (C = O) artmasına sebep oluyor.
    1.2.2.3 H – bağı Etkisi;
    H – bağı söz konusu olduğu zaman titreşim frekansı azalır. piklerde genişleme oluşur. Yani daha küçük dalga sayısı değerlerine kayma olur. bağ kuvveti azalır.
    Piklerde genişleme varsa, dalga sayısı azaldıkça H – bağı etkisi vardır. Molekül içi ya da dışı olduğunu anlamak için; farklı derişimlerde numune hazırlanır. Derişim arttıkça dalga sayısı değerindeki kayma ve piklerde yaygınlaşma (genişleme) artıyorsa bu moleküller arası H – bağını gösteriyor.
    Eğer derişimin artması ile dalga sayısı değerindeki kayma ve piklerdeki genişleme değişmiyorsa molekül içi H – bağını gösterir.
    2. IR Spektrometreleri
    IR spektrometreleri farklı şekillerde dizayn edilmektedir. buna göre 37e ayrılır.
    1- Taramalı IR spektrometresi
    2- Fourler Transform spektrometresi (FT – IR)
    3- Filtreli IR spektrometresi
    2.1. Taramalı IR Spektrometresi
    Işık kaynağından yayılan ışınlar ayna yardımıyla yansıtılarak eşit şiddette iki demete bölünür. Bunlardan bir tanesi örnek içermeyen referans hücreden, diğeri ise incelenecek örneğin bulunduğu örnek hücresinden geçirilir. Her iki bölmeden geçen ışınlar bir ışık bölücü yardımıyla monokrometre gönderilir. Burada dalga boylarına ayrılan ışınları şiddetleri bir dedektör yardımıyla ölçülerek yazıcıda kaydedilir. Dedektör referans hücre ve örnek hücresinden geçen ışın şiddetleri arasındaki farkı ölçer. Eğer örnek bölmesinde obsorbsiyon olmuyorsa, her iki bölmeden gelen ışın şiddeti eşit olur ve dedektörde bir sinyal oluşmaz. Örnek bölmesinde absorbsiyon oluyor ise ışın şiddetindeki azalma nedeniyle her iki bölmeden geçen ışın şiddetleri arasında bir fark oluşur ve bu fark dedektör tarafından algılanır.
    2.2. Işık Kaynakları
    Elektrik akımı ile ısıtıldığında siyah cisim ışıması yapan ve sıcaklıkla bozulmayan katılar kullanılır. Işık kaynakları
    1- Nerst Glower; 2 mm çapında ve 20 mm uzunluğunda nadir toprak metali oksitleri karışımından yapılmış bir çubuk. Bu çubuk 1800 K’e kadar ısıtıldığında IR bölgesindeki ışınları yayıyor.
    2- Globar; 5 mm çapında ve 50 mm uzunluğunda silisyum karbürden yapılmış çubuk 1600 K’e kadar ısıtıldığında IR bölgesindeki ışınları yayar.
    3- Nikrom Teli; Ni, Cr alaşımından yapılmış tel, bu tel elektriksel olarak ısıtıldığında IR bölgesindeki ışınları yayar.
    Yakın IR bölgede tungsten lamba
    Uzak IR bölgede cıva ark lambası ışık kaynağı olarak kullanılabiliyor.
    2.3. Monokromatürler
    IR’de monokromatör olarak;
    1- Prizmalı monokromatör
    2- Optik ağlı monokramatör kullanılabilir.
    Optik ağlı monokramatörlerin ayrıcalığı daha fazla olduğu için tercih edilir. optik ağlı monokromatörler kullanıldığı zaman, yüksek dereceden kırılıma uğrayan ışınların bir filtrede tutulması gerekir.
    Prizmalı monokromatörler: kullanıldığı zaman prizmanın yapıldığı malzemenin IR ışınlarını geçiren bir malzeme olmalıdır. bunlar KBr, NaCl, AgCl, AgBr gibi malzemelerdir. Bunlar nem çekici maddeler olduğu için kullanırken dikkat etmek gerekir. (Nem olmamasına, cihazın kuru olmasına).
    2.3. Dedektörler
    IR spektrometrelerinde kullanılan dedektörleri 2 grupta inceleyebiliriz.
    1- Fotoiletken dedektör
    2- Termal dedektör.
    2.3.1 Fotoiletken Dedektörler
    IR ışınlarıyla etkileştiklerinde iletken hale gelen yarı iletken maddelerden yapılmıştır. bu maddeler HbS, PbTe, PbSe, InAs, In Sb gibi maddelerdir. Bu maddeler bir elektrik devresinin arasına yerleştirilir. IR ışını bunların üzerine düşürüldüğünde IR ışınlarının absorbsiyonu sonucunda elektronların iletkenlik bandına geçmesiyle iletkenlikleri artar ve devreden geçen akım şiddeti değişir.
    2.3.2 Termal Dedektörler
    IR ışınlarının ısıtma etkilerini temel alır. Bu amaçla ısınma ısıları ve boyutları çok küçük olan, siyah cisim özelliği gösteren katılar kullanılır (IR ışın absorbsiyonunun tam olması gerekir. bu yüzden siyah cisim kullanılır).
    a) Termoçiftler: Isınma ısıları farklı 2 metalin birbirine eklenmesiyle yapılır. Bağlantı noktası, siyahlatılmış platinle yapılır. IR ışınları bu bölgeye düşürüldüğünde tamamen absorblanır. Absorbsiyon sonucu oluşan ısı her iki taraftaki metale aktarılır. Metallerin ısınma ısıları farklı olduğu için farklı miktarlarda ısınırlar ve farklı miktarda ısınan metaller arasında potansiyel farkı oluşur. Oluşan potansiyel farkının değeri IR ışın şiddetiyle orantılıdır.
    b) Termopiller: Birkaç termoçiftin seri olarak bağlanmasıyla yapılır. Seri olarak bağlanmış termoçiftlerin çıkış gerilimi her bir termoçiftin gerilimleri toplamına eşittir. Böylece duyarlılık arttırılmış olur. yarı düşük şiddetteki ışın için daha büyük sinyal elde etmek mümkündür.
    1- Balometre
    2- Termistör
    Çalışma prensibi ayrı, yapılış maddeleri farklıdır. Balometre Pt’den yapılmış, termistör fırınlanmış (Co, Ni, Mn) oksitlerinden yapılmıştır. bu maddelerin elektriksel direnci sıcaklıkla büyük bir değişim gösteriyor. Bu maddeler çok ince bir film haline getirilip whetsotone direnç ölçme köprüsünün bir koluna yerleştiriliyor. Bunların üzerine IR ışını düşürülüyor. Bu termistör ile IR ışınını görmeyen referans bir termistör arasında potansiyel farkı oluşuyor. Oluşan potansiyel farkının değeri IR ışın şiddeti ile orantılıdır.
    c) Golay Dedektörü: Çalışma prensibi belli bir hacim içine konmuş asal gazın ısındığında basıncını arttırması temeline dayanıyor. Gazın içine konulduğu silindirin bir yüzeyi siyahlatılmış bir metal levhadır. IR ışını bu bölgeye düşürülür. IR ışınının absorbsiyonu ile oluşan ısı, içerideki gaza aktarılır. Gazın ısınmasıyla, basınç artar ve hacim genişler. Gazın içine konulduğu silindirin diğer yüzeyi gümüş gibi bir metalle kaplanmış esnek bir diyagram şeklindedir ve buna belli bir uzaklıkta yerleştirilmiş, konumu sabit olan bir metal levha ile bu esnek diyagram bir kapasitör olarak elektrik devresine bağlanmıştır. Gazın ısınmasıyla diyagram dışa doğru esner. 2 metal arasındaki uzaklık değişir. Buna bağlı olarak kapasitörün sığası değişir. Devreden geçen elektrik akımı şiddeti de değişir.
    d) Piroelektrik Dedektörü: Bu dedektörler bir kristal eksen boyunca elektriksel iç polarlama özelliğine sahip olan maddelerden yapılır. Bu maddeler trigliserin sülfat, baryum titanat, kurşun zirkanat, lityum tantalat’dır. Bu maddeler IR ışınını absorbladığında yük dağılımları bozunur. Bu maddeler iki elektrot arasına yerleştirilmiştir. IR ışını absorbsiyonu ile bozulan yük dağılımını dengelemek üzere devreden akım geçer. Geçen akım şiddeti IR ışınlarının şiddetiyle orantılıdır.
    Taramalı spektrometrelerde ayırıcılığı yüksek bir ışık elde edilmesi monokromatör çıkış aralığının daraltılmasına bağlıdır. Fakat monokromatör çıkış aralığının daraltılması ışın şiddetinin azalmasına ve elde edilen spektrumda elektronik gürültünün önem kazanmasına sebep olur.
    Sinyal/Gürültü oranı küçüktür. S/G oranını arttırabilmek için dalga boyut tarama hızı olabildiğince küçük olmalıdır. ancak bu şekilde S/G oranı büyük olan bir spektrum elde edilebilir. Bu ise bir spektrumun alınabilmesi için gerekli sürenin uzamasına sebep olur. bu dezavantajı ortadan kaldırmak için Fourier Transform IR spektrometreleri kullanılabilir.
    3. Fourier Transform IR Spektrometreleri
    Taramalı IR spektrometrelerinde herhangi bir anda sadece monokromatör tarafından seçilen dalga boyundaki spektroskopik bilgi ölçülür. Ancak dalga boyunun bir değerden, başka bir değere değiştirilmesi ile farklı bir dalga boyundaki spektroskopik bilgi ölçülür. Böylece frekans ölçeğindeki bilgi (spektrum) elde edilir.
    Spektrometrelerde bazı özel bilgiler kullanılarak tüm frekanstaki bilgiler aynı anda ölçülebilir. Bu tür spektrometrelerde monokranatör kullanılmaz. Işık kaynağından gelen tüm frekanslardaki ışınlar aynı anda örnekle etkileşir. Tüm frekanslardaki spektroskopik bilgiler ölçülerek bunların zamanla değişimi izlenir. Yani bu yöntemle spektrum frekans ölçeği yerine zaman ölçeğiyle elde edilir.
    Zaman ölçeğinde elde edilen bilgilere interferogram denir. İnterferogram alışılmış frekans ölçeğindeki spektrumun fourler transformudur. Alette bulunan bir bilgisayar yardımıyla ters fourier transform işlemi uygulanarak zaman ölçeğindeki bilgiler, frekans ölçeğindeki bilgilere dönüştürülür. Böylece alışılmış IR spektrumu elde edilmiş olur.
    Fourier transform yönteminin en önemli avantajı elektronik gürültüden bağımsız bir sinyalin elde edilmesi ve böylece duyarlılığın artmış olmasıdır. Çünkü bu yöntemde ışık kaynağından gelen ışınlar pulslar halinde örnekle yüzlerce kez etkileştirilebilir. Her seferinde elde edilen spektroskopik bilgiler bilgisayarın hafızasında toplanır.
    Bunun sonucunda elektronik gürültüden bağımsız sinyal elde edilmiş olur. elektronik gürültü gelişi güzel bir sinyaldir. Bazen (+) pozitif, bazen (-) negatif yönde olma şansı vardır. Dolayısıyla bunların toplanması sıfıra yakın sinyaldir.
    Absorbsiyon nedeni ile oluşan sinyal ise her zaman aynı yönde ve aynı büyüklükte oluşur. Bunların toplanması ile sinyal yükseltilmiş olur. böylece sinyal/gürültü oranı oldukça büyük bir spektrum elde edilmiş olur.
    4. Filtreli IR Spektrometreleri
    Bu cihazda monokromatör kullanılmıyor. Dalga boyu seçimi için filtre kullanılıyor. Dalga boyu seçimini yapabilmek için uzunluğu boyunca kalınlığı değişen bir girişim filtresi kullanılıyor ya da farklı kalınlıklardaki girişim filtreleri dönen disk üzerine yerleştirilip istenilen dalga boyuna uygun olan filtrenin ışın yoluna gelmesi sağlanıyor. Bu tür spektrometreler spektrum kaydetmek amacıyla kullanılamaz ve daha çok belli dalga boyu aralığındaki IR ışınlarının kullanılmasıyla o dalga boyu aralığındaki ışınları absorblayan türlerin nicel analizi amacıyla yapılır. Bu cihazlar basittir, ucuzdur ve nicel analizde duyarlılık oldukça iyidir. Çoğunlukla bu cihazlar bir gaz karışımındaki belli bir gazın miktarını tayin etmek için kullanılır.
    4.1. Çalışma Şekli;
    Eşit şiddette ışıma yapan iki ışık kaynağı vardır. Işık kaynaklarının önünde dönen ışık bölücü vardır. Bu ışık bölücü referans bölme ve örnek bölmesine ışınları ard arda gönderiyor. Referans bölmede IR ışınlarını absorblamayan bir gaz bulunuyor. Örnek bölmesinde ise IR ışınını absorblamayan bir gaz bulunuyor. Örnek bölmesinde ise IR ışınını absorblayabilecek bir gaz karışımı bulunuyor.
    CO tayini yapılacaksa örnek bölmesinde CO karışımı bulunmalı, kullanılan dalga boyunu geçiren filtre (CO absorblayacağı dalga boyu aralığındaki IR ışınlarını geçiren), dedektör. Bu dedektör bir gaz dedektörü 2 bölmeden oluşma bu dedektör, her iki bölmede de belli basınçta CO gazı ile doldurulmuştur. Bu bölmelerden referans bölmenin karşısına gelen kısımda konumu sabit olan bir metal levha bulunur. örnek bölmesinin karşısına gelen kısımda ise yüzeyi metalle kaplanmış esnek bir diyafram vardır. Bu 2 metal bir kapasitör o6larak dereceye bağlanmıştır. Referans bölmede ışın absorbsiyonu olmadığı için referans bölmeden geçen ışın şiddeti sabittir. Dolayısıyla referans bölmenin karşısındaki dedektör bölmesindeki gazın basıncı da sabittir. Örnek bölmesinde ise IR ışınları absorblandığında geçen ışın şiddeti düşer, örnek bölmesinin karşısındaki dedektör bölmesinde bulunan gaz daha az ısınır ve basınç daha az olur. diyafram içe doğru esner, böylece kapasitörün sığası değişir ve devreden geçen elektrik akım şiddeti de değişir.
    4.1.1. Bu Yöntemin Analitik Uygulamaları
    IR spektroskopisi yöntemiyle katı, sıvı ve gaz fazındaki numuneler incelenebilir. İncelenen numunenin yapısına bağlı olarak örnek hazırlama yöntemleri değişir. Bütün fazlarda, örnek kaplarının KBr, NaCl gibi alkol halojenürlerden IR ışınını geçiren malzemelerden yapılmış olması gerekir. bunlar nem çekici maddelerdir. Bu yüzden kuru ortamda çalışılmalıdır.
    Numune gaz ise, uzun silindir biçimindeki örnek kapları kullanılır. Bu kap içinde ışının örnekle etkileştiği yolu arttırmak için ışını yansıtarak ilerleten aynalar kullanılır.
    Sıvı fazdaki numunelerde 2 durum vardır. Saf sıvı haldeki numune ya da çözelti halindeki numune olabilir. Saf sıvılar için kalınlığı yaklaşık 0,02 mm, çözeltiler için 0,5 mm kalınlığındaki örnek kapları kullanılır.
    Çözelti hazırlanacaksa, çözücü seçimi önemlidir. Çözücünün IR ışınlarını absorblamayan bir çözücü olması gerekir. bu çözücüler proton içermeyen ve polar olmayan çözücülerdir. Örneğin ccl4, CS2 gibi, IR den çözücü olarak kullanılabilir. fakat tüm IR ışınlarını geçiren tek çözücü bulmak mümkün değildir. bu yüzden spektrumun farklı bölgeleri için farklı çözücüler kullanarak spektrumları kaydetmemiz gerekir. daha sonra da her bir spektrumdan elde edilen bilgiler toplanarak molekülün yapısı aydınlatılmaya çalışılır.
    Cam malzeme hazırlama; KBr’ü kazanda iyice öğütüyoruz ve bunu 10 ton gibi çok yüksek basınçta ve vakumda presliyoruz. Böylece IR ışınlarını geçiren 2 küçük tablet hazırlıyoruz. Bu tabletlerden birinin üzerine sıvı numunesi damlatıp diğer tableti de bunun üzerine kapatıyoruz ve böylece incelenecek sıvı numunenin bir film halinde yayılmasını sağlıyoruz. Bu tabletleri örnek bölmesine yerleştirip spektrumu kaydediyoruz. (KBr’ü iyice öğütülmeli, öğütülmezse tablette saçılma olur, o yüzden tanecik boyutu küçültülmeli ve vakumda nem olmamasına dikkat edilmelidir).
    Katı numunelerde; 2 çeşit örnek hazırlama tekniği kullanılabilir. tablet hazırlama tekniği, bu teknikte bir mg’lık (5-10 mg) incelenecek katı numune 50-100 mg KBr ile karıştırılır. Bu karışım agot havanda öğütülerek tanecik boyutu küçültülür ve 10 ton gibi yüksek basınç ve basınç altında sıkıştırılarak tablet haline getirilir.
    Diğer teknik; mineral yağlar içerisinde asılı hale getirme tekniği, incelenecek katı numune nujal gibi bir mineral yağla karıştırılarak katı taneciklerin yağı içerisinde dağılmaları sağlanır ve bu karışım sıvılar için kullanılan örnek kabına konularak spektrum kaydedilir. Fakat burada kullanılan mineral yağında IR ışınlarını absorblayabileceği dikkate alınmalı ve yağa ait IR pikleri fark alınarak spektrumdan çıkarılmalıdır.
    Bazı boyalar, polimerler, yapışkanlar gibi viskozitesi yüksek maddelerin IR spektrumlarının kaydedilmesi için IR ışınlarının kırılma indisi yüksek bir malzeme içinde tam yansıma ile ilerlemesinden yararlanılır. Burada incelenecek örnek kırılma indisi yüksek malzeme ile dıştan temas halindedir.
    Burada IR ışınları kırılma indisi yüksek malzeme içinde tam yansıma ile ilerlerken yansımanın olduğu her bir ana yüzeyde dıştaki örnekle etkileşir ve IR ışınları absorblanır. Böylece maddenin IR spektrumu kaydedilebilir. Bu yönteme iç yansıma spektroskopisi (IRS) veya azalan tam yansıma spektroskopisi (ATR) denir.
    IR spektroskopisi daha çok nitel analiz yani yapı tayini amacıyla kullanılır. Çünkü bir maddenin IR spektrumu o maddenin en karakteristik özelliklerinden biridir. Sadece optik izanerlerin IR spektrumları birbirinin aynıdır. Herhangi bir reaksiyonun izlenmesinde de (reaksiyonun olup, olmadığını, verimlerin hesaplanması için) IR spektrumu kullanılabilir. nicel analizde de kullanılabilir. nicel analiz, absorbsiyonun Lömbert-beer kanununa uygun olmasından yararlanılarak yapılır. IR spektrumlarında düzey eksen absorbansı değil, % geçirgenliği gösterir. Bu nedenle analiz için seçilen pikin zemin çizgisine karşılık gelen yüzde geçirgenlik değeri ile pik maksimuma karşılık gelen yüzde geçirgenlik değerinin logaritmik farkları alınır ve nicel analiz için o bileşik için karakteristik alan ve spektrumda şiddetli olarak gözlenen bir pik seçilir.
    Bu yöntem nicel analizde kullanılabilmesine rağmen çok fazla tercih edilmez. Bunun sebepleri;
    1- Monokromats çıkış aralığı geniş olduğu için Lombert-beer kanunundan sapmalar fazladır.
    2- Spektrum daha karmaşıktır, pikin zemin çizgisinin belirlenmesinin zorluğunu doğuracaktır.
    3- Bu yöntemde hücre genişliği belirsizliğe sebep olabilir.






  2. #2
    antakyalı çevrimdışı Üyelik tarihi: 19.03.2007 Son online zamanı: 23.02.2013

    Mesajları
    1155
    Konuları
    101
    Eklentileri
    0
    Kredisi
    5
    Harcanan
    0
    Kalan
    5
    bu da ne

    iyiki okulu bitirmişim


  3. #3
    Figen YÜCE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figen YÜCE çevrimdışı Üyelik tarihi: 24.05.2007 Son online zamanı: 22.11.2020

    Mesajları
    1837
    Konuları
    292
    Eklentileri
    58
    Kredisi
    3076
    Harcanan
    Onursal Üye
    Kalan
    Onursal Üye


  4. #4
    antakyalı çevrimdışı Üyelik tarihi: 19.03.2007 Son online zamanı: 23.02.2013

    Mesajları
    1155
    Konuları
    101
    Eklentileri
    0
    Kredisi
    5
    Harcanan
    0
    Kalan
    5
    Alıntı figen_yuce Nickli Üyeden Alıntı


    figen bu mesajın anlamı nedir
    gerçekten anlamadım


Advertising

Advertising

Benzer Konular

  1. Nane Yapraklarının İnfrared Radyasyonla Kurutulması
    Tezler forum içinde, yazan gazeteibrahim
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 01.05.2015, 13:45
  2. NMR Spektroskopisi
    Gıda Kimyası forum içinde, yazan bsvr
    Yorum: 1
    Son Mesaj: 29.01.2010, 12:35
  3. İnfrared Absorbsiyon Spektroskopisi Sunumu
    Analitik Kimya forum içinde, yazan rasyonel_kupaj
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 27.12.2009, 21:33
  4. NMR Spektroskopisi
    Kimyasal Analizler forum içinde, yazan quiqe8
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 16.04.2009, 12:59
  5. Sosislerde İnfrared Yöntemi İle Yuzey Pastorizasyonu
    Ders Ödev ve Raporları, Staj Raporları forum içinde, yazan sssensei
    Yorum: 2
    Son Mesaj: 28.04.2007, 03:53

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  


HAKKIMIZDA

    GIDA GÜNDEMİ 2007 YILINDA FORUMFOOD.NET İSMİ İLE YOLA ÇIKMIŞ, BUGÜN 150 000 İN ÜZERİNDE ZİYARETÇİ SAYISI İLE SEKTÖRE HİZMET ETMEKTEDİR.

TAKİP EDİN

Twitter Facebook youtube Flickr RSS Feed