BM Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından Japonya’daki gıda güvenliği konusunda artan uluslararası endişelere yönelik olarak hazırlanan açıklama, soru ve cevaplar
Japonya Fukushima‘ da son günlerde Daiichi nükleer santralinde meydana gelen hasar ve ardından santrale yakın bölgelerde bazı gıda örneklerinde tespit edilen radyoaktivite, Japonya‘dan gelen gıdaların güvenliği konusunda endişe yaratmıştır. Japon makamlarının, gıdalarda radyoaktivite limitlerine yönelik tüzükleri bulunmaktadır ve ayrıca gıda denetimleri uygulanmaktadır. Halen gıdalarda radyonüklit konsantrasyonlarına yönelik ölçümler yapılmakta ve Japon yetkililer tarafından açıklanmaktadır. Bazı sebzelerde ve sütte radyoaktivite olduğu doğrulanmıştır. İlk gıda denetimi sonuçlarının bazıları, radyoaktif iyot konsantrasyonlarının, Japonya‘nın resmi sınırlarının üzerinde olduğunu göstermektedir. Radyoaktif sezyum da tespit edilmiştir, ancak bunların düşük aktivite konsantrasyonlarında olduğu belirlenmiştir.
Aşağıdaki soru ve cevaplar, Japonya‘daki gıda güvenliği konusunda artan uluslararası endişelere yönelik olarak BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından hazırlanmıştır. (23.03.2011)
1. Japonya‘daki gıdada radyoaktivite ile ilgili son raporların uluslararası sonuçları nelerdir?
•· Bulgular, Japonya‘da üretilen bazı gıdaların insan tüketimi için uygun olmayan radyonüklit düzeylerinde bulaşık olma olasılığına işaret etmektedir. Japonya‘daki gıda üretici ve tüketicileri en çok etkilenen gruplar olmuştur. Bu bulguların yansımalarına yönelik olarak kamuoyu hükümetleri tarafından bilgilendirilmektedir. Bununla birlikte, şu anda Fukushima Daiichi nükleer santralinin, başka bir ülkede üretilen gıdalarda bulaşıklığa neden olduğuna yönelik kanıt bulunmamaktadır.
2. Bulaşık gıdaların tüketilmesinin potansiyel sağlık etkileri nelerdir?
•· Radyoaktif maddenin bulaştığı gıdaların tüketilmesi, kişinin maruz kalacağı radyoaktivite düzeyini artırır ve radyasyona maruz kalmaya ilişkin sağlık risklerini artırabilir. Kesin etki, alınan radyonüklitlerin türüne ve miktarına bağlıdır. Şu ana kadar bildirilen verilere göre, radyoaktif iyot ana bulaşan olup bazı gıda numunelerinde, radyoaktif iyot Japonya‘daki yasal düzeyin üzerinde belirlenmiştir. Radyoaktif iyodun 8 günlük bir yarı-ömrü vardır ve birkaç hafta içerisinde doğal olarak azalmaktadır. Vücuda alınması halinde, vücutta ve özellikle tiroit bezinde birikme yapar ve özellikle çocuklarda olmak üzere, tiroit kanseri riskini artırır.
•· Ağız yoluyla potasyum iyot alınması, radyoaktif iyodun tiroitte birikmesini önlemek için bilinen bir yöntemdir.
•· Bazı gıdalarda radyoaktif sezyum da tespit edilmiştir. Durum dikkatle izlenmeye devam edilmelidir; zira, radyoaktif sezyumla bulaşmış gıdaların alımının uzun-vadede sağlık üzerine etkileri olabilmektedir.
•3. Japonya‘daki tüm gıda üretimi nükleer acil durumdan etkilenmiş midir?
•· Hayır, tüm gıdalar etkilenmeyecektir. Acil durumdan daha önce dağıtımı yapılmış veya ambalajlanmış olan ürünler etkilenmemiştir. Ancak, radyoaktif materyallerin biriktiği bazı bölgelerde üretilen gıda ürünlerinin bulaşık olduğu görülmüştür. Bu nedenle, Japon makamları bu konuyu açıklığa kavuşturmak için izleme başlatmış ve tedbirler almıştır.
•4. Bunun Japonya‘daki gıdalara ve gıda üretimine nasıl bir etkisi olacaktır?
•· Bu durumun Japonya‘daki gıda ve gıda üretimine etkisi, gıdanın üretildiği veya hasat edildiği yerlerdeki radyonüklitlerin türüne ve biriken veya mevcut olan radyoaktivite miktarına bağlıdır. Her ne kadar, gıdalardaki radyoaktif iyot ilk acil endişe durumunu oluştursa da, göreceli olarak kısa bir yarı-ömrü vardır ve kısa bir süre içerisinde doğal olarak azalacaktır. Radyoaktif iyodun aksine, radyoaktif sezyum çevrede uzun yıllar boyunca kalabilmektedir ve uzun bir süre boyunca gıda ve gıda üretimi için sorun olmaya ve insan sağlığına yönelik tehdit oluşturmaya devam edecektir.
•5. Gıda ürünleri nasıl radyoaktif hale gelir?
•· Gıda maddeleri açıkta bulunduklarında, nükleer veya radyasyon acil durum nedeniyle; radyoaktif maddelerle bulaşık hale gelebilirler. Bu durumlarda; havadan gelen veya yağmur veya karla taşınan radyoaktif maddeler meyve veya sebze gibi gıdaların yüzeylerinde veya hayvan yemlerinde birikebilirler. Ayrıca, zaman içerisinde radyonüklitler, topraktan ürünlere veya hayvanlara geçebildikleri için de radyoaktivite gıda maddeleri içerisinde oluşabilir. Radyoaktivite, ayrıca ırmaklara, göllere ve denizlere de taşınarak balık ve deniz ürünlerinin radyonüklitleri almalarına neden olabilir. Riskin ciddiyeti radyonüklit karışımına ve serbest bırakılan bulaşanın düzeyine bağlıdır.
•· Radyoaktivite ambalajlanmış gıdalara bulaşamaz; örneğin, konserve veya plastik ambalajda bulunan gıda maddeleri açılmadıkları sürece radyoaktiviteden korunmaktadır.
•6. Tahliye bölgesinin dışındaki alanlardaki gıdalar neden etkilendi?
•· Nükleer bir acil durum sırasında, insanların doğrudan ve kabul edilemez düzeylerde insan sağlığına tehdit oluşturacak radyasyona maruz kalmalarına engel olmak maksadıyla bir tahliye bölgesi oluşturulmuştur. Ancak, radyoaktif bulaşıklık düzeyleri, insan sağlığına doğrudan bir tehdit oluşturabilecek düzeylerden daha düşük olsa bile ürünlerin topraktan alınmaları veya hayvanlara yemden bulaşma yoluyla gıdada bulaşı gerçekleşebilir. Gıdalarda kabul edilebilir radyoaktivite limitlerine yönelik standartlar, bulaşık gıdaların uzun bir süre boyunca yenilebileceği ve kümülatif bir doz oluşturacakları olasılığı dikkate alınarak düşük tutulmuştur.
•7. Uluslararası ticarete yönelik gıdalarda radyoaktivite konusunda kurallar mevcut mudur?
•· Bir nükleer veya radyasyon acil durumunu takiben uluslararası ticareti yapılan gıdalarda radyonüklit düzeyleri konusunda üzerinde uluslararası mutabakat sağlanmış Kodeks Rehber Düzeyleri (GL‘ler) mevcuttur. Bu GL‘ler, FAO/WHO Ortak Kodeks Alimentarius Komisyonu tarafından yayımlanmıştır.
•· Bu GL‘lerin altındaki radyoaktif düzeylerine sahip gıdaların insanlar tarafından tüketilmeleri güvenlidir. GL‘ler aşıldığı zaman, ulusal hükümetler, gıdanın ülke topraklarında veya yetkileri altındaki alanlarda hangi koşullar altında dağıtımına izin verileceğine karar vermelidirler
•· Radyonüklit düzeylere yönelik Rehber Düzeyler (GL‘ler) FAO/WHO Ortak Kodeks Alimentarius Komisyonu‘nda bulunabilir:
FAO/WHO Codex Alimentarius Commission
•8. Nükleer bir acil durumda gıda tüketicilerine ve üreticilere ne tür tavsiyelerde bulunulabilinir??
•· Radyoaktivite içeren bir acil duruma verilen tepki, gıdaya bulaşan her türlü tehlikeli maddeyi içeren bir acil duruma verilen tepkiyle aynı olmalıdır. Acil durumun ilk aşamalarında, eğer güvenli ise gıdaların radyolojik maddelerle bulaşıklığını engellemek veya asgari düzeye indirmek için acil önlemler almak mümkün olabilir. Örneğin, aşağıda belirtilenler yapılabilir:

•o Açıkta saklanan gıda ve hayvan yemini korumak için plastik örtülerle veya hava geçirmez muşambalarla örtmek;
•o Yetiştirilen sebzeleri korumak için seraların havalandırmalarını kapatmak;
•o Meralardaki hayvanları toplamak ve bu hayvanları bir ahır veya ağıla yerleştirmek;
•o Herhangi bir radyoaktif serpinti kaydedilmeden önce olgunlaşmış ürünlerin hasat edilmesi ve bunların bir örtü altına alınması ve
•o Radyoaktif bir serpinti gerçekleştikten sonra hasat yapmamak - bulaşıklık kaydedildikten sonra talimatları beklemek.
•· Önemli ölçüde bulaşıklık olduğu doğrulanan alanlarda başka pek çok kısa, orta ve uzun vadeli önlemler alınması gereklidir, örneğin:
•o Yerel olarak üretilen süt veya sebzelerin tüketiminden kaçınmak;
•o Hayvan kesimlerinden kaçınmak;
•o Su ürünleri ve suda yetişen bitkilerin tüketim ve hasat edilmesinden (balık, kabuklu deniz hayvanları ve algler dahil olmak üzere) kaçınmak;
•o Mantar veya diğer yabani veya toplanan gıdaları toplamaktan kaçınmak.
WHO‘nun sorumluluğu
•9. Nükleer acil durumlarda WHO‘nun rolü nedir?
•· WHO, kendi temel yasası ve Uluslararası Sağlık Tüzükleri uyarınca radyasyon konusu da dâhil olmak üzere kamu sağlığı risklerini değerlendirmek, teknik danışma ve destek sağlamakla yetkilidir. Bunu yaparken, WHO, bağımsız uzmanlarla ve diğer BM kuruluşlarıyla beraber çalışmaktadır.
•· WHO çalışmaları, radyasyon acil durum medikal konularında uzmanlaşmış 40‘tan fazla kuruluştan oluşan küresel bir ağ ile desteklenmektedir. Bu ağ, yani Radyasyon Acil Durum Medikal Hazırlık ve Destek Ağı (REMPAN), radyasyona yönelik acil durum hazırlığı ve müdahale konusunda teknik yardım sağlamaktadır.