Sayfa 1/4 123 ... SonSon
36 sonuçtan 1 ile 10 arası
  1. #1
    KURUCU Sinan COSKUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06 Feb 07
    Yaş
    38

    Mesajları
    2238
    Konuları
    195
    Eklentileri
    51
    Kredisi
    2742
    Harcanan
    0
    Kalan
    2742

    Standart Süzme Poşet Çaylar

    Yeni bir hafta ve yeni bir konu. Yanlız haftanın konusuna pek katılım olmuyor. Umarım geçiş dönemidir ve gün geçtikçe katılımlar artar.

    Haftanın Konusu : Süzme Poşet Çaylar

    Diğer bir tabirle sallama çay olarak bilinen tek kullanımlık çaylar hakkında bilgi paylaşımında ve tartışmasında bulunmanızı isteyeceğim. Bu konuda sadece siyah çay olarak değil adacayı, yeşilçay, ıhlamur, kuşburnu vs. tüm çayları baz alarak paylaşımda bulunun.
    Tekrarlayacak olursak.. hammadde, üretim aşamaları, paketleme, ürün pazarı, üretimdeki sorunlar... gibi tüm işlem kısımlarını paylaşınız. Umarım güzel bir haftanın konusu olur. Kolay gelsin...


    •    Alt 06-02-2007'den beri

      Advertising

      advertising
      Mesajları
      1
      Konuları
      0
      Eklentileri
      0

        
       

  2. #2
    Prof. Dr.
    Üyelik tarihi
    10 Apr 07

    Mesajları
    3367
    Konuları
    892
    Eklentileri
    172
    Kredisi
    8614
    Harcanan
    0
    Kalan
    8614

    Standart Cvp: Süzme Poşet Çaylar

    İZMİRPoşet çay
    Yeni Para / 10- 16 Ekim 2004 Sayı: 1
    Poşet çayın önü açık..Çay Türkiye için son derece önemli bir ürün. Bir yanı ile göz ardı edilemeyecek önemde bir ekonomik değer. Ekeni, toplayanı, taşıyanı, pişireni, satanı derken yüz binlerce kişiyi ilgilendiren bir ekonomik faaliyet. İlgilisi için son derece ciddi bir pazar. Diğer yanı ile toplumun sosyal örgüsünün yapı taşlarından biri. Çayın sosyal bir gücü var. Farklı damak zevklerinin savunucularından oluşturduğu taraftar gruplarından; tanışmaya, sohbeti açmaya can simidi olan “Bir çay içer miydiniz?” sorusuna kadar çok yönlü bir sosyal etki.

    Bir süredir alttan alta bir hareket, bir çekişme var çay aleminde. Hem ekonomik hem sosyal kanatta. Aslında ekonomik kanattaki gelişmelerin geleceğini, sosyal kanattaki ekiplerin dayanma gücü belirleyecek. Poşet çaydan bahsediyoruz. Poşet çay geldi, kavga çıktı.. Çünkü mama büyük..!

    Önce biraz başa dönelim. Yaygın çay üretimine geçildiği 1940 yıllardan itibaren 40 yıl boyunca yuvarlanıp gidiyorduk aslında. Bir Çaykur'umuz vardı. Önümüze koyduğu ve “Çay budur..!” dediği şeye biz de “çay” diyorduk. Sonra Devr-i Özal geldi ve 1984 de özel sektöre “Hadi buyurun bakalım.. “ denildi. Özel sektörün çayın tarla ile paketleme fabrikası arasındaki ticari zincirde bulunan dengelere olumlu ve olumsuz etkileri ayrı bir konu. Ama bir başka gelişme oldu. Çay piyasasında yabancı firmalar görünmeye başladı. Önce Unilever, aynı gruba ait Lipton firmasının çayını Türk piyasasında denedi. Başlangıçta dökme çay formuyla girildi piyasaya. Her ne kadar tüketicinin bir bölümü muhtelif (!) yollarla Tahtakale'ye gelen Seylan çayını, Çaykur çayına katık etmeye başlamıştı bir süredir ama Türk damak zevki ilk kez geniş çapta farklı bir alternatif ile karşılaşıyordu.

    Ne var ki, bir çay firmasının pazarlama müdürünün dediği gibi “40 yıldır devlet gücü ile yerleştirilen damak zevkini”, muhafazakar bir ülkede değiştirmeye kalkmak kolay iş değildi. Lipton ve diğer bazı bağımsız ithalatçılar bunu çok çabuk farkettiler. Türkiye'de en çok tüketilen içeceklerin başında geliyordu çay ama kendi bildiğimiz 40 yılın Çaykur tadıyla. Gerçi ara sıra paketin içinden ağaç dalı filan da çıktığı şeklinde şikayetler oluyordu.. Olsun, o da kavak ağacının değil, çay ağacının dalıydı sonuçta.! Tabi bu arada çay sektörü rekabete açılınca Çaykur da ister istemez kendine çeki düzen verme ihtiyacını hissetti.

    İthal çayın Türkiye'de pazar bulma mücadelesinde sıkıntılardan biri de damak zevkindeki bölgesel farklılıklardı. Örneğin Ege'de daha açık çay içilirken, Doğu Karadenizde çayın rengi iyice koyulaşıyordu. Doğu Anadolu'da yerli çay ile kaçak çayın harmanlanmasından elde edilen lezzet tercih ediliyordu..

    Unilever 1986 da bir hamle yaptı ve pazara poşet çayı soktu. Poşet çay demleme çayın karşısında yalnızca bir alternatif değil, aynı zamanda farklı bir sosyal kültürün de temsilcisi. Demli çay'ın temsil ettiği kahvehane ya da kısaca “kahve” kültürünün karşısına, poşet çayın temsil ettiği “kafe” kültürü konmuştu. “Kahve” ye karşı “kafe”...!

    Merak için deneyenler kenara çekildikten sonra, işi, eğitimi, konumu gereği dış kültürlerle teması olan belli bir kesimde zemin buldu poşet çay. Ülke ölçeğine göre henüz çok minik olan pazarını yavaş yavaş büyültmeye koyuldu. Lipton 1989'da yerli üretime geçti. O arada bağımsız ithalatçılar da tek tük deneme partileri getiriyorlardı. 1990'dan sonra azgınlaşan enflasyonun, ard arda yapılan devalüasyonların, ulaşılmaz hale getirdiği ithal malları pazarında poşet çay da yeterince gelişme ortamı bulamadı. 2000'e gelindiğinde dünyada meyve ve bitki çayları trendi yükseliyordu. Ele gelir bir poşet pazarı oluşmuştu. 2001 de Doğuş çay da poşet çay üretimine girdi ve tabii Çaykur da pazarda yerini aldı.

    Günümüzde toplam çay pazarının % 3'ü ile % 5'i arasında bir orana ulaştı poşet çay tüketimi. Kuşkusuz baştan beri sözünü ettiğimiz siyah çay ve bardak poşet...

    2001'den itibaren poşet çay pazarında paylaşım kavgalarının ilk belirtileri de görülmeye başlamıştı. İlk kıvılcım 2001'de poşet çayın zımbası üzerine çıktı. Yeni ithal markalardan Twinings, Lipton'u poşet çayların kağıdını kapatmak için lazer teknolojisi yerine, zımba kullanmakla eleştiriyordu. Bu uygulamanın hijyen kurallarına uymadığını savunuyordu. Lipton ise bu durumun hijyenik açıdan bir sorun çıkarmadığını ve dünyada uygulana gelmekte olduğunu savunuyordu. Sonunda her iki sitemin de kullanılabileceği anlaşıldı.

    Poşet öncelikle pratik olması nedeniyle zamanı kısıtlı olan kesim için son derece yararlı, hatta kimi zaman zorunlu bir tercih. Buna fast-food yemeğin içilen versiyonu olarak da bakabilirsiniz. Demleme çayın çok sağlam bir zeminde oturmasına karşın, poşet çayın da ülkede giderek yaygınlaşacağı ve genel tüketim içinde belli bir paya ulaşacağı anlaşılıyor. Kentleşme oranındaki artış, çalışan kadın nüfusunun artması ve perakende sektöründeki gelişmeler, bunun sosyal alt yapısını oluşturuyor. Diğer yandan çay firmalarının da, poşet çay pazarının payını artırma yönünde ciddi çabaları ve baskısı var. Bu baskının son derece makul (!) bir de nedeni var. Çünkü poşet çay çok daha karlı...!

    Perakende fiyatları ile bir karşılaştırma yapıldığında şöyle bir manzara ortaya çıkıyor. Bir kilogramlık ambalajda satılan Lipton dökme çay'ın fiyatı 8.5 milyon lira. Oysa 25 adetlik ambalajda piyasaya sunulan Lipton poşet çayın kilogram fiyatı 65 milyon liraya geliyor. Bu fiyat 100'lük ambalajda 55 milyon lira dolayında. Dökme , poşet çay arasındaki kilogram-fiyat oranı, Doğuş Çay'da 7.5 milyon TL - 46 milyon TL, Çaykur'da 8 milyon TL – 29 milyon TL ve Migros siyah harman'da 5.5 milyon TL – 26 milyon TL. Sir Winston Tea poşet çayın kilosu 79 milyon liraya geliyor. Haks A.Ş: nin ithal ettiği poşet çayın kilosu 1se 93 milyon lira.

    Kuşkusuz poşet çayın üretiminde, dökme çayda olmayan masraf kalemleri var. Poşetin kendisi, zımbası, ipi makine amortismanı gibi. Ancak kilogram fiyatları arasında 6 kat fark var. Bu orana dikkat çekildiğinde hemen poşet çay üretiminde ithal çay kullanıldığı hatırlatılıyor. . Lipton Çay Pazarlama Müdürü Serkan Tahir'e, bu konuyu soruyoruz ve ithal çay oranının dökme çay içinde % 20, poşet çay içinde ise % 80 olduğunu öğreniyoruz. Açaba İthal çayın maliyeti nedir? Bu konuda yaptığımız soruşturmada farklı rakamlara ulaşıyoruz. Acaba en güvenilir rakam hangisi? Bu sorunun cevabını ÇAYSİAD derneği başkanı, Selen çayları'nın sahibi Ayhan Ruşen'in yaptığı bir açıklamada buluyoruz. “...ithal çayın kilosu geliyor 5 dolara..” Hangi tarafından bakarsanız, nasıl hesaplarsanız hesaplayın, günümüz fiyatlarıyla poşet çay son derece karlı bir alan.

    Pazarın durumuna gelince. AC Nielsen Araştırma, Perakende Ölçüm Hizmetleri Satış Pazarlama Müdürü Gökçe Tabak, 2003 yılı toplam çay tüketimin 69 milyon 500 bin ton olduğunu söylüyor. Bu rakam bakkal, market, süper marketlerden yapılan perakende satışları gösteriyor. Yani toptan satışlar yok. Gökçe Tabak, poşet çay tüketiminin de bu rakamın % 3'ü olduğunu söylüyor. Diğer yandan Serkan Tahir'den aldığımız toplam çay tüketiminin % 5'inin poşet çay olduğu bilgisini hatırlıyoruz. Bu bilgilerden hareketle Poşet çay tüketimin yarıdan fazlasının toptancı kanallarla tüketiciye ulaştığı sonucunu elde ederiz.

    İşte poşet çay piyasasındaki hareketin yönü de burada öne çıkmaktadır. Firmalar pazarı ciro bazında büyütmek için poşet çay pazarına asılmaktadırlar. Poşet çay pazarını büyütmek için yapılan çalışmalarda ise toptancı pazarı, daha hızlı gelişmeye aday bir pazar olarak görünmektedir. Yerleşme yolunda kalıcı adımlar atmakta olan poşet çay konsepti, küçük ölçekli firmalara da yarayacaktır. Çünkü perakende pazarında kalitenin önemli bir unsur olarak ortaya çıkmasına karşın, toptancı pazarının önemli bir bölümünde öncelik sıralamasında, fiyat faktörü kalitenin önüne geçmiştir. Toptancı pazarında yatılı okullar, hastaneler, fabrikalar, hava yolları, otobüs işletmeleri, önemli tüketim merkezleri olarak görünmektedir. Poşet çay üreticileri şu günlerde asıl askeri kuruluşlarda geniş çapta tüketime geçebilmenin hesaplarını yapmaktadırlar.

    Bersay İletişim Danışmanlığından alınan bilgiye göre yalnızca şehirler arası otobüslerde otobüs içi poşet çay tüketimi yılık 400 tona yaklaşmaktadır. Yatırım teşvik belgeleri incelendiğinde orta ölçekli firmaların yakın tarihte poşet çay makinesi için aldıkları yatırım teşviklerine de rastlanmaktadır.

    Şimdi bir de çay pazarındaki farklı pazar payı oranlarına göre, pazardaki olası ciroya bakalım. Ortalama 100 bin ton olarak ön görülen çay tüketiminde, poşet çay'ın payının günümüzde % 5 olduğu biliyoruz. Lipton, poşet çay pazarının % 60'ına sahip. Buradan hareketle yapılan bir hesaplamada, perakende fiyatlarla poşet çay pazarının günümüzde 275 trilyon lira dolayında olduğunu söyleyebiliriz. Tüketim arttıkça fiyatların gerileyeceği varsayımı, bu tür hesaplamalarda gözardı edilmemesi gereken bir değişken. Bu nedenle, poşet çay perakende kilogram fiyatını ortalama 40 milyon TL olarak sabitlersek, poşet çayın pazar payında her % 5'lik artış 200 trilyonluk pazar cirosuna karşılık gelecektir. Türkiye için poşet çay pazarının doyma oranının % 50 olabileceğini var saymak yanlış olmayacaktır. Bu durumda pazar cirosu perakende fiyatlarla 1 katrilyon TL'ye ulaşacaktır. Ekonomideki ümit verici gelişmelerinin sürmesi halinde, önümüzdeki dönemde poşet çay pazarında önemli gelişmeler beklenmektedir.

  3. #3
    Yrd. Doç. Dr.
    Üyelik tarihi
    30 Mar 07

    Mesajları
    1775
    Konuları
    582
    Eklentileri
    96
    Kredisi
    4814
    Harcanan
    0
    Kalan
    4814

    Standart Cvp: Süzme Poşet Çaylar

    Çaykur, 2008 yılında piyasayı yeşil çayla sallamak istiyor

    Türk çay pazarının yüzde 65'ini kontrol eden Çaykur, yeni yıla iddialı ve borçsuz giriyor. 2007'deki yaş çay alım bedellerinin tamamını ödeyen Çaykur, üç yıldır üretimini yaptığı yeşil çayları 2008'de poşetli olarak piyasaya sürecek.
    02 Ocak 2008 / 10:13Sade, elmalı, naneli, melisalı ve limonlu poşet yeşil çaylar satış noktalarında yerini alacak. Çaykur Genel Müdürü Ekrem Yüce, "Tüketici, yeşil çaya giderek alışıyor. Biz de bunu göz önünde bulundurarak poşet yeşil çaylar ürettik. Sade, elmalı, melisalı, limonlu ve naneli olarak ürettiğimiz poşet yeşil çaylarımızı, 2008 başından itibaren piyasaya sunacağız" dedi.

    Yüce, Rize'nin Hemşim İlçesi'nde 2007 yılı başında organik çay tarım alanına dönüşüm projesini başlattıklarını anımsatarak, bu çerçevede tamamen organik gübre kullandıklarını bildirdi. Projenin sonuçlarını iki yıl sonra alacaklarını anlatan Yüce, yakın bir zamanda organik çay fabrikasının temelini atacaklarını söyledi.

    Yüce, "2008, organik çay dönüşüm projesine ağırlık vereceğimiz bir yıl olacak. Bunun yanı sıra yurt dışına daha çok açılmayı planlıyoruz. Şu anda 22 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu ülkelerin sayısını ve miktarını artırmak istiyoruz" dedi.

    SABAH

  4. #4
    Ar. Gör. Uğur MARANGOZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Mar 07
    Yaş
    41

    Mesajları
    1330
    Konuları
    434
    Eklentileri
    83
    Kredisi
    4281
    Harcanan
    7
    Kalan
    4274

    Standart Cvp: Süzme Poşet Çaylar

    Çaylar için üretim iznine başvuru yaptığınızda, bitkilerin latince adlarının ve kullanılan kısımlarının yeraldığı bir listede istiyorlar. Birde bunların pozitif mi yoksa negatif mi oldukları da yazıyor tabloda. Pozitif olanlar için üretim izni veriliyor.
    Bende bazıları için üretim iznine başvuru yapmıştım. Onlar için hazırladığım listeyi paylaşmak istedim. Liste ekli dosyada.

    Şifre= "www.forumfood.net" (sadece link ""lar yok)

  5. #5
    Onursal Üye Didem SALİCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Nov 07
    Yaş
    32

    Mesajları
    845
    Konuları
    161
    Eklentileri
    37
    Kredisi
    1956
    Harcanan
    0
    Kalan
    1956

    Standart Cvp: Süzme Poşet Çaylar

    Metal zımbalı poset çayları içmeyin
    Poset çaylar çok pratik. Bu yüzden de kullanımı hızla artıyor. Ancak
    dünya zımba telli poset çayları terk etmesine ragmen (zımba yerine
    posete, ip dogal yapıstırıcı ya da dikis ile tutturuluyor) Türkiye’de hâlâ
    metal zımbalı poset çayları satılıyor. Bu insan saglıgı için çok tehlikeli. Çünkü metal zımbalı poset çay,
    sıcak suyun içine girdiginde ve uzun süre bekletildiginde, çay posetindeki metal çözünüme ugruyor. Bu
    da vücutta metal birikimine yol açıyor. Vücutta biriken agır metal iyonları karaciger, beyin, akcigerde
    çesitli sorunlara ve kansere neden oluyor.
    Özellikle limonlu çay içenler kesinlikle metal zımbalı poset çay kullanmamalı. Çünkü limon asit
    özelliginden dolayı metalle tepkimeye girip metalin çözülmesine ve vücuda daha fazla metal
    yüklenmesine neden oluyor. Poset çayları alırken ya da kullanırken dikkatli olmak gerekir.
    Dokundugunuzda naylon hissi veren metal zımbalı poset çayları almayın. Onun yerine lifli, dogal
    malzemeden yapılan, ipi dikisle ya da yapıstırılarak tutturulmus çayları tercih edin. Önce sekeri atın.
    Çünkü seker suyu sogutacak ve metalin çözülmesini engelleyecek. Su mümkün oldugunca ılık olmalı. Ve
    metal zımbalı poset çay su içerisinde en fazla iki dakika bekletilmeli. Aslında salt bitkiyi suda kaynatarak
    veya demleyerek hazırlamak en saglıklı yoldur.

  6. #6
    Lisans Üye kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30 May 07
    Yaş
    35

    Mesajları
    436
    Konuları
    180
    Eklentileri
    45
    Kredisi
    2265
    Harcanan
    0
    Kalan
    2265

    Standart Cvp: Süzme Poşet Çaylar

    Çay Bitkisi

    Latince adı, Camelia Sinensis olan çayın anavatanının Yukarı Brimanya olduğu kabul edilir. Buradan da kuzey doğuya ve güney batıya yabanıl olarak yayıldığı düşünülmektedir. Günümüze gelinceye kadar çayın başlıca çeşitleri olan Assam ve Çin çaylarından çok sayıda melez oluşturulmuştur. Bugün yaklaşık 1500 çeşit çay vardır.

    Çin çay bitkisinin almaşık dizilişli derimsi yaprakları, en çok 12 cm uzunluğunda, 2 cm genişliğindedir. Mızrak biçimindeki yaprakların kenarları dişli, kimi zaman hafif kavislidir. Assam çayının yaprağı ise ovaldir ve uca doğru incelir. Çin çayına göre daha sulu olan yapraklarının uzunluğu 15-25 cm’yi, genişliği 10 cm’yi bulabilir. Çin çayı 3-4 m uzayabilirken, Assam bitkisinin boyu 8-15-30 m’yi bulabilir ve budanmadığı zaman bir orman oluşturabilir. Fakat ürünün kolaylıkla toplanabilmesi için bu bitkilerin boylarının 2 m’yi geçmesine izin verilmez. Purning denilen bu işlem sayesinde yoğun bir bitki tabakası oluşur.


    Tarım alanının iklimi ve deniz seviyesinden uzaklığı, çayın kalitesini belirleyen önemli etkendir. Çin çeşidi, karakteristik yapısı nedeniyle daha çok ılımlı bölgelerde yetiştirilmeye uygundur. Assam çeşidi ise, sıcak bölgelerde de yetişir. Günümüzde Çin ve Assam bitkilerinden çok sayıda melez oluşmuştur. Böylece hem has hem de dayanıklı farklı türler elde edilir. Bunların en önemlisi çok dayanıklı bir ürün olan Assam melezidir. Bu çayın bir fidanı yılda yaklaşık 200 gr ürün verir.


    Çayın aromasının yoğunluğu, her şeyden önce tarım alanının denizden yüksekliğine bağlıdır. Çay bitkisi ne kadar yüksekte yetişirse, aroması o kadar iyi olur. Deniz seviyesinden 2400 m yükseklikte yetiştirilen Seylan Çayı, üretimindeki zorluğu ve yoğun aroması nedeniyle, son derece değerlidir.


    Çayın tadını ve kalitesini belirleyen başka bir özellik de, hasat sırasında en üstte bulunan iki yaprakla çay filizinin elle koparılmasıdır. İklim ve toprak gibi sürgün adı verilen çay hasatları da çayın tadının farklılaşmasında etkendir.


    Çay yaprağında yaklaşık %12 oranında tabaklama maddeleri ve %4 oranında kafein vardır. Çay tadını ve uyarıcı etkisini bir alkoloid olan kafeine borçludur. Çay bitkisinin yaprak uçları ve üstteki yaprakları daha çok kafein içerir.

    Poşet Çay Makinası

  7. #7
    Onursal Üye Didem SALİCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Nov 07
    Yaş
    32

    Mesajları
    845
    Konuları
    161
    Eklentileri
    37
    Kredisi
    1956
    Harcanan
    0
    Kalan
    1956

    Standart Cvp: Süzme Poşet Çaylar

    ÇAY ÜRETİMİ

    Çay üretimi bir çok aşamayı içerir:

    • Kurutma

    • Yuvarlama

    • Oksidasyon (‘fermantasyon')

    • Kurutma

    • Paketleme

    İşlemin nispeten kolay olmasına rağmen, her bir aşamanın istenilen lezzet ve tadı elde etmek için dikkatli bir şekilde kontrol edilmesi gerekmektedir.

    Kurutma
    Kurutma işleminin amacı çay yaprağının nemini %70'e kadar indirmektir (bu değer bölgeden bölgeye değişir).

    Çay teknelerde tel ağ üzerine serilir. Hava çayların arasından geçirilir ve uniform bir yol ile çaydaki nemi uzaklaştırır.

    Bu işlem 12 ila 17 saat arasında sürer. Bu süre sonunda yaprak yumuşak ve esnek olur ve böylece iyi bir şekilde yuvarlanabilir.





    Yuvarlama
    Çay, yatay olarak yuvarlama masasında dönen yuvarlama makinesine yerleştirilir. Bu hareket çay yapraklarını kıvrılmış tel gibi gösterir. Bu işlem esnasında yaprakların üçüncü işlem olan kırılması başlanır.


    Geleneksel ve narin yuvarlama işlemi yerine, daha iyi bir siyah çay üretimi için diğer iki yöntem kullanılır: fanlama ve toz derecelendirmesi. Bu tür çaylar genellikle poşet çaylar için kullanılır .

    CTC üretim metodu :

    CTC ezmek, yırtmak ve bükmek içindir. Genellikle solmuş yapraklar bir makine yardımı ile uniform ebatlara kesilir. Daha sonra yapraklar CTC makinesine beslenir burada bunlar metal yuvarlayıcılarda tek basamakta kırılır, yırtılır ve bükülürler. Ekstrakte edilen hücre özsuyu toplanıp tekrar yapraklara ilave edilir. Ezilmiş yapraklar daha sonra okside edilir, kurutulur ve sınıflandırılırlar. CTC metodu genellikle Hindistan bölgesinde kullanılır.

    LTP metodu :

    Siyah çay üretimi için bir üçüncü yöntem de LTD methodudur, ismini icat edeninden almıştır, Lawrie Tea Processor. Bu metotta, solmuş yapraklar LTP makinesinde işlenmeden önce düzeltilir. Burada, yüksek hızda dönen bıçaklarla parçalara yırtılırlar. Bu olay olağan oksidasyon, kurutma ve sınıflandırma işlemleriyle takip edilir.




    Oksidasyon (fermantasyon)
    Bir defa yuvarlanma işlemi tamamlandığında, çay ya tekneler içine konulur ya da masa üzerine yayılır ve içerde enzimler vasıtasıyla çay yaprağı hava ile temasa geçer, okside olmaya başlar. Bu olay çayın tadını, rengini ve kuvvetini oluşturur.

    Bu işlem esnasında çay yaprağı yeşilden, açık kahverengine, daha sonra koyu kahverengine dönüşür ve bu olay yaklaşık 26 santigrat derecede gerçekleştirilir.

    Bu basamak, çayın son tadı için son derece kritiktir ve uzun süre tutulursa tadı bozulur.

    Oksidasyon yarım saat ile 2 saat arasında gerçekleşir.

    Bu işlem sabit olarak yıllardan beri termometre ile gözlenir. Daha sonra çay kurutma aşamasının son basamağına gelir.

    Uzun süreli oksidasyon daha koyu renkli çay oluşumuna neden olur. Yeşil çaylar okside edilmezler veya çok kısa bir süre okside edilirler. Güzel kokulu siyah çaylar (sorulara bakınız) kısmen okside edilirler, oysa siyah çaylar tamamen okside edilirler.

    Genellikle bu aşama fermantasyon olarak söz edilir. Fakat fermantasyon için mikroorganizmaların (bakteri, maya, küf, örneğin ekmek ve biradaki) kullanımı söz konusudur, ve çay fermantasyonu için uygun bir durum değildir. Çay fermantasyonu bir kimyasal oksidayon işlemdir.

    Kurutma
    Oksidasyonu durdurmak için, çay sıcak hava kurutucularından geçirilir. Bu olay, toplam nemi %3'ün altına indirir ve enzimleri durdurur. Oksidasyon bu işlem ile durdurulur ve kurutulmuş çay böylece paketlemeden önce sınıflandırma işlemine hazır hale gelir. Sınıflandırma için, dosyaya bakınız.

    Paketleme

    Çay normalde büyük ahşap kutulara koyulup, ihraç edilir. Çay ayrıca, daha küçük paketler, çay poşetleri, vb. paketlere konulabilir.

  8. #8
    Ön Lisans Üye
    Üyelik tarihi
    11 Sep 07

    Mesajları
    230
    Konuları
    181
    Eklentileri
    21
    Kredisi
    1124
    Harcanan
    1
    Kalan
    1123

    Standart Cvp: Süzme Poşet Çaylar

    Hazır kahve, kahve ekstraksiyon işlemi kullanılarak imal edilir. Kahve çekirdekleri kaynayan suda ekstrakte edilir. Kahve ekstraktı evapore edilir ve püskürtmeli kurutucu kullanılarak kurutulur. Filtreden geçirilen kahve pudrası, buharla çözünür ve işlemin sonucunda yeniden sıvı kahve ekstraktı elde edilir. Çay yaprakları da , kahve çekirdeklerininkine benzer bir işlemden geçirilir; ekstraksiyon, konsantrasyon (evaporasyon) ve kurutma. İnstant çay üretiminin en zor bölümü aromayı korumaktır.
    Aşağıdaki linkten üretim şemasına ulaşabilirsiniz:

    http://www.speedyshare.com/727574544.html

  9. #9
    Yüksek Lisans Üye DİDO - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21 Mar 07

    Mesajları
    607
    Konuları
    138
    Eklentileri
    14
    Kredisi
    771
    Harcanan
    0
    Kalan
    771

    Standart Cvp: Süzme Poşet Çaylar

    çay poşetleme makinası



    Kolaylaştırılmış, Japon Tarzı El Yapımı Siyah Çay

    Siyah çay yapmak kolay bir işlemdir. Çayın bu tipi, kurutulmadan önce tam fermantasyona bırakılır. Siyah çay yapmak için en uygun Camellia sinensis varyeteleri taninlerce zengin olanlardır. Oksidasyon enzimlerinin çay yapraklarındaki kimyasal bileşenlerde yaptığı değişim kahverengi veya kırmızı renkte içecekle sonuçlanır. Benihikari, Benihomore ve Bohea gibi Assam hibridleri siyah çay yapmak için idealdir.

    Güneşli bir öğleden sonra, iki yaprak ve bir tomurcuğa sahip olan genç çay sürgünleri hasat edildi. ½-1 lb (= 1kg) taze çay sürgünü ile başlanılması planlanmıştır. 16 saat süreyle, gece boyunca 68–77 oF (20–25oC) arasındaki sıcaklıkta, nispeten kuru bir soldurma odasında bir telle bağlanıp asılan raf üzerindeki kalbur veya muslin kumaşın üstüne tek kat olarak sürgünler serildi. Sonraki işleme adımına geçmeden önce %70 civarındaki yaprak nemini belirlemek için çay tartılmıştır (taze yaprakların ağırlığından, solan yaprakların ağırlığı çıkarılır, sonuç taze yaprak ağırlığına bölünür ve yaprak nemi yüzdesini bulmak için 100 ile çarpılır).

    Muslin kumaş (Bezayağı* örgülü, yumuşak, ince ve seyrek dokunmuş pamuklu bir kumaştır) içinde bir yumak şeklinde toplanan sürgünler, en az 10 dakika süreyle elle kıvrılır (yoğrulur). Kumaş açılır ve çaylar ayrılır. Her seferinde 3-5 dakika süreyle hafifçe yoğrularak bu işlem 4 kez tekrarlanır. Bu işlem esnasında oda sıcaklığı, soldurmadakiyle aynı olmalıdır. Bir yıkama tahtası kullanmak, kıvırmaya yardımcı olur (isteğe bağlı olarak ; mevcut iki yaprağın boyutu büyükse, sürgünleri boyutlarının cinsine göre tasniflemeyi deneyebilirdiniz. Büyük sürgünler ikinci bir kez kıvrılır veya yoğrulur. Yığın ayrıldığında iki boyutta sınıflandırılarak fermente edilir).

    Sonra, her bir çay sürgünü diğerlerinden dikkatlice ayrılır.Yüksek rutubetli, 77–86 oF’lık (25–30oC) bir fermantasyon odasında 5 ve 6 yatay sürgün katı derinliğinde bir tepsiye yayılırlar. Kıvrılan çay yaklaşık 3 saat boyunca tek bir kat tülbentle örtülür. Bu aşamada çay, bir oksidasyon-fermantasyon işlemi geçirecek ve parlak kırmızımsı bir renge dönüşecektir. Aroma ve tat kalitesi için işlem takip edilir.Çay koyulaşmaya başladığı zaman, serpantin ısıtıcılı bir Çin bambu kurutucu veya konveksiyon fırın kullanılarak, 5 dakika süreyle 203 oF’da (95oC) ardından yaklaşık olarak 60 dakika süreyle 140 oF’da (60oC) kurutularak fermantasyon durdurulur.Yaprağın nem içeriği yaklaşık olarak %5’e kadar düşer. Kurutma ünitesini önceden hazır bulundurmak gereklidir.Soğuyan kuru çay hava geçirmeyen alüminyum paketlere veya depolama için diğer kaplara boşluk bırakılmaksızın doldurulur.




    Bir Mikrodalga Fırın ve Yuvarlak Tabanlı Metal Tava Kullanarak
    Yeşil Çayın Elle Üretimi


    En az okside olan çay, yeşil çayı üretmek için hasat edilen taze çayı genellikle güneşte soldurmamalısın ancak yapmayı planladığın çayın tipine bağlı olarak çayı, diffüze (bir filtreden süzülen) güneş ışığında bırakabilir veya ev içinde hafifçe soldurmaya bırakabilirsin. Hasattan hemen sonra, çoğunlukla ısı ile oksidasyon enzimlerinin (polifenoloksidaz, peroksidaz vb.) inaktivasyonundan dolayı yapraklar koyulaşır ve yeşil çayda ki rengi alır. İnaktivasyon, yeşil renge neden olan çay dokusundaki klorofillerin, enzimlerle parçalanmasını önler. Yeşil çay kadar, oolong ve siyah çayda da iyi aroma gelişimi için (yüksek aminoasit içeriği için) sürgün büyümesi süresince amonyum başta olmak üzere topraktaki azotu yeterli düzeyde sürdürmek çok önemlidir.

    Güneşli bir sabah, iki yaprak ve bir tomurcuğa sahip olan genç çay sürgünleri hasat edildi. ½-1 lb’lik(= 1kg ) taze çay sürgünü ile başlanılması planlandı. Otoklav etkisini oluşturmak için plastik kutuya konulan çay sürgünleri için yaklaşık olarak 2 dakika süreyle, 5. düzeyde mikrodalga enerji kullanıldı (veya orta seviyeye ayarlama; güç düzeyi 10’a ayarlı olan 1300 watt invert bir mikrodalga fırın kullanılır). Plastik kutu içinde mikrodalga enerji uygulanan çay sıcak olacağı için dikkatli olunmalıdır. Çay soğuyunca alınır, sürgünler ayrılır ve yaklaşık 3 dakika süreyle bir muslin kumaş üzerine yayılır. Çay, soğuyan ıspanak gibi görünecektir. Bu aşamada yapraklar soğurken ve yüzey nemi uşaklaşmış olur.

    Gevşek bir yumak şeklinde muslin kumaş içerisine toplanan çay, hafifi basınçla 1 veya 2 dakika süreyle kıvrılır. Yaprak ve sap kısımlarından ekstrakt sızmaya başlayana kadar (çay likörü) kıvrılır.Bu işlemde, doku öz suları yavaşça ekstrakte olurken yığının nem içeriği de eşitlenir. Yumuşayan sürgünler yapışkan bir kıvam alır. Yumaktaki kırılan parçalar dikkatle diğer çay sürgün lerinden ayrılır. Bu, tavada kavurmadan önce her bir çay sürgününden üniform nem kaybını olanaklı kılar.


    Yaprakların yüzeyinde kuruma görülene kadar yaklaşık 1½ dakika süreyle yavaşça düşük ateş üzerindeki dibi yuvarlak bir tavada sürgünler silkelenerek kavrulur. Çay soğuması için bir muslin kumaş üzerine yayılır, sürgünler tekrar ayrılır. Muslin kumaştan bir yumak içerisine toplanan çay, yaprak ve saplardan öz su sızmasının başladığı noktaya kadar tekrar kıvrılır. Yumak içerisinde kırılan bölümler ve sürgünler ayrılır. Yapraklarda dehidratasyon görülene kadar 5–6 dakika süreyle silkelenerek tekrar kavrulur. Yaprakları kavurma işlemi süresince önemli olan zaman içinde yavaş yavaş dehidratasyondur. Bu zaman, başlangıçtaki taze çayın miktarına bağlı olarak değişebilir. İkinci bir kez sürgünler tekrar toplanır, kıvrılır, ayrılır ve kavrulur. Kıvırma işleminde basınç, avuç içi kulanı larak arttırılır. Daha sonra, her bir sürgün diğerinde yavaşça ayrılır. Sonuç olarak, çay yaprakları ve sapları azıcık gevrek bir yapı almış olmalıdır. Son kurutmada, saplar tam kuruyana kadar çok hafif ateş üzerindeki yuvarlak tabanlı tavaya çay düzgünce yayılır.Soğuyan kuru çay hava sızdırmayan alüminyum paketlere veya depolamak için diğer kutulara boşluk bırakmaksızın doldurulur.

  10. #10
    Ar. Gör. tuanabelit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Apr 08
    Yaş
    36

    Mesajları
    1194
    Konuları
    308
    Eklentileri
    23
    Kredisi
    1177
    Harcanan
    0
    Kalan
    1177

    Standart Cvp: Süzme Poşet Çaylar

    herkes genel açıklamaları yazmış bende bikaç yorum yapmak istedim poşet çayların zararlı oldukalrını duymuştum aslında en iyisi demleme diye düşünenlerdenim herşeyin doğalı makbuldur dicem ama gerçi oda doğal ama nede olsa poşey çay yani en azından o tabkadan geçen maddeler bulunuyodur sanırım yani en azından ben öle düşünüyorum: ekinezay çayının çok faydalı olduğunu biliyorum poşet çaylarından tek tercihimdir tıbbı aromatik dersinde görmüştük özellikle insanın bağışıklık sistemi üzüerinde çok büyük etkileri bulunmakta bunun yanında paptya çayı da faydalıdır rahatlatma yorgunluğu alma gibi özellikleri vardır lakin benim tadı hiç hoşuma gitmiyor
    ayrıca adaçayı faydalıdır ama özellikle erkeklerin fazla içmesi pek önerilmiyo östrojen hormonunun salgılanmasını uyardığı için pek fazla tavsiye edilmiyor diye biliyorum
    başka söyleyebileceğim varmı düşünüyorum aslında ama sanırım pek kalmadı, son bişey yemklerle birlikte çay içilmesinin çayda bulunan tanenin olumsuz etkisini ortaya çıkararak insan sağlığında olumsuz etki yarattığını duymuştum bilmiyorum doğrumudur ama hatırladığım kadarıyla öleydi sanırım
    ekliceklerim sanırım bu kadar bitki çaylarını şiddetle yavsiye ederim vazgeçilmezlerim arasındadır çünkü ben bir çay tiyakisiyim

Sayfa 1/4 123 ... SonSon

Advertising

Advertising

Benzer Konular

  1. Süzme Yogurt Üretiminde Elde Edilen Serumun Bazı Özellikleri
    Süt ve Süt Ürünleri forum içinde, yazan Didem SALİCİK
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 29-03-2008, 00:05
  2. süzme yoğurt üretimi
    Ürün ve Üretim Konusunda Destek forum içinde, yazan yelly
    Yorum: 1
    Son Mesaj: 28-03-2008, 23:54
  3. çaylar hakkında genel bilgiler
    Alkollü ve Alkolsüz İçecekler forum içinde, yazan ayşegül
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 12-03-2008, 16:47
  4. KÜRESEL ISINMA-POŞET KULLANIMI
    Genel Kültür forum içinde, yazan tubadaysal
    Yorum: 3
    Son Mesaj: 25-08-2007, 13:36

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  


HAKKIMIZDA

    GIDA GÜNDEMİ 2007 YILINDA FORUMFOOD.NET İSMİ İLE YOLA ÇIKMIŞ, BUGÜN 150 000 İN ÜZERİNDE ZİYARETÇİ SAYISI İLE SEKTÖRE HİZMET ETMEKTEDİR.

TAKİP EDİN

Twitter Facebook youtube Flickr RSS Feed