9 sonuçtan 1 ile 9 arası
  1. #1
    fatih07 çevrimdışı Üyelik tarihi: 29.04.2007 Son online zamanı: 09.01.2018

    Mesajları
    168
    Konuları
    47
    Eklentileri
    4
    Kredisi
    205
    Harcanan
    0
    Kalan
    205

    Standart Sağlığımızı Tehdit Eden Unsurlar ve Önlemleri

    KOLA MI İÇİYORUZ YOKSA ŞEKER Mİ?

    1 kutu kolada 15 küp seker var!

    Çocuk ve gençlerin fazla kilo problemi büyümeye devam ediyor. Çocuklar, eskisine göre daha fazla seker, yağ ve tuz tüketiyor.

    Tükettikleri besinler tıka basa (yağların en zararlıları) doymuş ve trans-yağlarla dolu. Elli yıl öncesinin çocuklarına oranla çok daha fazla seker tüketiyorlar. Bir sise meşrubatta, bir kutu kolada neredeyse 15 küp seker var ve bir çocuğun günlük seker tüketimi neredeyse yarim kiloya yaklaşıyor.

    1960'li yıllarda bir sise meşrubat, 200-220ml civarındaydı, simdi dev boyları söz konusu olduğunda 2 litreye kadar çıkabiliyor. Televizyon reklamları, sürekli çocuk ve gençlere yemelerini, içmelerini öneriyor. Bir saatlik televizyon izleme suresinde çocuk ve gençler, ortalama 15-20 dakika besin maddesi reklamı izlemek zorunda kalıyor. Üstelik bu besinlerin çoğu , sucuk, sosis, margarin, hamburger, bisküvi, cips, gofret, şekerleme gibi sağlığa yarardan çok zarar veren sağlıksız şeyler.

    SORUNUN NEDENİ ÇOK

    Daha da kötüsü, bu ürünler aileler ve çocuklara "akıllarını geliştirmek" , "beyinlerini güçlendirmek" , bedenlerini desteklemek, bağışıklıklarına güç vermek, boylarını uzatmak, kemiklerini desteklemek gibi "hayır" denilmesi güç vaatlerle sunuluyor. Kısacası çocuk ve gençler sürekli olarak kalori bombardımanına ve yanlış beslenme tüyolarına maruz kalıyor. Uzmanlar, çocuk ve gençlerin çok yedikleri için değil, yanlış besinler tüketip yeteri kadar hareket etmedikleri için kilo aldıklarını, şişmanladıklarını belirtiyor. Onlara yemeleri için önerilen besinler arasında ne portakal, elma, kiraz, erik; ne de marul, domates, fasulye veya kabak var. Dayatılan besinler katma değeri yüksek, kalorisi sismiş, vitamin ve mineral fakiri hazır ürünler: Cipsler, browniler, kalorisi ikiye-üçe katlanmış çikolatalı bisküviler, kolalı içecekler...

    HAZIR KALORİ BOMBASI

    çocuk ve gençlerin beslenmesinde ev yemeklerinin hiçbir önemi kalmadı. Sabah kahvaltılarını çoğu kez servislerde veya okullarda yapıyorlar. Öğle yemekleri okul kantinlerinin fart-Ford yiyecekleri ve sekerli içecekleri ye da okul idaresinin dışarıdan sağladığı sağlıksız besinlerden oluşmak zorunda. Aksam üzeri açlık krizleriyle evine donen çocukları eskisi gibi evde bekleyen anneler, anneanneler de yok artık. ye buzdolabından donmuş bir yiyecek çıkarıp yemek, ye da pizza veya hamburger siparişi vermek zorundalar. Yani günümüzde çocuk yemeklerinin çoğu hazır yemek restoranlarından temin ediliyor.

    Sorun sadece anne babalardan da kaynaklanmıyor. Yeni hayat, çocukları ve gençleri de değiştirdi. Günümüz çocukları, gençleri, sokaklarda, parklarda koşup oynayarak değil televizyon, bilgisayar ye da DVD ile oyalanarak, Chat yaparak eğleniyor. artık onlar da yavaş yavaş bize benzemeye başladı, çoğu yerinden bile kımıldamıyor. Kısacası bir zamanlar eğlenmek için koşan çocuklar simdi eğlenmek için oturuyor ye da uzanıyor.

    HAREKETSİZ YAŞAM

    Güne akilli bir kahvaltı ile başlamayan, öğlen yemeğini doğru besinlerden oluşmuş mönülerden sağlayamayan, gün boyu gazoz, kola, bisküvi, Brown veya gofret, daha kötüsü cips, dondurma atıştıran, koşup oynayacağı zamanları bilgisayar, televizyon basında oynayarak geçiren bu yeni çocuk ve gençlerin şişmanlamaları kadar doğal bir şey olamaz. Yeteri kadar sebze ve meyve tüketmeyen, sekeri, nişastayı, yağlı ve unlu gıdaları beslenme planının ana unsurları haline getiren bu yeni hayatin beklenen bir sonucudur fazla kilolu ve şişman çocuklar.

    Kahvaltı yapan çocuklar kolay kolay şişmanlamaz

    Binlerce araştırma, düzenli kahvaltı yapan çocukların daha dikkatli olduklarını, karmasın problemleri daha kolay çözdüklerini, daha neşeli, keyifli ve barışık olduklarını, depresyon, hiperaktivite gibi sorunlara çok seyrek yakalandıklarını, daha seyrek hastalandıkları ve okula devam oranlarını yüksek tuttuklarını, her şeyden önemlisi matematik problemlerini çözmede, sosyal zekalarını geliştirmede daha basarili olduklarını ortaya koyuyor. Beyin, kan sekerinin neredeyse dörtte birini kullanan bir organdır. Sabah okula yeterli bir kan sekeri oranıyla başlayan vücutlar, hipoglisemim arkadaşlarına göre beyinlerine daha çok yakıt veriyor ve onların beyinleri en karmasın problemleri bile çözmede asla zorlanmıyor.

    Prof. Dr. Osman Müftüoğlu/Hürriyet


    Kalp Sağlığı

    Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bolum Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, fart-Ford turu beslenmenin önümüzdeki 20 yılın kalp hastalarını yetiştirdiğini belirtti.

    Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz'den çok fazla korner kalp hastaları geliyor, zeytinyağıyla beslenen Ege Bölgesi’nde bu oran çok daha az...

    Prof. Dr. Bingür Sönmez, "Nasıl sigaranın üzerine 'Sigara sağlığa zararlıdır' yazıyorsa, fart-Ford turu yiyeceklerin üzerine de "fart-Ford sağlığa zararlıdır" yazılması kanunla sağlanmalı" dedi.

    Prof. Dr. Sönmez, son yıllarda kalp kapak hastalıklarının, toplumun refah seviyesinin yükselmesinin ardından romatizmam kalp hastalıklarının kontrol altına alınmasıyla birlikte düşüş gösterdiğini ancak, korner kalp hastalıklarının ciddi oranda arttığını belirtti.

    korner kalp hastalığı yasinin oldukça düştüğünü anlatan Sönmez, "Gecen hafta 32 yasında enfarktüs geçirmiş birini ameliyat ettim. Burada ki en önemli sıkıntı, Türk toplumu olarak iyi huylu kolesterolden genetik olarak çok fakir toplumuz" dedi.

    Bunun yani sıra Türkiye’de ağır mutfak kültürü olduğuna dikkati çeken Sönmez, söyle konuştu:



    "Evet bir Akdeniz mutfağımız var ama, buğun Akdeniz mutfağına giderseniz orda da Gaziantep mutfağı var aslında. Bu nedenle içyağı yüksek olan bir mutfak sahibiyiz. Spor yapmayı hiç sevmiyoruz, sedan ter hayat yasıyoruz. ağır olan mutfağımızın yanın da bir de fart-Ford mutfağı ortaya çıktı. Bu da yeni yetişen çocukları çok ciddi şekilde olumsuz etkiliyor. buğun ABD'de ki bez çocukların aynılarını bizim okullarımızda da görebiliyoruz. İlköğretim okullarında fart-Ford büfeleri var, bunlar da önümüzdeki 20yilin kalp hastalarını yetiştiren yerler. Bence nasıl sigara üzerine "sigara sağlığa zararlıdır' yazıyorsa fart Fordlara da 'fart-Ford sağlığa zararlıdır' yazılması kanunla sağlanmalıdır. "

    fart-Ford turu yiyeceklerin yüzde 40-50 oranında içyağı ihtiva eden beslenme sekli olduğunu vurgulayan Sönmez, bu içyağının alışkanlık yaptığını ve yiyen herkese çok zararlı olduğunu ifade ederek, "Duşunun bir nesil yetişiyor ki, sadece fart-Ford yiyor. Bunlar buğun 10 yasında çocuklar, yarin 25-30 yaslarına geldiklerinde hepsi korner kalp hastası olarak önümüze gelecekler. Çünkü kolesterolleri o donemde çok yüksek olacak" dedi.

    EGE BÖLGESİNDE KALP HASTASI DAHA AZ
    İçyağından ve kırmızı etten zengin, geleceğin kalp hastalarını yetiştiren mutfağa sahip olunduğunu anımsatan Sönmez, sözlerini söyle tamamladı:

    "Güneydoğu Anadolu'dan çok ciddi sayıda korner kalp hastası geliyor. Ege Bölgesinden ise daha az hasta geliyor. Çünkü o bölgede halk daha çok zeytinyağıyla besleniyor. Zeytinyağının koruyucu özelliklerinden dolayı kalp hastalığı o bölgede daha az. Yine Karadeniz Bölgesinde de hiç zeytinyağı görmemiş köyler var, tamamen tereyağıyla besleniyorlar. Bu nedenle Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinden çok fazla korner kalp hastası geliyor."


    çocuk Sağlığı –Televizyon ve Bilgisayar Oyunları

    Çocuğu olanlar dikkat !

    Anne ve Baba adaylarına duyurulur ...



    Merhaba, Basımızdan gecen kotu bir olayı sizinle paylaşmak ve sizlerinde nedenleri hakkında dikkatli olmanız konusunda uyarmak istedim.12 Eylül sabahı 10 yasındaki oğlum yatağından kalktıktan 10 dakika sonra lavabonun önünde kriz geçirdi. Yerde vücudu kaskatı iken titremelerle birlikte, göz bebekleri kayboldu, nefes zorluğu, ağızda köpürmeler. Hemen acile kaldırıldı. Yapılan testlerden sonra konulan teşhis sara (epilepsi) idi. İlaç tedavisine başlandı. Daha soku üzerimizden atamadan 9 gün sonra 21 Eylül sabahı 07:00 de oğlum benim yanımda yatakta iken yine kriz geçirdi. İlk müdahaleyi yaptıktan sonra bu sefer Fakülteye gittik. Orada da yeniden tetkikler yapıldı. teşhis ayni idi. Bizdeki belirtilere göre 8-14 yasındaki çocuklarda görülebilen bir sara çeşidi imiş. Kullanılan ilaç 20-21 gün sonra beyne ulaştığı için, beyin henüz ilaçtan fayda
    görmeye başlamamış idi.

    Araştırmalarımıza göre ve bu konuda en iyisi olduğunu öğrendiğimiz Fakültedeki profesör’den ( Mehmet Okan) randevu almıştık. Dun yapılan görüşme ve muayeneden sonra hocanın bize (sizlere de) dikkat etmemiz gereken konular şunlar idi.

    Epilepsi'yi tetikleyen unsurlar 50 Hertz TV' ve Monitörlerdeki resim kaymalarını çocuk beyni daha kolay algılayıp, beyin, istem dişi bu atlamaları takip ettiği için yoruluyormuş. Yorulan beyin daha sonra bir boşalma isteğiyle vücuda nöbet geçirtiyormuş. Bu nedenle mümkünse 50 Hertz üzerindeki cihaz kullanımı. (Avrupa'da 60 Hertz altında TV uretilmesi yasaklanmış. )

    oğlum bu yaz hemen hemen her gün saatlerce playstation ve yanındaki Bile 50 hertz olan TV'de playstation ve bilgisayar'da oyun oynadı. Bir çok arkadaşımın çocuğu, yeğeni de ayni durumda olduğu için bu maili hazırlayarak uyarmak istedim.

    Tetiklemeyi yapan diğer bir unsur "kafein" yani Kola . Profesör çocukların beyni için kolanın çok zararlı olduğunu belirtti. Kafeinli içeceklerden özellikle kola ve enerji içeceklerinden çocukları uzak tutun dedi.

    Tetiklemeyi yapan bir diğer unsur da yanıp sonen ışıklar , yani disko ışıkları. Bu ışıkları evde karanlıkta veya Los ışıkta izlenilen TV veya bilgisayar oyunları oluşturuyor. TV' yi en az 3 metre ve aydınlık ortamda izlenmesini ve özellikle söyledi hoca. Bilgisayarı ise günde en fazla 20 dakika ile sınırladı.

    Son nöbetten sonra en az 2 yıl sürekli (kontrollü) ilaç kullanımı ile sorunun epeyce giderilebileceğini ve 14 yasından sonra %96 oranında bir daha nöbet geçirilmeyeceğini belirtti.

    Arş . Gör. Onur Girişgin Uludağ Üniversitesi


    Dikkat, haplarınızı kırmadan yutun!

    Eczacı ve doktorlar, ilaçların kolay yutulması için kırılıp ezilerek parçalara ayrılmasının çok riskli olduğu ve ölüme yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar. ..

    Sağlık uzmanları, tabletlerin ezilmesi halinde ilacın üzerindeki özel tabakanın bozulduğuna ve sonuçta çok riskli yan etkiler doğabileceğine dikkat çektiler. Ezilen ilacın yutulmasından sonra kana karışma suresinin kısaldığını belirten uzmanlar bazı ilaçların kana erken karışmasının istenmeyen sonuçlar yarattığını açıkladılar. İlacın doğru şekilde kullanılmasının çok önemli olduğunu vurgulayan İngiliz uzmanlar, doktorların ve hemşirelerin bu konuya özel dikkat göstermesi çağrısında bulundu.

    Beyin kanaması olabilir

    özellikle yaslıların tabletleri yutmada zorlandıklarını kaydeden uzmanlar, ilaç kullanımı konusunda yeni bir kılavuz hazırlandığını duyurdu. Ezilmeden alınmasına büyük özen gösterilmesi istenen ilaçların basında göğüs kanseri tedavisinde kullanılan "Tamoxifen" ile "Morfin" geliyor. Bu ilaçların yanlış kullanımı ölümcül olabiliyor. Anjin ve yüksek tansiyon ilacı "nifedipine" de yanlış alınırsa yan etkileri bazı vakalarda kalp krizi veya beyin kanaması ile felce dahi neden olabiliyor.

    (Milliyet)


    Greyfurt suyu hakkında bir vatandasın uyarısı


    Merhaba,

    Mutlaka aklınızda bilmeniz gereken bir olaydan bahsedeceğim. Bundan Yaklaşık 1.5 yıl önce esim çok ciddi bir bas dönmesi yasadı. Aylarca surdu. Bas dönmesi o kadar kotuyduk oturduğu yerden yere düşüyor. TV bile izleyemiyor, hiçbir şeyi okuyamıyor,

    Tek başına yürüyemiyordu. Hatta uyucusunda bile yataktan düşebiliyordu.

    Rüyasında bile basının donduğunu söyledi. Bu bas dönmeleri sonucunda da sürekli kusuyordu. Bir suru farklı doktor gezmemize rağmen çare bulamadılar.

    Tüm doktorlar klasik 1-2 bas dönmesi ilacı verdi o kadar. Ama hiçbiri çare olamadı.

    Sorun 2-3 ay sonra bas dönmesi gederek tekrar eski haline geldi. Sonra çok araştırdım. Neden böyle olmuştu ?. Sonra bunu bulmayı basardım arkadaşlar. (google sağolsun) Problem GREYFURT idi. Esim hasta olmadan 1 hafta önce çok ağır grip olmuş ve doktor bir suru ilaç yazmıştı yanında da Greyfurt suyu içmişti. C vitamini takviyesi diye. Grip geçtikten sonra da bu bas dönmeleri başlamıştı.

    GREYFURT içilen ilaçların karaciğerde parçalanıp atılmasını engelleyen dünya deki tek meyveymiş. Böylece greyfurt ile ilaç alıyorsanız ve ilaca 1 hafta boyunca devam ederseniz tüm ilaçlar sanki bir kere de yutulmuş gibi vücutta duruyormuş. Bu ilaçların türüne göre ölümler bile olabilmekteymiş. Biz Bas dönmesi ile kurtardık. Sizlere de bu uyarıyı yazmak istedim. Birkaç yerde bununla ilgili mesajlar görmeye başladım ama çoğu insan hala bilmiyor.

    Lütfen ilaç kullanırken GREYFURT yemeyiniz veya suyunu içmeyiniz.

    SAĞLICAKLA KALIN...






  2. #2
    sssensei çevrimdışı Üyelik tarihi: 10.02.2007 Son online zamanı: 09.12.2010

    Mesajları
    2611
    Konuları
    54
    Eklentileri
    14
    Kredisi
    763
    Harcanan
    0
    Kalan
    763
    sinan çok ii bilir kolanın nası kilo yaptığını


  3. #3
    yekruye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    yekruye çevrimdışı Üyelik tarihi: 09.05.2007 Son online zamanı: 28.04.2014

    Mesajları
    109
    Konuları
    5
    Eklentileri
    0
    Kredisi
    5
    Harcanan
    0
    Kalan
    5
    çok şaşırdım yaaaaa
    greyfurtu çok faydalı bilirdim ama ama
    Allah allah şaştım gerçekten bundan sonra herkesi uyaramalıyız çok önemli cidden greyfurt ile ilaç tüketilmemeliymiş


  4. #4
    yekruye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    yekruye çevrimdışı Üyelik tarihi: 09.05.2007 Son online zamanı: 28.04.2014

    Mesajları
    109
    Konuları
    5
    Eklentileri
    0
    Kredisi
    5
    Harcanan
    0
    Kalan
    5
    çok teşekkürler paylaşım için......


  5. #5
    Gülsel ŞEN çevrimdışı Üyelik tarihi: 10.04.2007 Son online zamanı: 04.09.2013

    Mesajları
    3314
    Konuları
    890
    Eklentileri
    172
    Kredisi
    8614
    Harcanan
    Onursal Üye
    Kalan
    Onursal Üye
    evet greyfurt tam bir tehlike teşekkürler fatih bilgilerin için


  6. #6
    engineer çevrimdışı Üyelik tarihi: 30.03.2007 Son online zamanı: 11.04.2008

    Mesajları
    1762
    Konuları
    581
    Eklentileri
    96
    Kredisi
    4814
    Harcanan
    0
    Kalan
    4814
    çok yararlı bilgiler, zararlı olduğunu bildiğimiz fakat sonucunun ne kadar ciddi olacağını kestiremediğimiz bir sürü olay bilgiler için sağol halkın biliçlendirilmesi lazım.


  7. #7
    sibelkural - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    sibelkural çevrimdışı Üyelik tarihi: 14.03.2007 Son online zamanı: 23.05.2013

    Mesajları
    1548
    Konuları
    161
    Eklentileri
    81
    Kredisi
    4092
    Harcanan
    Onursal Üye
    Kalan
    Onursal Üye
    teşekkürler fatih bilgilendirmen için..


  8. #8
    linguist çevrimdışı Üyelik tarihi: 05.04.2007 Son online zamanı: 03.08.2013

    Mesajları
    2062
    Konuları
    268
    Eklentileri
    0
    Kredisi
    5
    Harcanan
    0
    Kalan
    5
    Keşke bunlara harfiyen uyabilsek
    Bilgiler için teşekkür


  9. #9
    Şengül PARLAK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Şengül PARLAK çevrimdışı Üyelik tarihi: 22.02.2007 Son online zamanı: 30.01.2021

    Mesajları
    1234
    Konuları
    134
    Eklentileri
    42
    Kredisi
    2225
    Harcanan
    Onursal Üye
    Kalan
    Onursal Üye
    Fatih çok sağol greyfurt konusu çok önemli bu bilgiyi yaymaya hemen başlamalı
    Tekrar teşekkür


Advertising

Advertising

Benzer Konular

  1. Sağlığımızı tehdit ediyor! Kanunen yasak
    Beslenme forum içinde, yazan OzanA
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 26.12.2017, 14:19
  2. Açıkta Satılan Ürünler Sağlığımızı Tehdit Ediyor
    Gıda Güvenliği forum içinde, yazan Sinan COSKUN
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 17.03.2014, 09:26
  3. Gıda güvenliğini tehdit eden kimyasallar
    Gıda Güvenliği forum içinde, yazan Çiğdem Coşkun
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 12.08.2011, 11:48
  4. Erkek neslini tehdit eden gıda!
    Genel forum içinde, yazan ewin3
    Yorum: 9
    Son Mesaj: 16.06.2009, 14:48
  5. Gıda hazırlanırken dikkat edilmesi gereken unsurlar
    Hazır Yemekcilik - Catering forum içinde, yazan boran07
    Yorum: 2
    Son Mesaj: 12.02.2008, 17:29

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  


HAKKIMIZDA

    GIDA GÜNDEMİ 2007 YILINDA FORUMFOOD.NET İSMİ İLE YOLA ÇIKMIŞ, BUGÜN 150 000 İN ÜZERİNDE ZİYARETÇİ SAYISI İLE SEKTÖRE HİZMET ETMEKTEDİR.

TAKİP EDİN

Twitter Facebook youtube Flickr RSS Feed