Bu tür ertelemelerin, tüketicilerin sağlık ve ekonomik güvenliğini tehdit ettiğini ve kurallara uyarak, doğru ürünü satışa sunanlarla tüketicilerin buluşmasına...

Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Gıda Komisyonu Başkanı Can Demir, piyasada "her derde deva" şeklinde pazarlanan ve tüketicilerin yoğun şikayetine neden olan gıda takviyesi ürünlerin etiketlenmesini sağlayacak Türk Gıda Kodeksi Takviye Edici Gıdalar Tebliğinde değişiklik yapılmasına dair tebliğin 29 Ocak'ta Resmi Gazete'de yayımlandığını hatırlatarak; tüketicilerin, büyük bölümü aldatıcı ilan ve reklamlarla pazarlanan ürünlerin etikette olması gereken zorunlu bilgilerin tamamını görmeleri için bir yıl daha bekleyeceklerini açıkladı.

Demir, vitamin, mineral, protein, karbonhidrat, lif, yağ asidi ve amino asit gibi besin ögeleriyle fizyolojik etkileri bulunan bitki ve hayvan kökenli maddelerin, beslenmeyi desteklemek amacıyla yanıltıcı bilgilerle pazarlanmaya devam edeceğini savunan Demir, Yönetmelikte etiketlerde bulunması gereken zorunlulukların olduğuna anlattı.

"Takviye edici gıdaların etiketi, sunumu ve reklamında bir hastalığı önleme, tedavi etme veya iyileştirme özelliğine sahip olduğunu bildiren veya böyle özelliklere atıfta bulunan ifadeler, besin ögelerinin yeterli ve dengeli beslenmeyle karşılanamayacağını belirten, ima eden veya vurgulayan ifadeler yer almaz. Beyan edilen ve üreticinin analizlerine dayanarak beyan ettiği sapma değerler, içerisinde olmak zorundadır. 4 yaşın altındaki bebek, küçük  çocuk ve çocuklar için takviye edici gıda üretilemez, piyasaya arz edilemez. Örnekleri, yürürlükte olan özel tebliğe bakarak çoğaltmak mümkündür" şeklinde konuşan Demir, halk sağlığına çok dikkat edilmediğini öne sürerek, tüketicilerin güvenliği açısından güncel mevzuatın insanların sağlıklı ve güvenilir gıda temin etmesine yönelik ve etkin olması gerektiğini vurguladı.

Söz konusu yönetmeliğin ertelenmesini tüketiciler olarak merak ettiklerini ifade eden Demir, bu tür ertelemelerin, tüketicilerin sağlık ve ekonomik güvenliğini tehdit ettiğini kurallara uyarak ve doğru ürünü satışa sunanlarla tüketicilerin buluşmasına dolaylı olarak engel olduğunu, ayrıca haksız rekabete yol açtığını da öne sürdü.