10 sonuçtan 1 ile 10 arası
  1. #1
    Yrd. Doç. Dr. Eagleking06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21 Feb 07
    Yaş
    37

    Mesajları
    1862
    Konuları
    209
    Eklentileri
    5
    Kredisi
    322
    Harcanan
    0
    Kalan
    322

    Necip Fazıl KISAKÜREK

    Necip Fazıl Kısakürek ( 1904)- (25.05.1983)



    1904 yılında İstanbul’da doğdu. Çeşitli okullarda, bu arada Amerikan Koleji'nde okudu ve orta öğrenimini Bahriye Mektebi'nde yaptı(1922). Bu askeri okulda, din derslerini, Aksekili Ahmed Hamdi, tarih derslerini Yahya Kemal'den görmüş, ama asıl anlamda "edebiyat ve felsefeden riyaziyeye ve fiziğe kadar iç ve dış bir çok ilimde derin ve mahrem mıntıkalara kadar nüfuz edebilmiş" dediği İbrahim Aşkî'nin etkisinde kalmıştır.İbrahim Aşkî, verdiği kitaplarla onun "deri üstü deri bir plânda da olsa" tasavvufla ilk temasını sağlamıştır. Kısakürek Bahriye Mektebi'nin "namzet ve harp sınıflarını bitirdikten sonra" Darülfünun Felsefe Bölümü'ne girmiş ve oradan mezun olmuştur (1921-1924). Felsefedeki en yakın arkadaşlarından biri Hasan Ali Yücel'dir. Milli Eğitim Bakanlığı bursu ile bir yıl Paris'te gitmiştir. (1924-1925). Yurda döndükten sonra Hollanda, Osmanlı ve İş Bankalarında memurluk ve müfettişlik gibi görevlerde bulunmuş (1926-1939), Ankara'da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Devlet Konservatuvarı ile İstanbul'da Güzel Sanatlar Akademisi'nde dersler vermiştir (1939-1942). Daha gençlik yıllarında basınla ilişkiye geçen Kısakürek, bu tarihten sonra memurlukla ilişkisini kesmiş, hayatını yazarlık ve dergicilikten kazanmaya başlamıştır.Necip Fazıl Kısakürek 25 Mayıs 1983 tarihinde Erenköy'deki evinde öldü.Naşı, Eyüp sırtlarındaki kabristana defnedilmiştir.

    Ödülleri

    Necip Fazıl Sabır Taşı adlı oyunuyla 1947 yılında C.H.P. Piyes Yarışmacı Birincilik Ödülü'nü almıştır. Kısakürek'e doğumunun 75. yıldönümü dolayısıyla Kültür Bakanlığı'nca "Büyük Kültür Armağanı" (25 Mayıs 1980) ve Türk Edebiyatı Vakfı'nca "Türkçenin Yaşayan En Büyük Şairi" ünvanını vermiştir.

    Yazı Hayatı

    Necip Fazıl'ın yayınlanan ilk şiiri Örümcek Ağı adlı kitabına "Bir Mezar Taşı" başlığıyla alacağı "Kitabe" şiiridir ve 1 Temmuz 1923 tarihli Yeni Mecmua'da çıkmıştır. Necip Fazıl hatıralarında "benim de yerim bu el oldu yâhu/ Gençlik bahçesinde sel oldu yâhu" dizeleriyle başlayan bu şiir dolayısıyla Ahmet Haşim'in "Çocuk Bu Sesi nerden buldun sen?" dediğini yazmaktadır. Kısakürek bu tarihten itibaren 1939 yılına kadar Yeni Mecmua, Milli Mecmua, Anadolu, Hayat, Varlık gibi dergilerle Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan şiir ve yazılarıyla ününü genişletmiştir.Necip Fazıl 1925 yılında Paris'ten yurda döndükten sonra, aralıklı şekilde ama uzun sürelerle Ankara'da kalmış, üçüncü gelişinde, bazı bankaların da desteğini sağlayarak 14 Mart 1936 tarihinde Ağaç adlı bir dergi çıkarmıştır. Yazarları arasında Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Kutsi Tecer, Mustafa Şekip Tunç'un da bulunduğu Ağaç, yeni kapanmış olan Yakup Kadri'nin sahipliğindeki Kadro dergisinin Burhan Belge, Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir ve İsmail Husrev Tökin gibi yazarlarının savunduğu ve dönemin etellektüellerini hayli etkilemiş bulunan materyalist ve marksizan düşüncelerine karşı spiritüalist ve idealist bir çizgi izlemeyi öngörmüştür. Ankara'da altı sayı çıkan Ağaç dergisini Kısakürek daha sonra İstanbul'a nakletmiş, ancak dergi 17'nci sayıda kapanmıştır.Ve Büyük Doğu Necip Fazıl, 1943 yılında bu defa, dini ve siyasi kimliği de olan Büyük Doğu dergisini çıkarmış, 1978 yılına kadar aralıklarla haftalık, günlük ve aylık olarak çıkardığı Büyük Doğu'da iktidarlara cephe almış, yazı ve yayınları yüzünden mahkemelere düşmüş, dergi birçok kez kapatılmıştır. Özellikle İslam medeniyetini ve tarihini savunan Necip Fazıl giderek milletimizin sevdiği bir insan olmuştur. Necip Fazıl 1947 yılında Büyük Doğu'nun toplatılması üzerine ayrıca Borazan diye bir siyasi mizah dergisi de çıkarmıştır.

    ESERLERİ

    Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı, Çile, Şiirlerim, Esselâm, Çile Oyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak ,Künye, Sabır Taşı, Para, Nami Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Ahşap Konak, Siyah Pelerinli Adam, Ulu Hakan Abdülhamit, Yunus Emre.

    Roman: Aynadaki Yalan, Kafa Kağıdı

    Hikaye: Birkaç Hikâye Birkaç Tahlil, Ruh Burkuntularından Hikâyeler, HikâyelerimHatırat: Cinnet Mustatili, Hac, O ve Ben, Bâbıâli.



    Alıntıdır
    Forumun ilk biyografisi benden olsun


    •    Alt 06-02-2007'den beri

      Advertising

      advertising
      Mesajları
      1
      Konuları
      0
      Eklentileri
      0

        
       

  2. #2
    Onursal Üye Oğuz Pelikli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21 Feb 07
    Yaş
    44

    Mesajları
    2729
    Konuları
    384
    Eklentileri
    70
    Kredisi
    3608
    Harcanan
    0
    Kalan
    3608

    Standart Cevap: Necip Fazıl KISAKÜREK

    Necip Fazıl'ı anlamadan, okumadan bir çok şey ile suçlayanlar olmuştur...
    Necip Fazıl'ı taraflı ve bugünün şartları ile okumayın...
    Onu anlamak istiyorsanız onu okurken siyasi kimliğinizi ve bugünkü siyasi durum hakkındaki düşüncelerinizi bir yana bırakıp okuyun...

  3. #3
    Yrd. Doç. Dr. Alone_AngeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Mar 07
    Yaş
    34

    Mesajları
    1584
    Konuları
    145
    Eklentileri
    0
    Kredisi
    30
    Harcanan
    0
    Kalan
    30

    Standart RE: Necip Fazıl KISAKÜREK

    KALDIRIMLAR

    Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
    Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
    Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
    Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

    Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
    Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
    İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
    Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

    İçimde damla damla bir korku birikiyor;
    Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
    Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
    Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

    Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
    Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
    Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
    Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

    Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
    Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
    Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
    Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

    Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
    İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
    Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
    Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

    Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
    Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
    Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
    Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

    Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
    Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
    Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
    Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..


    Necip Fazıl KISAKÜREK

    Aykut KUŞKAYA da şarkı olarak seslendirmişti hala severek dinliyorum..

  4. #4
    Yüksek Lisans Üye
    Üyelik tarihi
    23 Feb 07
    Yaş
    39

    Mesajları
    794
    Konuları
    130
    Eklentileri
    5
    Kredisi
    263
    Harcanan
    0
    Kalan
    263

    Standart RE: Necip Fazıl KISAKÜREK


    Necip Fazıl Kısakürek ve Sakarya Türküsü

    İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
    Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
    Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
    Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
    Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir
    Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.
    Akışta denetlenmiş, büyük, küçük, kainat;
    Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
    Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
    Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
    Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
    Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
    Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
    Sırtına Sakarya´nın, Türk tarihi vurulur.
    Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
    Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!..
    Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
    Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
    İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
    Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal.
    Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
    Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan;
    Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an;
    Kehkeşanlara kaçmış eski günleri an!
    Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
    Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
    Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
    Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
    Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir?
    Bulur mu deli rüzgar o sedayı: Allah bir!
    Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
    Sakarya, kandillere katran döktü geceler.
    Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya,
    Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
    İnsan üçbeş damla kan, ırmak üçbeş damla su;
    Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
    Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
    Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
    Kafdağını aşsalar, belki çeker de bir kıl!
    Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
    Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu´nun,
    Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
    Sen ve Ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
    Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
    Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
    Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
    Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
    Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz!
    Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
    Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..


    Necip Fazıl Kısakürek

  5. #5
    Yüksek Lisans Üye suren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21 Feb 07

    Mesajları
    808
    Konuları
    133
    Eklentileri
    5
    Kredisi
    255
    Harcanan
    0
    Kalan
    255

    Standart Cevap: Necip Fazıl KISAKÜREK

    çok güzel paylaşımlar teşekkür ederiz

  6. #6
    Prof. Dr.
    Üyelik tarihi
    10 Feb 07

    Mesajları
    2724
    Konuları
    54
    Eklentileri
    14
    Kredisi
    763
    Harcanan
    0
    Kalan
    763

    Standart Cevap: Necip Fazıl KISAKÜREK

    bazen şu anki siyasetçiler veya yazarlar için kötü düşündüğümde acaba geçmiştekiler gibi ben de mi yanılgıya düşüorum demekten kendimi alamıorum
    ama yanıldığımı da sanmıorum

  7. #7
    Yüksek Lisans Üye tubadaysal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25 May 07
    Yaş
    37

    Mesajları
    989
    Konuları
    119
    Eklentileri
    31
    Kredisi
    1561
    Harcanan
    0
    Kalan
    1561

    Standart RE: Necip Fazıl KISAKÜREK

    Yakınlık

    Neye yaklaşsam, sonu uzaklık ve kırgınlık;
    Anla ki, yok Allah'tan başkasıyla yakınlık...

    1977
    [/quote]

  8. #8
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    14 Jul 07

    Mesajları
    35
    Konuları
    5
    Eklentileri
    3
    Kredisi
    155
    Harcanan
    0
    Kalan
    155

    Standart Cvp: Necip Fazıl KISAKÜREK

    VİSAL



    Beni zaman kuşatmış, mekân kelepçelemiş;

    Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş...

    Perde perde verâar, ışık başka, nur başka;

    Bir ânlık visal başka, kesiksiz huzur başka.

    Renk, koku, ses ve şekil, ötelerden haberci;

    Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci?

    Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi?

    Fezada dipsiz sükût, duyulmazın sesi mi?

    Rabbim, Rabbim, Yüce Rab, âlemlerin Rabbi, sen!

    Sana yönelsin diye icad eden kalbi, sen!

    Senden uzaklık ateş, sana yakınlık ateş!

    Azap var mı âlemde fikir çilesine eş?

    Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor?

    Çilesiz suratlara tüküresim geliyor!

    Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum;

    Ölen ölüyor, bense ölümü yaşıyorum!

    Sonsuzu nasıl bulsun, pösteki sayan deli?

    Kendini kaybetmek mi, visalin son bedeli?

    Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır;

    Belki de benliğinden kaçabilene hazır.

    Hâtıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül!

    Sonu gelmez visalin gayrından vazgeç, gönül!

    O visal, can sendeyken canını etmek feda;

    Elveda toprak, güneş, anne ve yâr elveda!

    1982

  9. #9
    Yüksek Lisans Üye feraset - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Aug 07
    Yaş
    37

    Mesajları
    933
    Konuları
    295
    Eklentileri
    19
    Kredisi
    1070
    Harcanan
    12
    Kalan
    1058

    Standart Cvp: Necip Fazıl KISAKÜREK

    Necip Fazıl benim üstadım ya onun her şiirini nefes almadan okurum. çok severim şiirlerini. o şiirleri yazabilmek her babayiğidin harcı değil. onu okumak ayrıcalık ama anlayabilmek çok daha öte bir ayrıcalık bence.
    en çok sevdiğim şieirlerinin başında Zindandan Mehmed'e Mektup geliyor. sanırım şiiri daha önce forumda paylaşmıştım.

  10. #10
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    29 Mar 12

    Mesajları
    8
    Konuları
    0
    Eklentileri
    0
    Kredisi
    5
    Harcanan
    0
    Kalan
    5

    Standart Cevap: Necip Fazıl KISAKÜREK

    Anneciğim
    Ak saçlı başını alıp eline,
    Kara hülyalara dal anneciğim!
    O titrek kalbini bahtın yeline,
    Bir ince tüy gibi sal anneciğim!

    Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
    Gecenin ardında yine gece var;
    Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
    Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!

    Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
    Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
    Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
    Beni de beraber al anneciğim!...

    (1926)

    Necip Fazıl kısakürek
    Konu sese1905 tarafından (19-04-2012 Saat 15:48 ) değiştirilmiştir. Sebep: yazı tipini beyenmemiştim

Advertising

Advertising

Benzer Konular

  1. Necip Fazıl'dan Şiirler...
    Şiir forum içinde, yazan feraset
    Yorum: 2
    Son Mesaj: 18-12-2007, 12:15

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  


HAKKIMIZDA

    GIDA GÜNDEMİ 2007 YILINDA FORUMFOOD.NET İSMİ İLE YOLA ÇIKMIŞ, BUGÜN 150 000 İN ÜZERİNDE ZİYARETÇİ SAYISI İLE SEKTÖRE HİZMET ETMEKTEDİR.

TAKİP EDİN

Twitter Facebook youtube Flickr RSS Feed